Haziran ayında yapılacak olan genel seçimlere az kaldı. 2015 yılına girmemiz ile beraber siyaset kulisleri de hareketlenmeye başladı.

Her parti için ayrı tarihi öneme sahip bir seçim bizleri bekliyor.

Mevcut siyasal tabloyu ve genel seçimlere ilişkin muhtemel senaryoları kamuoyu araştırmaları çerçevesinde şöyle tahlil edebiliriz:

AK PARTİ:

AK Parti ilk kez Erdoğan’sız bir seçime girecek. Tayyip Erdoğan sonrası AK Parti’nin durumu çok merak ediliyordu. Yerine kim gelirse gelsin Erdoğan’ın boşalttığı koltuğu dolduramaz deniyordu. Fakat Ahmet Davutoğlu, başbakan olduğu günden beri yaptıklarıyla beğeni topluyor. Değişim ve dönüşüme vermiş olduğu önem, yapısal sorunların çözülmesine ilişkin ortaya koymuş olduğu irade ziyadesiyle güven verdi. Davutoğlu’nun çalışkanlığı, samimiyeti ve sadakati milletin gelecek adına umutlarını artırdı. Yapılan kamuoyu çalışmaları da bu durumu kanıtlar nitelikte sonuçlar veriyor. AK Parti’nin oyu mevcut durumda rekor seviyelerde gözüküyor. Kaldı ki durumun her seçimde olduğu gibi seçim sathı maline girildiğinde AK Parti lehine biraz daha değişebileceğini de hesaba katarsak AK Parti’nin 2015 seçimlerine ilişkin bir sıkıntı yaşamayacağı sonucuna kolaylıkla ulaşırız.

CHP:

2015 genel seçimleri CHP açısından tarihi nitelikte. Zira bu seçim CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu için ‘tamam ya da devam’ niteliğinde. Girmiş olduğu 4 seçimde beklenilen başarıyı yakalayamamış olan Kılıçdaroğlu’nun bu seçimlerde de başarılı olamaması genel başkanlık günlerinin sona ermesi demek olacaktır. Hal böyle iken Kılıçdaroğlu ve ekibinin CHP’yi başarısızlığa mahkum eden siyaset tarzını sürdürüyor olması 2015 seçimlerinin CHP adına öncekilerden bir farkı olmayacağı anlamına geliyor. Zira kamuoyu araştırmaları da bu durumu destekliyor. Mevcut şartlarda CHP, AK Parti’nin yaklaşık 25 puan gerisinde gözüküyor. Şayet seçim sonuçları tahmin edilen gibi olursa Kemal Kılıçdaroğlu’nu siyasetsiz günler bekliyor demektir.

MHP:

Önümüzdeki seçimler MHP adına da çok önemli. Zira MHP’nin hapsolduğu puan aralığından çıkıp 20 bandını yakalayıp yakalayamayacağı merak konusu.  Mevcut tablo bunun zor olduğunu gösteriyor. Zira Bahçeli ve ekibinin negatif siyaset dilini sürdürüyorlar. Yapılan kamuoyu araştırmaları MHP’nin bu tarzı değiştirmediği sürece kabuğunu kırmasının zor olduğunu gösteriyor. Fakat MHP önümüzdeki seçimlerde ana muhalefet partisi CHP’ye göre daha avantajlı gözüküyor. CHP’de yaşanan ulusalcı krizi MHP’nin oy oranını artırmasına katkı sağlayabilir. CHP’nin bu paralelde kaybedeceği oyların çok önemli bir kısmı MHP’ye kayabilir. Öte yandan çözüm sürecin bağlamında oluşabilecek bir kriz ortamı MHP’nin oylarını ciddi biçimde artırmasını sağlayabilir. Ama MHP, pozitif siyaset üretmek yerine kriz ve kaos fırsatçılığı kumarını oynarsa bunun bedelini çok ağır şekilde ödeyebilir.

HDP:

HDP’nin seçim performansı çok merak ediliyor. Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 10 civarında oy alması HDP’nin heyecan ve motivasyonunu artırdı. Parti yöneticileri seçime parti olarak girmeleri halinde yüzde 10 barajını aşabileceklerini iddia ediyorlar. HDP seçime parti olarak girip yüzde 10 barajını aşabilirse ciddi bir muhalefet partisi olur. Hatta ondan sonra daha yukarılarını hedeflemeleri durumunda CHP’nin karşılamakta yetersiz kaldığı ‘sol’ ihtiyacının başat karşılayıcısı dahi olabilirler. Bu onlar adına güzel bir hayal ama aynı zamanda büyük bir kumar. Seçimlere parti olarak katılıp barajı aşamamak da HDP adına kaldırılması mümkün olmayan bir hezimet olur. Bu yüzden HDP’nin seçime bağımsız adaylarla girme ihtimali hala en muhtemel ihtimal. Ama şekli ne olursa olsun çözüm sürecine ilişkin yapıcı tavrı ortaya koyduğu taktirde HDP’nin yüzde 8 oranını aşabileceğini kamuoyu araştırmaları bize gösteriyor. Yüzde 10 ise çözüme olan inanç ve katkıları ile Türkiye partisi olma adına ortaya koyacakları samimi iradeye bağlı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.