Siyasette yeni bir sınavı daha başarısızlıkla sonuçlandıracağız, görünüyor. Seçmenin otaya koyduğu tercihlerle oluşan tabloda -istenmese dekoalisyonun kurulması gerekiyor.

Bunun başka bir tarifi yok… İki partili ya da üçlü oluşacak bir koalisyon… Ama ortada yalandan güreş tutma görüntüsüyle peşrev çekenler var yine… Yani bir tür yalancı siyaset görüntüsü…

Seçmenin iradesini okuyup değerlendirmek yerine hala karşı tarafı oyuna getirip yenmek… Sandık önüne yeni-yeni şirinlik muskaları takarak çıkmak…

Eskimiş siyaset anlayışının kokuşmuş oyunları bunlar.

“Yeni Türkiye”den söz eden siyasetçinin “eskimiş siyaset oyunları”yla koltuk kapma sevdalanması bu ülkenin siyaset ayıbı olarak ortada sırıtıyor ne yazık ki… İnsanın sorası geliyor:

“- Ülkenin içine düştüğü sorunlar bilinirken… Her partinin elini taşın altına koyup birlikte çözüm aramak varken… Niçin yeniden seçim?”

Ben mi koalisyon istiyorum? Yanlış düşünmeyiniz lütfen… Ortaya seçmenin kurduğu yer sofrası var mı? Evet var… Peki, “Bunu ben beğenmiyorum, başka sofra kurulsun…” demek değil mi, yan çizip, yeni seçim istemek?

Siyasetçi artık Türkiye’nin siyasal gerçeğini bilmek ve ona göre ülkeyi yönetmek zorunluluğu noktasına gelmiş bulunuyor. Bunu inkâr edip “siyasetin eski kapris kapıları”nı aralamak hakkını hiçbir siyasetçi kendinde görmemeli… Aslında sağlıklı düşünürse göremez de… Ama ne yapılmak isteniyor bugün? Efendim, partiler anlaşamıyor, seçim şart!.. Ne demek böyle bir basit öngörü ile hareket etmeyi istemek?

Ortadoğu coğrafyasının yangınlar ortamında bir ada gibi kalan bu ülkenin kendi iç dinamiklerini bir araya getirip yüreklerin bir atacağı heyecanı yaratmak varken hala siyasal arayışlarla koltuk peşinde koşmanın zararını siyasetçi artık düşünmek durumunda bulunuyor bugün.

Aslında siyasetçi “ Yeni Türkiye” savında/iddiasında bulunurken kendini de yenilemek, her alanda donanımlı olmak sorumluluğunu da bilmesi, yerine getirmesi gerekiyor. Bakınız, böyle bir tercihe/olgunluğa erişmiş bir siyasetçi topluluğu olsa, sanıyorum öncelikle ülke gerçeklerinden hareketle siyasal uzlaşı yolunu rahatlıkla bulup, sert siyaset rüzgârları değil, demokrasinin ılıman iklimini getirebilir/yaşatabilirdi bu ülkede.

Ama ne yazık ki, ülkede siyasal çekişmeleri siyasetçi yaratıp, ateşliyor ve kötü örnek olmaya devam ediyor.

Yine de böle olumsuz bir ortamda siyasetçilerin el ele vermeleri gerektiği bir dönemden geçiyoruz. O bakımdan “siyaseti ulusal çıkarlar hedefine yöneltmek için” AKP+CHP+MHP “Üçlü koalisyonu” mutlaka ama mutlaka kurulmalı… “İkili koalisyon” kurulamıyor, “Üçlü koalisyon”… Siyasetçi istedikten sonra niçin olmasın? Siyasetçi artık bu yolu ANLAMAK ve seçmek durumunda…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.