1944 yılında 146 (bir rivayete göre 417) Azeri kardeşimiz, karındaşımız vatanlarını işgal eden komünist Rus’ların mezaliminden kaçıp ana vatanlarına, Türkiye’ye sığınıyor.

Bunun üzerine işgal ve katliamları gerçekleştiren Stalin liderliğindeki Rus yönetimi Azerilerin iadesini talep ediyor. Dönemin CHP hükümeti ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü sığınmacıların teslim edilmesi eğilimi taşıyor.

Bunu öğrenen Azeri sığınmacı kardeşlerimiz Türk subaylarına 'Bizi burada kendi bayrağımız altında, kendi vatanımızda siz öldürün ama Moskof'a teslim etmeyin' diye yalvarıyor.

Türk subayları bunun üzerine dayanamayıp Ankara’ya telgraf çekerek Azeri’lerin Rus mezalimcilerinin eline teslim edilmemesini istiyor.

Ama nafile, İnönü kararını vermiştir. Stalin’e yamuk yapmayacaktır. Derhal Azeri’lerin teslim edilmesini emreder.

Emri okuyan subaylarımız gözlerine inanamıyor, emri defalarca teyit ettiriyor. Fakat İnönü’nün ve CHP hükümetinin tavrı nettir.

Çaresizlik dizboyu. Yapacak bir şey yok.

Azeri kardeşlerimiz bir trene bindirilerek Kars sınırına getiriliyor. Seyahat sırasında Azeriler bütün değerleri eşyalarını tren güzergâhı boyunca halka dağıtıyor.

Ve sınıra geliniyor, artık ayrılık vakti…

 Boraltan Köprüsü’nün girişinde askerlerimiz ve Azeri kardeşlerimiz vedalaşıyor.

Azeriler gözyaşları içerisinde ama vakur…  Ölüme yürüyorlar...

Köprü üzerinde yürürken söyledikleri şu sözler binlerce yıl yüreklerden silinmeyecek cinstendir: “Varsın ölen biz olalım, Yaşasın Türkiye”

Köprünün bir tarafında çaresiz Türk askeri, diğer tarafında ise kana susamış Rus askeri…

Nihayetinde köprü geçiliyor. Azeriler çaresizlik içerisinde Ruslara teslim oluyor.

Ve olan oluyor…

Hemen oracıkta, köprünün karşısındaki Türk askerlerinin çaresiz bakışları nezaretinde Azeriler kurşuna diziliyor.

Ve hepsi Boraltan Köprüsü’nün yanı başında can veriyor.

Rivayet odur ki; bu katliamı izleyen karakol komutanı durumu gururuna yediremeyip intihar ediyor.

Yılarca resmi tarih yazıcıları tarafından gizlenen bu olay tarihe Boraltan Katliamı olarak geçiyor.

******

Aynı CHP’nin bugünkü lideri Kılıçdaroğlu katıldığı bir televizyon programında “1,5 milyon Suriyelinin Türkiye’ye alınması ihanettir” diyor.

Kılıçdaroğlu, böyle deyince benim de aklıma İnönü’nün sebep olduğu Boraltan Katliamı geliyor.

1944’ten 2014’e CHP’de değişen bir şey yok.

Aynı tas aynı hamam…

Aynı fikir, aynı zikir…

Yazık. Çok yazık…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr