Trabzonspor ligde son 4 maçını kazandı ya, maşallah herkes matematik uzmanı oldu… Artık kalan 14 maçın da kazanılması üzerine yapılıyor tüm hesaplar!!! Şampiyonluk mu, ikincilik mi, üçüncülük mü ne ararsınız var!

Elbette 4 hafta öncesine kadar küme düşme adayı bir takımın üst üste 4 maçta kazandığı 12 puan küçümsenemez! 16 haftayı 18 puanla kapatan bir takımın, maç başına bir puanın milim üstünde ortalama tutturması ile 4 hafta sonra maç başına 1.5 puana yükselmesi küçük olay değildir!

Amma velakin sevgili dostlar, bu nasıl olmuştur, hiç kafa yoruyor musunuz? Yoksa “Bakın sabır dedik biz haklı çıktık. Yanal’ı eleştirenler nerede?” modunda iseniz fabrika ayarlarına dönseniz iyi edersiniz! Çünkü akıl var, izan var! 20 maçta 30 puan alındı ama 30 puan da yitirildi!!!

Sezon başında yapılan transferler fahiş yanlıştı. Bunu başkan da, yönetim de, Yanal da kabul ediyor! Gerçekler ortada… Yani Trabzonspor; camiasına, taraftarlarına, sevenlerine tam 16 ecel haftası yaşatmıştır. Bu süreçte 8 maçı yitirmiş, 3 maçı berabere tamamlamış ve sadece 5 maç kazanmıştır. Dünyanın parası da çöpe atılmıştır.

Ara transferde alınan oyuncular “uyum sürece saçmalığı”na yakalanmadan takıma intibak etmiş ve neredeyse bir takım olma olgusu ile 4 maç kazanılmıştır! Garantisi yoktur ama başarı için iyi kadro şarttır! Eğer Trabzonspor sezon başında böyle bir kadro kursaydı- yine garantisi yok - 16 haftalık süre içinde kaybettiği 8 maçın 3-4’ünü kazansa, Trabzon’da berabere kaldığı Çaykur Rizespor ile Akhisar maçlarından da birer yerine 3’er puan alsaydı şimdiki durumu ne olurdu acep?

Demek ki ortada büyük yanlışlar, hatalar var! Bu nedenle “şöyle oldu, böyle oldu” masallarını bırakıp, kaybolan 30 puanın muhasebesi yapılıp ders çıkarılmazsa, Trabzonspor çok daha büyük hatalar yapmaya devam eder!

Elbette futbolda her sonuç alınır. Ama siz, “50. yılda şampiyonluk” diyerek yeni bir takım kuruyorsanız ve de 16 maçta sadece 18 puan alabiliyorsanız biraz değil, çok düşünmeniz gerekir çoook!!! 4 maçta kazanılan 12 puanın aldatıcı olmadığını da bilemeyiz! Hayal kurmak güzel bir şeydir de, gerçeklerle yaşamak mantıklı olanıdır. Ve gerçekler biberli çorbaya benzer. Herkes ona tahammül edemez!

HAYATA TUTUNUŞ…
2015 yılı ve kasımın sonları… Kim bilir bu tarihte kimler doğmuş, kimler göç etmiş, kimler evlenmiş, kimler ayrılmış… Ve daha hangi olaylar yaşanmış… Hepsinin mutlaka bir hikayesi var…

Bu tarihte bir de Fazlı Kunt’un hikayesi var. Kim mi Fazlı Kunt? Amatör bir futbolcu, sırım gibi faal bir futbol hakemi… Daha doğrusu “idi!”… Çünkü bu tarihte birden dünyası karardı. Beyin kanaması geçirdi! Hemen herkes umudu kesti gibi… Bir tek ailesi ve babası pes etmediler! Babası mı? Bizim Şerif Kunt...  Trabzon’da amatör sporu izleyenlerin çok yakından tanıdığı, ülkemizde en uzun süre amatör futbol oynamış futbolculardan biri, Zaferspor Kulübü ve Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Genel Başkanı Şerif Kunt…

O günden beri oğlunu yalnız bırakmadı. Neredeyse tüm sosyal hayattan çekildi. Bir deri, bir kemik kalan, hiçbir ihtiyacını gideremeyen, gözleri bile görmeyen 31 yaşındaki oğlu Fazlı’ya öyle bir sarıldı ki, Fazlı da hayata tutundu!!! Hayatın sürprizleri bitmez elbet… Fazlı yoğun bakımda umutsuz bir şekilde yatarken bir de oğlu dünyaya geldi!

Evet, hikayeyi yerel basın çokça işledi. Uzun ama anlatılmasına herkes dayanamaz. 14 ay sonra, yani şimdi eski haline dönme uğraşı içinde büyük mesafe alan Fazlı ile babası Şerif Kunt’a birlikte bir yürüyüş esnasında rastlamak mümkün… Ve mucizevi şekilde ne kadar yol aldıklarını görmek de… Devam Fazlı, devam Şerif Hoca… Şimdiye kadar pes etmediniz, bundan sonra yolunuz açık olsun…

BENLİ PALAS OTEL’İN AĞAÇLARI!!!
Hani Yavuz Selim Bulvarı’nda ya da yaygın adı ile Tanjant Yolu’nda, San’at Evi’ne verilen sokağın hemen başındaki asırlık çam ağacı uslu uslu dururken, hiçbir sorunu yokken bir gün aniden kesilivermişti! Ağacın bir sorunu yoktu ama birilerinin vardı demek… Ne büyük tesadüf ki o sıralar tam o köşede bir bina dikildi! “Bir ilgisi yoktur canım!” diyorsanız eyvallah! Külahımı düşürmüşüm de!!!

Ağaç diyince Benli Palas Otel’in ağaçları geldi aklıma… Yok yok Benli Otel’in ağacı falan yok! Sadece Orhan Karakullukçu’nun belediye başkanlığı döneminde otele ait istimlak edilen miniminnacık bir alana dikilen ve şimdi kocaman olan ama her rüzgarda neredeyse devrilecek gibi duran ağaçlardan söz ediyorum!

Tarihi İskenderpaşa Camii’nin de hemen yan tarafındaki bu ağaçlar şahidim ki, tehlikeli duruma geldiler! Artık budanırlar mı, yoksa birilerinin üstüne devrilecek günleri mi beklenir bilmem! O alanda inşaat falan da “yassah…” ha!! Bilesiniz!

REZALET!
Trabzonspor
ligde yıllardır kesilip, doğranıyor, üzerinde adeta elbise yapılırcasına biçiliyordu! Hoş bu durum hala devam eriyor ama bir farkla… Artık hemen her takım hakemler tarafından yalan yanlış kararlarla ufalanıyor! Ve herkesin sesi artık daha gür çıkıyor! Yayıncı kuruluştan Şansal Büyüka bile pazar gecesi veryansın etti!!! ki hayra alamet mi anlayamadım! Acaba hakemler “video hakemliğe” geçiş için bilerek mi bu “hataları” yapıyorlar bilmiyorum. Ama artık hangi kategoride olursa olsun tüm liglerde, buna basketbol da dahil fahiş hatalar kabak tadı veriyor! Bu da tribünleri ateşliyor. Sanırım bu hafta sonu bazı hakemler dinlendirilir. Ayrıca tribünlerde de kanlı bıçaklı olaylar an meselesi… Aman ha… Şimdiden tedbir alınsın derim… Bursa, Konya, Galatasaray, Gümüşhane, Gaziantep statlarındaki olaylar es geçilmez! Bu arada Trabzonspor’un Osmanlıspor maçında net 2 penaltısının yine güme gittiğini da hatırlatalım.

“AVRUPA 5’TEN BÜYÜKTÜR!”
Hafızam beni yanıltabilir, kim olduğunu hatırlamıyorum biri “Dünya 5’ten büyüktür!” demişti ya, ben bunu değiştirdim ve “Avrupa Futbolu 5’ten büyüktür!” diyorum! Diyorum da bir sorun bakalım niye diyorum?

Efendim konu şu: Avrupa Futbolunun baronları ki İngiltere, İspanya, İtalya, Almanya ve Fransa’dan oluşuyorlar ve buna Avrupa’nın 5 büyükleri deniliyor! Bu ülkeler ayrı bir futbol ligi kurma fikrindeler! Yani sadece kendileri ve belki diğer ülkelerden figüran olarak birkaç takımı aralarına alıp NBA gibi bir lig yaratma çabasındalar. Veya öyle haberler salınıyor ortalığa… Basketbolda Turkısh Airlines Euroleague denemesi bu yıl yapılıyor. Bunun kapsamı biraz daha geniş… Sonuçta benzer bir lig gibi…

Benimki ütopik bir düşünce ama belki bizim TFF ön ayak olur da 5 ülkenin dışındakileri harekete geçirir!!! Ve 5 ülkeye karşı başkaldırırlar! 5 ülke ayrı bir lig kurar, diğer ülkeler ayrı lig!!! Bakalım Avrupa’nın tamamı olmadan 5 ülke futbolu ne hale gelir! Biliyorsunuz bu adı geçen 5 ülke hazırlık maçlarını da sadece kendi aralarında yapıyorlar. Öyle karar almışlar! Yani bir ön hazırlıkları var! Olmaz demeyin! Gücü elinde bulunduranlar hak, hukuk tanımazlar…

10 KEZ ARAMIŞSA YANLIŞTIR!
Trabzonspor Asbaşkanı Dr. Ahmet Çubukçu’nun, Osmanlıspor
yönetiminin Trabzonsporlu taraftarlar için koyduğu fahiş bilet fiyatını indirmesi için 10 kez Ahmet Gökçek’i aradığı yazıldı! Bir itiraz gelmediğine göre demek ki bu haber doğru! Çubukçu, Gökçek’i neden 10 kez aramış? Bilet fiyatlarını makul bir seviyeye indirmek için! Ama adam telefonu açmamış veya Çubukçu’ya dönmemiş! Saygı ile ilgili bir olay… Yalnız Çubukçu eğer bunu bir değil, iki değil tam 10 kez yapmışsa büyük yanlıştır. Osmanlıspor kim ki Trabzonspor asbaşkanı 10 kez arayacak da başkanı olacak o efendi telefona cevap vermeyecek? Sevgili Çubukçu bu konuda açıklama bekliyorum!

50’NCI YILDAYIZ!
1966’da kırmızı beyaz forma ile kurulmuş ve 2. Lig’de bir yıl oynamış bir Trabzonspor olsa da, bugünkü yani bordo mavili Trabzonspor 2 Ağustos 1967 tarihinde kurulmuştur! “50. yıl önümüzdeki sezon. Biz onun için şampiyonluk sözü verdik!” diyerek bizi salak yerine koymayın! Şu an 50’ncı yılın içindeyiz. 2 Ağustos 2017 tarihi itibarı ile 51’nci yıla gireceğiz!!! Kapiş!

BJK’YA VERİLEN CEZA KOMİK!
Beşiktaş
’a Fenerbahçe ile oynadığı kupa maçındaki olaylar nedeniyle verilen bir maç saha cezası komik ötesidir! Çünkü önümüzde örnekler var. Trabzonspor’a o davranışların çok daha azı karşısında 10 yıl önce tam 5 maç ceza verilmiş ve 1- 0 önde olduğu maç için hükmen yenik sayılmıştı! Kimin cezası az, kimin çoktan öte ben standart istiyorum. Yoksa BJK’nın cezası umurumda değil… Aynı suça farklı ceza uygulaması çifte standarttır!

TEKNİK ADAMA DA GEREK YOK!
Beşiktaş
yönetimi bir gazetenin haberine göre toplanmış ve son iki maçtaki yenilginin taktiksel olduğuna yani Şenol Güneş’in hatalı olduğuna karar vermiş!!! Vay anasını sayın seyirciler!!! Yönetime ve haber doğru ise tespite bak! Bir yönetim teknik direktörü bu şekilde suçlama cesaretini kendinde buluyorsa o yönetimin o teknik adamla çalışmaması gerekir! Çünkü, bunu tespit eden yönetimin teknik direktöre ihtiyacı yoktur! Bunu yazarken ne ilgisi var bilmiyorum ama aklıma bankadan kredi başvurusu yapan adamdan kimlik kartı yerine “bir yerlerinin” fotoğrafını istemişlerdi ya, işte o fıkra geldi. Sahi kimlik kartı yerine adamın “neresinin” fotoğrafını istemişlerdi. Madem hocanızın taktiksel olarak yanlış yaptığına karar veriyorsunuz, buyurun gereğini de yerine getirin!!! Tabii “bir yerleriniz” yiyorsa!!! Yoksa, oturun yerinize!!!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com