“Desteksiz atma zamanı” geldi çattı. Gerçi “seçim bülbülleri” diye tanımladığım o yüksek sesle propaganda yapılan minibüs ya da otobüsler henüz piyasaya çıkmadı, ama partilerin açıkladıkları seçim bildirgeleri öyle gösteriyor ki hayli renkli ve de iddia söylemiyle dolu bir propaganda dönemi yaşayacağız.

Trabzon’daki siyasi söylemlerin hayli mizahi yönü var olayın. Bir parti adayı çıkıyor, “Tulum çıkaracağız. 6-0 yapacağız” diyor. Niçin olmasın, herkes gönlünde yatan aslanı tarif etmiyor mu bu piyasada? Çürük meyve toplamayı kim hayal eder?

Bir başka parti sözcüsü “İki milletvekili çıkarırız, ama üç de olabilir” diyor. Tabii ki olur, niçin olmasın, beş de olur. Desteksiz attıktan sonra…

Seçime giren diğer partiler de kendilerine yontan hesaplar yaptıkları gün gibi ortada… “Biz de iki istiyoruz, olursa kimse şaşmasın…” söylemleri seçim havasına ters düşen bir durum değil her halde? Siyaset kendine yontma sanatı oldu bu ülkede…

O zaman Trabzon’a 6 değil, 10-12 milletvekili seçmek gerekecek…

Demokrasiye geçilen 1946’den bu yana yapılan seçimleri yaşadım. İlkinde çocuktum, ama havasını biliyorum. Diğerlerinde gazeteci olarak haber/röportaj yapıp nabız tuttum. Diyeceğim o ki, her seçim öncesi siyasal parti genel başkan ve diğer kadroları gelecek yıllar için herkese bedava pembe gözlük dağıtmayı hüner saydılar kendilerine. Sonuçta seçmen yurttaş demokrasiyi algıladığı ölçüde tercihini sandığa yansıttı. Şimdi geldiğimiz noktada halâ yarım yüzyıl öncenin siyasal söylemleriyle seçmen önüne gidilmesi bile demokrasi alanında “Dön Hacı Baba, dön…” algılamasını yaşadığımıza güzel bir örnek olsa gerek…

Sanki seçmen yurttaş neyin, ne olduğunu hiç bilmiyor, ya da algılayamıyor.

***

1957 erken seçimi yapılacaktı. İktidardaki DP, ekonominin çarklarının eskisi gibi dönmediğini görünce genel seçimleri bir yıl öne alıp kötü gidişatı, dahası Meclis’te sayısal çoğunluktan fire vermemeyi düşünüp “erken seçim” kararı aldı. Buna karşın seçimden DP oy kaybederek, muhalefet ise güç kazanarak çıktı. DP bu seçime TBMM’de 10. Devre Milletvekili olarak bulunan Osman Turan, İsmail Şener, Sabri Dilek, Selahattin Katayavuz, Mahmut Goloğlu, Pertev Sanaç, Mustafa Reşit Tarakçıoğlu yanında Fikri Karanis, Haluk Çulha, Salih Zeki Ramoğlu, Hasan Polat, Osman Nuri Lermioğlu’dan oluşan listeyle girdi.

Sonuç, 12-0 oldu. O zaman yürürlükteki seçim sisteminin azizliğiydi bu sonuç… DP, Trabzon’da 1950’den bu yana yükselen bir grafik çiziyordu. Hatta öyle ki, 1918’in karanlık günlerinde olası bir Pontus gelişmesine karşı tüm varlığıyla, kalemiyle, söylemiyle Trabzon’da yayımladığı İstikbal gazetesiyle mücadele bayrağını açanlardan Faik Ahmet Barutçu (Rahmetli) bile bu seçim sisteminde memleketinden seçilemeyişiyle bir yerde “demokrasi gazisi” unvanına layık görülmüştü. 12-0’ın öyküsü böyle…

***

Seçim sonucunu iller bazında “skor anlayışı” içine itmenin savunulur doğru yanı olmaması gerekir. Böylesi bir anlayışın yurttaşlar arasında kırgınlık yarattığını, bunun siyasal çekişmelerde toplumsal bölüntülere yol açtığını demokrasi tarihimizde yaşadık.

Bu gün bakıyorum de tarih dersinden hiç geçer not alır yanımız yok.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com