Bizim ahalimiz soruya soruyla cevap vermesini sever. Sokaktan geçen herhangi birini çevirip, “Avrupa Birliği’ne girdiğimizde neler olacak?” diye sorun, muhtemelen alacağınız cevap, “AB’ye gireceğiz de ne olacak” şeklinde olacaktır.

Ben de bir deneyeyim dedim. İki gün boyunca her karşılaştığım insana bu soruyu sordum. İlginç cevaplar aldım. Avrupa Birliği’ni futbol takımı zannedenler bile oldu. Hal böyle olunca, sorumlu bir gazeteci olarak, kısa bir potpori yapayım.

Kısaca tanımlarsak, Avrupa Birliği, 28 üye ülkeden oluşan, uluslararası bir örgüttür. Kuruluş amacı, üye ülkeleri siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan üst seviyelere çıkarmak ve halkın refah düzeyini yükseltmek… “Türkiye AB’ye girerse, hayatımızda ne gibi yenilikler gelir? diye sorarsanız eğer, onu da hemen söyleyeyim.

AB sınırları içindeki cep telefonu görüşmeleri yüzde 88 ucuzlayacak. Karayolu taşımacılığında 6 saat çalışana 30 saat zorunlu mola hakkı verilecek. Tüm çalışanlara, işe yeni başlayanlar dahil, en az 4 hafta yıllık izin hakkı tanınacak. Sivil havacılıkta çalışanlar yılda 2 bin saatten fazla uçamayacak.

Türkler, ikamet ettikleri AB ülkelerinde seçimlerde oy kullanacak ve AB kurumlarını şikâyet edebilecek. İş yerinde cinsiyete dayalı ayrımcılıkta ispat yükümlülüğü suçlanan tarafta olacak. Koca evlilik birliğinin reisidir anlayışı kalkacak. Evlilik içi-dışı çocuk ayrımı olmayacak, mağdurla evlenmek tecavüzcüyü cezadan kurtarmayacak. “Çocuğumdur severim de döverim de” anlayışı son bulacak.

15 yaşın altındaki çocukların çalışması yasak. Hafif işlerde çalışan çocuklar okul döneminde haftada en fazla 12 saat çalışacak. AB standartlarına uymayan çiftçiye destek verilmeyecek. Büyükbaş hayvanlar pasaportsuz AB’de dolaşamayacak. 20 gram ve 12 santimetre veya 80 gram ve 15 santimetrenin altında istavrit satılmayacak.

Motorlu taşıtlarda gürültü seviyesi 74 ile 80 desibel arasında sınırlandırılacak. Belediye hayvanları zehirleyemeyecek. Tavuk başına 750 santimetre karelik kümes alanı, 12 santimetre karelik yemlik bulunacak. Bir haftalık kuzuları 100 kilometreden uzağa taşımak yasak. Nakliyeciler, 65 kilometreyi aşan her yolculuk için özel izin alacak. Balıkçılar balığı içme suyu ile yıkayacak. Dana kıymadaki azami yağ oranı yüzde 20, yağsız kıymadaki oran ise yüzde 7 olacak. Mezbahalarda kullanılan bıçaklar en az 82 derece suyla yıkanacak.

Bunlar AB Genel Sekreterliği’nin hazırlamış olduğu kitapçıkta gözüme takılan detaylar… Daha niceleri var. Ayrıntılı bilgileri Avrupa Birliği Bakanlığı’nın resmi web sitesinden de öğrenebilirsiniz.

İKİ KONUDA, İKİ ÇİFT LAF!
Kaçmadan, iki konu hakkında iki çift laf edeyim.

BİR: Türkiye’yi sarsan Beratcan cinayeti, toplumun ne denli bir ahlak erozyonu yaşadığının somut bir göstergesidir. Bu ahlaki erozyonu önlemek adına, insan olan herkesin taşın altına elini koyması gerekir.

İKİ: Son günlerde artan cinsel istismar olayları, idam cezasından mahkûm bırakılan bir Ceza Kanunu’nun ne denli açık verdiğinin ispatı niteliğindedir. Vicdanlarda idam edilen sapıkların, yasalara göre hücrelere tıkılması, toplumun psikolojisini olumsuz yönde etkiliyor. Birileri artık buna dur demeli…
Eyvallah!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com