Atiker Konyaspor karşısında alınan galibiyet taşların yerinden oynamaması açısından çok önemliydi.

Belki olmak ya da olmamak değildi ama üst üste alınan 3 yenilginin ardından bu maçın kaybedilmesi belki de gerek taraftar nezdinde gerekse icra makamlarınca kelle istemi söylemlerinin ortaya çıkmasına neden olabilirdi.

Kulübün ekonomik ve profesyonel yapısını süreklilik arz eden bir yapıya büründürmek için mücadele edem yönetimin önündeki en büyük engel saha sonuçlarıydı.

Realite olarak benimsenmesi elbette ki abesle iştigaldir ancak, eğer top 3 direğin arasından girip filelerle buluşuyorsa yönetim olarak iyi ya da kötü olduğunuzun bir önemi yoktur taraftar nezdinde.

Eğer sahada takımsal başarının istikrarı yoksa ve de başarısız bir istikrar söz konusu ise kulübü ne kadar iyi yönetirseniz yönetin bir anlamı yoktur.

Bu nedenle önemliydi Atiker Konyaspor maçı.

Bu sınavı son dakika golü ile de olsa başarı ile geçti Trabzonspor. Hem ikinci yarıdaki futbol hem de son dakikada gelen golle.

Trabzonspor kazanınca...
Trabzonspor yenilince şehrin kimyası dağılıyor.

Yüzler gülmüyor, insanlar kendi aralarında sohbet edemiyor, öfke patlaması yaşanıyor, hatta yemek bile yemiyor bu insanlar.

Ancak alınan bir galibiyetin etkilerini Atiker Konyaspor maçından sonra gördük.

İnsanların yüzü gülüyor, insanlar hoş sohbet ediyor, şehir gerçek kimliğine bürünüyor, nabız normal seviyesine iniyor, kısacası bu insanlar yoğun bakımdan çıkıp normal hayata dönüyor.

Trabzonspor bu insanların içindeki can, damarındaki kan, kalbindeki heyecandır.

Sistemin getirdikleri
Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal ligin ilk dört haftasında hep farklı sitemler üzerinde denemeler yaptı. 3-6-1, 3-5-2 gibi.

Hiçbiri tutmadı; hem sonuç hem de futbolun gereklerinin sahaya yansıtılması açısından.

Bu süreçte Trabzonspor’un kadro yapısı için en doğru sistemin 4-4-2 olduğunu söyledik. Bu sistemin Trabzonspor için en sağlıklı yapı olduğunu dile getirmeye çalıştık.

Belki bir teknik direktör değiliz, o futbolcular ile sürekli iç içe değiliz ancak ilk dört haftalık periyotta az buçuk da olsa edindiğimiz tecrübeler bunu bize söyledi.

Konyaspor karşısında bu sistemde sahaya çıkan kadrodaki isimler tabi ki tartışılabilir fakat oyun yapısında önemli bir trend artışı gördük. 4 haftada defans kurgusu, orta saha ve hücum hattındaki uyumsuzluğa futbolcuların üstündeki stres de eklenince alınan sonuçlar kaçınılmaz oldu.

4-4-2 sisteminin futbolcuların kendi yerlerini benimsemesine de katkı sağladığını düşünüyorum. Atiker Konyaspor müsabakasında özellikle ikinci yarıda ortaya koyulan futbol bu sistemin doğruluğunun kanıtıydı.

Ancak bunu söylerken de bir eksikliği vurgulamadan geçmek olamaz.

Gerek kanatlar gerekse de hücum organizasyonlarındaki eksiklikler hala sürüyor.

Forvet oyuncularını aktif hale getirecek bir oyun yapısını oluşturmalı Trabzonspor.

Kanatları ve orta sahanın ofansif yönünü daha verimli ve aktif kullanmalı.

Bu takım önce yenilmemeyi öğrenmeli
Trabzonspor yeni kurulan bir takım. Her ne kadar tarihi ve misyonu itibarı ile kabul edilmese de bu takım önce yenilmemeyi öğrenmelidir.

Başkan Muharrem Usta’nın da söylediği gibi yeni doğum sancıları çeken bir takımın bir anda ayağa kalkıp yürümesini beklemek hem hayalcilik kem de takıma kötülük olur.

Bu takım önce emeklemeyi öğrenecek, yani yenilmemeyi.

Taraftar da bunu bilerek desteğe devam etmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com