1970’li, 80’li yılları “gök mavi, yer bordo...” sloganlarını duyarak yaşayan şanslı insanlardanım. O yıllarda Trabzonspor, Türk futbol tarihinde bir ilke imza atarken, İstanbul’da üç kulüp arasında el değiştiren şampiyonluğu Anadolu’ya/Trabzon’a taşımıştı.

Bu, Türkiye’de bir futbol ihtilali idi... Başrollerde yönetici olarak Ali Osman Ulusoy, Rıfat Dedeoğlu, Suat Oyman, Salih Erdem, M. Şamil Ekinci, Ahmet Celal Ataman, M. Ali Yılmaz, Mazhar Afacan, Sadri Şener, Faruk Özak, Özkan Sümer, Atay Aktuğ ve diğer başkan arkadaşları vardı. Sahada ise, alın teri döküp yüz akı ile başarılara imza atan, “analarının ak sütü gibi helal şampiyonluklar”ı kazanan “Made in Trabzon” patentli, özbeöz “Bizum Uşak’lar...”
 

Sahada Şenol Güneş vardı... Arkadaşları Ali Kemal Denizci, Hüseyin Tok, Turgay Semerci, Kadir Özcan, Bekir Barçın, Serdar Bali, Necati Özçağlayan, Ali Yavuz, Necmi Perekli, Ahmet Ceylan, Faruk Özak, Hüsnü Özkara, Mustafa Gedik, Talat Soyak, İskender Günen, Engin Ünsal vardı. Bitmedi... Kaptan Cemil, Mehmet Cemil, Yaşar, Selahattin, İsmail, K. Şenol, B. Şenol, K. Hasan, B. Hasan vardı. “Altın Yıllar”a imza atan “Altın Kadro”nun “Altın Neferleri”ydi onlar... Ve onların başlarında “Anadolu Futbolunun Kurmay Başkanları Ahmet Suat Özyazıcı ve Özkan Sümer...”
 

1970’li yıllar... Trabzon’da futbolla yatıpkalkılan, her söze futbolla başlanılan, mutlulukların, heyecanların payda çoğunluğunu futbolun oluşturduğu dönemdi 1970’li yıllar.

Başta da yazdım; 70’li, 80’li yılları, o “Altın yıllar”ı yaşadım. Yalnız değil, çok arkadaşlarımla/ağabeylerimle birlikte yaşadım. Bunlar içinde şimdi rahmet dileklerimle ve sevgi/saygı ile andığım, değerli insan/ağabeyim Talat Kamiloğlu da vardı.

Cumhuriyetimizin kuruluşuna öğretmen olarak katkı veren, genç kuşakları/beyinleri aydınlatan -öğretmenim- Sadık Kayhan (Kamiloğlu)’nun Türk Milli Eğitimi’ne “hizmet eri” olarak verdiği oğlu Talat Kamiloğlu... “Futbolumuzun Güneşi” Şenol Güneş’in kayın pederi... Sezona umutlarla başlanılan ama sonunda beklentilerini bulamayan Bordo-Mavili dünyada en çok üzülenler içinde Talat Ağabey de olurdu... “-Hikmet, Trabzonspor’u bir kez daha şampiyon görmek ne kadar istiyorum, bir bilsen...” diyordu. Sahada Trabzonspor’un başarısızlığını görenlerin/yaşayanların; futbolculara ve Şenol Güneş’e yönelik aşağılayıcı sözlerini duymak istemez, kulaklarını elleriyle/tıkadığı kapattığı anlar olurdu. Çok hoşgörülüydü... Devlete uzun yıllar hizmet vermiş olmasının kendisine kazandırdığı ciddiyeti, tevazusuyla/hoşgörüsüyle bütünleştirmişti. Sporda kötü tezahürat için, “Spor alanlarında küfür edenlerin yeri olmamalı...” diyordu.

Talat Ağabey!.. Damadınız, “Türkiye’nin Futbol Güneş’i” Şenol Güneş, ciddiyeti, spor terbiyesi ve centilmenliğiyle Beşiktaş’ı şampiyonluğa taşıdı... Bilmeni istedim. Sevgiler...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.