7 Haziran seçimlerinden önce bu köşede şöyle yazmıştım:

“Ben Mehmet Atalay’ın, Trabzon’da aday listesine kesin girecek isimler arasında olduğunu düşünüyorum. Zira anayasayı değiştirecek çoğunluğu elde etmek isteyen AK Parti’nin, kendi tabanı dışından yani bugüne kadar başka partileri desteklemiş insanlardan oy alması gerekiyor. Bunu da ancak Mehmet Atalay gibi başarısıyla kendisini kanıtlamış, güler yüzüyle sevdirmiş adaylarla sağlayabilir. Bunu ben düşünüyorsam, kelli felli parti yöneticileri de düşünüyordur herhalde…”

***

Sadece ben değil, siyasetle ilgilenenlerin önemli bir bölümü de böyle düşünüyordu.

Lakin milletvekili listeleri açıklandığında gördük ki; tek başına iktidar gücüyle ‘Odun koysam kazanır’ havasında olan parti büyükleri aynı düşüncede değilmiş!

Seçim sonucunda AK Parti tek başına iktidar olamadı, yüzde 9 gibi önemli bir oy kaybetti.

Şüphesiz çok sayıda neden vardı ancak seçimden önce kulak ardı edilen liste itirazlarının, bu kayıpta hatırı sayılır bir yer tuttuğu ortaya çıktı.

Oysa seçim öncesinde yapılan sayısız anketler ve sadece partilileri değil sivil toplum kuruluşlarını da kapsayan eğilim yoklamaları, insanların vekil olarak kimleri görmek istediği konusunda net sonuçlar ortaya koymuştu.

Bu sonuçların liste yapılırken dikkate alınmaması, kaçınılmaz olarak seçim sonucuna oy kaybı olarak yansıdı.

Şimdi yeni bir seçim maratonu başladı ve Mehmet Atalay yeniden aday adayı.

Başkalarını bilemem fakat benim 7 Haziran’dan önceki düşüncelerimde bir değişiklik yok.

Atalay’ın, memleketi Trabzon ya da ikinci tercihi İstanbul’dan aday gösterilmesi halinde, partisine başka partilerden oy taşıyacağına inanıyorum.

Sakın yanlış anlaşılmasın.

AK Parti’nin fazla oy alması ya da almaması beni ilgilendirmiyor.

Bir siyasi partinin iç işlerine müdahil olmak, yöneticilerine ‘İlla şu ismi aday yapın’ diye baskıda bulunmak niyetinde de değilim.

Zaten böyle bir şey hakkımız da değil, haddimiz de.

Benimkisi sadece, yıllarca bürokrat olarak ülkemize ve bu kente çok önemli hizmetler vermiş, insani ilişkilerindeki başarısıyla batıdan doğuya her bölgede her kesimin sevgisini kazanmış, çalışkan, dürüst, beyefendi kişiliği ve güler yüzüyle gönüllerde yer bulmuş tevazu sahibi kıymetli meslektaşım Mehmet Atalay’ın, milletin vekili olarak bu başarılarını devam ettirmesi temennisidir.

***

Sevgili okurlar.

Kendisini ‘Siyaset tanrısı’ zanneden çok sayıda çapsız adam tanıdım, kuşkusuz sizler de tanıyorsunuzdur.

Her geçen gün irtifa kaybeden ve güvenimizin azaldığı siyaset kurumunu, Mehmet Atalay gibi isimlerin yeniden saygın hale getireceğine inanıyorum.

Bu nedenle sadece iktidar partisinde değil, CHP’de, MHP’de ve diğer tüm siyasi partilerde, temsile yakışan ve proje üreten, icraat yapacak isimlerin bulunmasını arzuluyorum.

Netice olarak, bürokrasideki misyonunu tamamlayan Atalay’a, çıktığı siyaset yolculuğunda en azından bir dönem şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Geçen seçimde bizim gibi düşünmeyen kelli felli parti yöneticilerinin bu kez ne yapacaklarını haftaya göreceğiz.

Hayırlısı ne ise o olsun.

Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.