Türkiye, vize muafiyeti için AB’nin istediği 72 kriterden 67’sini yerine getirdi. Eksik kalan 5 kriter ise yerine getirilmediği için görüşmeler tıkandı. Peki, AB’nin yerine getirilmesini istediği o 5 kriter ne?

1- Yolsuzlukla mücadele Türkiye’nin, Yolsuzluğa Karşı Avrupa Ülkeler Grubu Konseyi’nin (GRECO) tavsiyeleri ile uyumlu yasal düzenlemeler yapması isteniyor. Kişisel Verilerin Korunması Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda değişiklikler yapılarak AB standartları ile uyumlu hale getirilmesi de yerine getirilmesi istenen ikinci kriter.

2- EUROPOL’le işbirliği AB’nin emniyet teşkilatı EUROPOL’le yapılan Operasyonel İşbirliği Anlaşması’nın uygulamaya konulması gerekiyor.

3- Hukuki işbirliği Suçluların iadesi konusunda AB üyesi ülkelerle hukuki alanda işbirliğinin sağlanması da şart.

4- Terörle Mücadele Kanunu’nun düzenlenmesi Terörle Mücadele Kanunu’nun da AB müktesebatına göre değiştirilmesi ve yeni bir terör tanımının yapılması gerekiyor.

Görüşmeleri tıkayan kriter Terörle Mücadele Kanunu’nda yapılması istenen değişiklik…

Başbakan Davutoğlu’nun görevden ayrılışı ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB’nin bu talebini şiddetle reddediyor.

Peki, AB ne istiyor, Türkiye niye bu kadar şiddetle karşı çıkıyor?

Türkiye’de terör tanımı AB’ye göre fazla kapsayıcı ve çok soyut. Elinde silah olan ile kalem olanın aynı kefeye konulmasına sebep olan bir tanım.

AB diyor ki, silahlı eylem yapan ile yapmayanı ayır. Tanımı değiştir, somutlaştır. Terörist ile terörü özendirene aynı muameleyi yapma. Terör örgütü ile ilinti kurduğun herkesi silahsız da olsa terörist ilan etme. Basın, ifade ve toplanma hürriyetlerini engelleme ve baskılama.

AB, bu taleplerinde ne kadar samimi ayrı bir tartışma konusudur. Fakat Türkiye bu talepleri şiddetle reddediyor. Bu taleplerin yerine getirilmesinin terörle mücadeleye zarar vereceği söyleniyor. AB, PKK’yı kollamak ve gözetmekle itham ediliyor.

Ama AB’nin bu talebine böylesine sert bir duruşla karşı çıkılması bana göre yalnızca PKK ile mücadele kapsamında değerlendirilmemeli.

Zira Paralel Yapı ile mücadele bu karşı çıkışın esas nedeni olabilir. Bilindiği gibi Paralel Yapı, ülkemizde bir terör örgütü olarak ele alınıyor. Adı da belli: FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü)

Bu tanımlama ile FETÖ mensubu yüzlerce kişi terör örgütü üyeliği kapsamında tutuklu bulunuyor. Terörle Mücadele Kanunu’nda AB’nin istediği değişiklikler yapılırsa, Paralel Yapı ile mücadele ‘terörle mücadele’ kapsamında sürdürülemeyecektir.

Kanun, AB’nin istediği formata getirilirse Paralel Yapı, terör örgütü olarak değerlendirilemeyecek ve FETÖ üyesi yüzlerce tutuklu tahliye edilebilecek. Türkiye için esas tehlike budur. Erdoğan’ın sert muhalefeti de bu yüzdendir. Ki öyleyse…

Paralel Yapı ile mücadeleyi akamete uğratacak taleplerin karşısında alınacak her türlü tavır ve duruş haklıdır, doğrudur, desteklenmelidir!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.