Demokrasimiz ister-istemez yeni bir reform dönemine girmiş bulunuyor. Ama zorlu bir dönem... Çok dikkatle aşılması gereken sınav bu... Öyle bir dönem ki, devletin tüm unsurlarına sirayet eden, bulaşan darbeci/hastalıklı anlayışın çok titiz bir çalışma ile ayıklanması temizlenmesi gerekiyor.

Bu öyle görüldüğü gibi kolay bir iş değil.

Devlet katında her dairede yapılacak “darbeci zihniyet temizliği”nin öncelikleri neler olabilir? Bu sorunun yanıtını vermek de zor...

Çünkü ülkemiz siyasetinde rol alanların aralarında anlaşamamasının geldiği noktada “çirkin darbe girişimi” yaşandı, şimdi kamuoyu ne olacak beklentisi içinde...

Bu noktaya nasıl mı geldik?

Demokrasinin vazgeçilmez kurumu olan partilerin aralarındaki diyalog sağlıklı işlese; demokrasi çarkı zamanzaman yavaşlamasa, durmasa bugünkü üzücü manzara yaşanır mı hiç?

Demokrasimizin temel erdemini oluşturan eğitim/ kültür/sanat zafiyetinin gündeme getirdiği sağduyu/uz görü, hoşgörü sıkıntılarını yaşayarak geldik bugünlere.

Her darbede, her darbe girişiminde ortadaki demokrasi sorununa farklı bakıp uzlaşıdan uzak durunca sonunda üzücü manzaralar yaşamadık mı?

Yaşadık ve ne yazık ki ders almayı aşağılık saydık kendimize...

“Bildiğim bildik, çaldığım düdük” keçi inatçılığından/anlayışından kopamadık bir türlü...

***

Evet, ülkemiz yeni, ama zor bir dönemi yaşamaya başladı OHAL ile...

Şimdi, siyasal partilerin “ortak bir görüş”te birleşmesi, hep birlikte bir “yuvarlak masa” etrafında toplanıp ülkemizin içine düşürüldüğü “darbe sıkıntısı”nı aşması zorunlu bir durum kazandı. Bunun için de siyasetçilerin son zamanların çirkin alışkanlıklarını terk ederek cumhuriyetin kuruluş ilkelerini yeniden sahiplenmesi, yaşama kavuşturması gibi bir görevi siyasi ahlak bilip sahiplenmesi gerekiyor.

Ne mi yapılmalı?

Ülkemizde siyaset; “koltuk kapma kapris”inden kurtarılarak, Atatürkçü ilkeler çerçevesinde ilkeli söylem ve davranışlarla içine düştüğü çamurdan kurtarılıp eski saygın kimliğine kavuşturulması için partiler “siyasal etik kuralları”nı belirlemeli, bunu öncelikle uygulamaya koymalı...

Bunun yanında, hem demokratik yaşama renk katacak, hem güç verecek çağdaş “Seçim Yasası” ve “Partiler Yasası”nı siyasal yaşamımıza hiçbir art niyet olmadan kazandırmak gibi bir konuma geldiğimizi bilmemiz gerekiyor.

Yetmiyor, belki de en önemlisi, kimilerin “cadı avı” olarak gördüğü/değerlendirdiği FETÖ’cü temizliğini partilerde de öncelikle yaparak demokrasimizi düzlüğe çıkarmalıyız

Bu çok zor ama yurtsever bir görevle karşı-karşıya olduğumuzu da her şeyden önce bilmeliyiz.

Kısacası ülke olarak, toplum olarak zor bir dönemi yaşamak konumundayız.

Allah yardımcımız olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr