Maç öncesinde Ersun Yanal ile yaptığımız yayında bir cümle kullandı, “Denizli’ye bakın, Ankara’ya bakın, Bursa’ya bakın hatta İstanbul’a bakın. Hangisinde o ilin oyuncusu oynuyor. Birde bize bakın. Şu an dahi bir çok oyuncumuz Trabzonlu. İşte bizim farkımız bu” demişti. Trabzon gerçekten bir futbol şehri ama acımasız bir futbol şehri. Çünkü buradan yetiştiğinde ya yıldız olup parlayacaksın ya da bir anda yok olup gideceksin. Son dönemde o yıldızları göremesek de kaybolup giden oyunculara bir çok örnek bulabiliriz. Böyle bir futbol şehrinde Trabzonspor taraftarının kendi değerlerine karşı biraz daha sabırlı, biraz daha duyarlı olmasını beklemek bu takımın alt yapısından yetişen oyuncuların en doğal hakkı. Kızılcabölükspor maçında da bunun güzel örneklerini gördük. Yusuf Yazıcı yaptığı asistlerle, Abdülkadir Ömür ise oyun zekasıyla adeta pırlanta gibi parladılar. Bu da demek oluyor ki son dönemdeki tabiriyle, “Öz evlat düşmanlığını” bir kenara koyup en azından alt yapıdan çıkan bu oyunculara şımartmadan sahip çıkalım.

Kızılcabölükspor maçına gelecek olursak. Büyük hayal kırıklıkları dolu bir sezonda tutunulacak olan tek dal Türkiye Kupası’ydı. Ersun Yanal da bunun farkında olacak ki, ilk iki maçta oynanan futbolun aksine daha saldırgan bir takım sürdü sahaya. Tabi ki sıklet farkı var, oyuncu kalitesi anlamında dağlar kadar fark var. Yine de oyun disiplininden kopmadan alınan bu galibiyet kupada gruptan çıkma yolunda önemli bir üç puandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com