Hep siyaset, hep siyaset... Kurak, kırsal kesimde kalan bir kaç çiçek gibi bir manzarası var ülkemiz siyasetinin...

O bir-iki çiçek de olmasa ya...

Siyaset dünyamızda farklı düşünenler barındırılmıyor nedense... Siyaseti anonim çiçek bahçesi olarak güzel görüntüler vermesi engelleniyor. Böyle düşünenler engelleniyor. Partilerde farklı düşünenler silinmek isteniyor, suyun başını tutanlarca...

Yarın bu alana soyunan kalmayacak güzel ülkemde.

Bu gidişle hepten bitecek mi siyaset?

Elbette bitmeyecek.. Ama düzey yitirecek, erdem yitirecek, belki de sıfırlayacak..

O bakımdan siyaset üzerine yazmak kolay; ama insana bıkkınlık geldiğini de belirtmek isterim.

***

Bugün konum siyaset değil. Bu, bir zorunluluktan oldu.

Türk basını usta kalemi, Atatürkçü yazar Mehmet Türker’i yitirdi.

Artık ülkemizde “Atatürkçü” sıfatını adının önüne yazmak/söylemek övünç oldu.

Çünkü, öyle şaşkınlar türedi ki son zamanlarda T.C.’nin kurucusu Atatürk’ü ağzına almamaya, yazısında anmamaya yemin etmişler sanki...

Ne diyebiliriz ki?..

Bu cahil bir anlayış, yanlış bir dünya görüşü/ tutumu?

Yüce Rabb’im ıslah etsin...

İstanbul’da bulunduğum yıllarda sevgili Mehmet Türker’le arkadaşlığımız olmadı. Babıali’de üçüncü yılımı yaşadığımda Rahmetli Ethem İzzet Benice’nin Şeref Efendi Sokaktaki Gece Postası gazetesinde mesleğe başlamış.

Keşke ilerleyen yıllarda birlikte çalıştığımız gazeteler ve anılarımız olsaydı.

Mehmet Türker’le 2012 yılında gazeteci/yazar ağabeyim Engin Köklüçınar’ın başkanlığını yaptığı İstanbul Gazeteciler Derneği’nin düzenlediği “Babıali’de 50 Altın Yıl Ödülü”nü O’nunla birlikte almanın onurunu/mutluluğunu yaşadım/yaşadık.

Güzel bir insan, centilmen... Artık belleklerimizde kalan, aradığımızda bulduğumuz bir İstanbul beyefendisi...

Geçmiş günleri dolu dolu yaşayamamak durumunda keşke demenin anlamsızlığını biliyorum. Bunu kendi adıma yaşamamak için; sağlığında ülkemiz ticaret dünyasında haklı olarak yer edinen Rahmetli Ali Osman Ulusoy’un artık bir atasözü değeri kazanan “Her şey zamanında...” sözünü hiç unut/a/mam...

***

Evet her şey zamanında...

Mustafa Kemal Atatürk de; bu toprakların kutsallığını, vatan/ülke olduğunu bilerek “Her şey zamanında...” anlayışı/inancıyla yola çıkarken ne denli isabetli ve onur verici bir başlangıç yaptığını tarih haklı olarak yazdı.

Şimdilerde kimi şaşkınlar Atatürk’ü karalama yarışı yapıyorlar; ama tarih O’nun kişiliğini/kimliğini altın harflerle yazdı bir kere...

Mehmet Türker de; “Atatürkçü” gazeteci/yazar olarak kalplerde yer aldı.

Sözün özü; sağ iken birbirini karalamak/aşağılamak kişilere hiç bir maddi ve manevi değer kazandırmaz. Kaldı ki; tarih olmuş kişileri karalamak ise dünya sahnesinde şebek rolüne soyunmaktan başka ne olabilir ki?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com