Siyaset köprüsü öyle bir geçiş yeri ki... Üzerinden geçen “bin pişman”; geçemeyen daha çok pişman...

Yine de siyasetçi, amacı olan mevkiye ulaştığında duyduğu mutluğun tarifsizliğini yaşar. Hakkı çünkü!..

Siyaset böyledir... Ya uçurtma olur, başı çekersiniz. Kuyruğunuz ne kadar zengin olursa gelecek muhalif rüzgarlara karşı emin olur, takla atmazsınız.

Amaa...

Kuyruğunuzun uzunluğu değil; kısalığı/yetersizliği durumu her zaman sorun olur, uçuş esnasında...

Tam uçuyorsunuz, özlediğiniz rüzgarı yakalamış, zirveye ulaşmışsınız ama...

Bir bakmışsınız ne olmuş, nasıl olmuşsa pike yapmışsınız. Tepe takmak gidiyorsunuz.

Çünkü sorun kuyrukta, ona hükmünüz geçmemekte...

***

Siyaset işte böyle...

Neyin nerede, nasıl, niçin olacağı bilinmez. Sadece bir hedef ve onu yakalayıp mutlu olmak vardır planda...

Ama belirttiğim gibi; “siyaset rüzgarı”nın ne yönden ve nasıl edeceğini bilmek/sezmek gerekir önceden...

Siyasetçi; “siyasi hava raporu”nu gördüğü, sezinlediği ölçüde” başarıya imza atıldığını bilmesi gerekir.

Yoksa kuyruğu kesik uçurtma olup pike/takla atmak da var ülkemiz siyasetinde...

***

Günümüzde meteoroloji kurumları hava üzerine raporlar hazırlarken çağımızın en gelişmiş teknolojisini kullanıp “yanılma payı”nı hemen-hemen sıfır noktasına indirmiş durumda... Öyle ki, bırakınız üç-beş günü, 15-20 gün sonra havanın nasıl olacağı konusunda rahatlıkla bilgi veriliyor artık...

Biliyorum, içinizden “-Keşke siyasette de böyle olsa...” diye geçiriyorsunuz.

Kim istemez?..

Ancak, siyaset dünyası kimilerimize bu denli cazip alanlar yaratamazdı o zaman...

Öyle ya; neyin, ne zaman, nasıl olacağını önceden bilmek siyasetin cazibe ve de giz/li dünyasını balon gibi söndürürdü herhalde...

Ya da milleti temsil eden, yöneten kimilerin çalımı böylesine tafralı olmazdı.

Her neyse...

***

Türkiye, 65. Hükümetiyle yeni ufuklara yelken açmış bulunuyor.

“Kaptan Köşkü”nde Başbakan Binali Yıldırım...

Rahatım...

Çünkü Sayın Yıldırım İTÜ’de denizcilik okudu. Doksan küsür yıllık “Cumhuriyet” gemisini, yakalanacağı fırtınalarda avarya atmadan “sahil-i selamete” ulaştırmada -sanırım- hünerini konuşturacak... Bu, O’na zor olmasa gerek...

Çünkü denizci olması nedeniyle gelecek fırtınaları önceden bilmeyi/sezmeyi fakülte sıralarında dirsek çürüterek öğrenmiş olması gerekir.

***

Siyaset işte böyle...

Bir bakarsınız uçarsınız!..

Bakan olur başarılara imza atarsınız.

Ama şimdi hüner devlet gemisini yürütmekte...

“Kaptan-ı Derya” köşkündeki Sayın Binali Yıldırım’a Başbakanlık görevinde başarılar diliyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr