Ortadoğu coğrafyasının siyasal kaderi -ne yazık ki- hep darbelerle belirleniyor. İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in bu dünyadan ayrılışından sonra güçlü olmayı kafasına koyan bu coğrafyadan kimi hırslı/cahil insanlar tüm güzel öğretilere karşın dindaşlarını kılıçtan geçirmiş, hançerlemiş, bir kaşık su için katletmiş, suikastlerle öldürmüş vb.

Önceki yıl Mısır’daki olayların sadece bu ülke halkının iç dürtüleriyle gündeme geldiğini düşünmek; dünya gidişatından bihaber/habersiz olmanın kötü örneği olur. Kısacası, Mısır halkı; 1950’de Sultan Faruk’u -yine dış güçlerin dürtüleriyle- tahtan indirirken de, arkasından gelen darbelerde de kendi iradesi dışında gelişen olayları yaşadı. Her seferinde “demokrasi” denen altın yaldızlı yönetim vaatleri halkın önüne konuldu, gelen yönetimler böylece kendilerine “şirinlik muskası” takıp darbenin haklılığı söyleminde bulundular. Bu da; darbe yöntemlerinin aldatmaca oyunu oldu her seferinde. Sadece Mısır’da mı?

“Demokrasi havarisi” Batılı güçler halkların darbelere karşı direnmelerini pembe gözlük takarak seyrederler hep. Çünkü darbede parmağı vardır da ondan... Ve de sessizliklerini koruyarak “tarafsızlık” kurnazlığını sergilerler akıllarınca. Bu tutum, Batı’nın “hinoğlu hin” olma üçkağıtçılığının bir göstergesi oldu şimdiye değin.. Benim düşüncem böyle... Libya, Irak, Suriye üzerinden konuşmaya gerek var mı? Gelelim Türkiye’ye... Ülkemize... Osmanlı’nın son dönemi dahil, Cumhuriyet döneminde de huzursuzluk kaynağı olmuş ne kadar darbe, girişim, isyan/başkaldırı varsa hepsinde “dış odaklar”ın parmağı olduğunu bilmeyenimiz var mı? Tıpkı bugün yaşadığımız olaylarda olduğu gibi...

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden 24 Ağustos’ta Türkiye’ye geliyor. Herhalde ela gözümüze aşık değil. Olsa bile kolay kolay gelmez. Din uyuşmazlığı var orta yerde... Bir de “Haçlı zihniyeti” tabii ki... Ama şimdi ABD’nin çıkarı meselesi... Bay Joe Biden bu kez ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’nin Türkiye üzerinden karşılaştığı sorunları görüşeceği belli... 27 Mayıs 1960 darbesinden bugüne olagelen darbeler ve darbe girişimlerinde amaçlarına ulaşan ABD’nin; son 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden beklentisinin boşa çıktığını Türk kamuoyu az-çok biliyor. Bu girişim tutmayınca Ortadoğu’daki hesapların yeniden gözden geçirilmesi söz konusu tabii ki... Bir de, Türkiye’nin komşusu Rusya ile olan ilişkilerindeki sorunları çözüme kavuşturma çabalarının ABD dış siyasetçilerinin karnını ağrıttığı gün gibi ortada... Rusya ile ilişkiler için herhalde, “- Tuu... Kaka... Ha!..” diyecek Bay Biden... ABD, sorunsuz bir Türkiye istemiyor mu dersiniz? Türkiye iç sorunlarıyla, dış sorunlarıyla/komşularıyla başı dertte olsun, onlarla boğuşurken ben de Büyük Ortadoğu Projesi’ni gerçekleştireyim. Türkiye’yi Sevr Anlaşması sınırlarına hapsedeyim. ABD bunu mu istiyor?

Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişimini kırması Batılı dost-düşman herkesin ağzını açık, elinde çatal bıçakla hayretler içinde bıraktı. Ama, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden böyle şaşkın gelmiyor, Türkiye-Rusya yakınlaşmasını yorumlamak istiyor belli... Bize düşen, bu dönemde hep uyanık olmak kalıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.