Sevgili okurlar, eskiden biz böyle miydik? ‘Hiç kimse bilmese Allah bilir’ derdik.

Öyle ya; Allah korkusu idi bizleri bu söze iten!

Yapacağımızı kırk defa düşünür daha sonra yapardık.

Hak yemez, emek verirdik kazanmak için.

Helal kazanırdık, çünkü Allah korkusu aklımızdan çıkmazdı.

Rızkımızı haramla kazanmaz, evimize haram sokmazdık, ‘Çocuklarımızdan çıkar’ derdik.

Yere düşen ekmeği üç defa öper, kuşların görebileceği bir yere koyardık.

Veren Allah’a şükrederdik, çok mu kazanırdık?

Hayır, ama öz kazanırdık.

Yağ satarım bal satarım ama adam satmam” derdik.

Dediğimizi yapardık çünkü adam satmak utanılacak bir kavramdı.

O günlerde İsviçre saati kullanmak, bir nevi modaydı.

Asortik adamlardan geri kalmamak için, Uzunsokak’tan tel maşa saatler alırdık.

Tel maşa sahte, yani taklit anlayacağınız!

Haliyle iki gün sonra akrep de, yelkovan da dururdu aynı yerde!

Ama işte günde iki defa da olsa doğru gösterirdi zamanı o saatler bile.

Şimdilerde tel maşa kadar değeri kalmayanlar iki defa bile göstermiyor kişiliğini.

Ünlü isimlerin, kızlarına ve oğullarına yaptıkları şaşalı düğün törenleri,

Terör saldırılarından, şehitlerimizden ve ekonomik krizden daha çok haber oluyor!

800 işçinin aylık maaşına bedel gelinlikler, milyonluk otomobiller, yalılar vs. vs.

Kimsenin malında ya da servetinde gözümüz yok elbette.

Ama insan, ‘Adaletin bu mu dünya’ demeden edemiyor.

Acaba bu kazanılanlar, insanların gözüne sokula sokula harcananlar helal mi?

Gariplerin çocukları vatan için can verirken, birilerinin bu kadar debdebeli yaşaması insanı üzüyor.

Ne yapalım? Birilerinin haram paraları var ise bizim de Allah’ımız var.

Elbet Allah hesabını soracaktır.

EVET Mİ HAYIR MI?
Başkanlık sistemi mi Cumhurbaşkanlığı sistemi mi her ne ise, herkesin malumu maddeler TBMM’den geçti.

Hakaretler,  kavgalar, şovlar yapıldı!

Gönül isterdi ki bu işi demokratik çerçevede çözüme kavuştursunlar, aklıselim davransınlar, çocuklarımızın yarınlarını düşünsünler, ülkenin birlik ve beraberliği için hareket etsinler.

Ama olmuyor yapamıyorlar. Geçmişte de sükûnet içinde olmadı bu gün de olmuyor.

Anlaşılan o ki yarın da olmayacak!

Atatürk’ün kurduğu Gazi Meclis’te, milletin vekillerinin birbirlerine köpek benzetmesi yapması insanın içini acıtıyor.

Şimdi referanduma gideceğiz.

Peki, neyi oylayacağız?

Şöyle anlatayım.

Bir futbol kulübünün başkanını düşünün. Hem futbol federasyonu başkanı oluyor, hem merkez hakem kurulunun atamasını yapıyor, hem profesyonel futbol disiplin kurulunu atıyor. Ayrıca tahkim kurulunu da belirliyor!

Kendi takımının oyuncusu gol kaçırırsa futboldan men yetkisine sahip!

Rakipleri maç kazanırsa onları dilediği gibi cezalandırma hakkına sahip!

Kendi takımı sezon sonunda şampiyon olmaz ise ligi iptal edebiliyor.

Bugün vatandaşa sorulacak olan budur?

Etsin mi, etmesin mi?

Evet mi, hayır mı?

Karar sizin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com