BRÜKSEL-Sosyal yaşamın gürültüden uzak havasını düşününüz. Ne bir keyfi klakson/ korna sesi var. Ne de ikide bir bangır bangır öten hoparlörler... Ne Maliye'nin vergi uyarısı... Ne de Belediye'nin çöp uyarısı...

Şaştınız değil mi? İnanınız, kafanızı ağartan, şişiren bir hoparlör sesi, uyarısı yok Avrupa kent yaşamında...

Bizde çokça yaşanan olay: "Bilmem ne plâka nolu araç sahibi lütfen aracınızı bulunduğu yerden alınız!.." Adam keyfine gelmiş, taşıtını istediği yere park etmiş... Belediye hoparlörle uyarı yapıyor: " - Lütfen aracınızı bulunduğu yerden alınız."

Hoppalaa!..

Belediyenin görevi bu taşıtlara otopark yapmak değil mi? Varsa park yeri, o zaman niçin ceza yazmıyor da "lütfen" yollu ricada bulunuluyor?

Görev yapılmadığı yetmiyor; sadece bir kişinin keyfi davranışı için hoparlörü kimi kez çırlak sesiyle bir kaç kez öttürüp kentte oturanlar rahatsız ediliyor.

El insaf...

Ölüm Yüce Allah'ın emri... Sırası gelen terk-i dünya ediyor. Herkes için kaçınılmaz mutlak bir sonuç... Ama anlayamadığım bir konu, bu sonucu dağa-taşa hoparlörle duyurmanın anlamı ne? Sanki ölenin hiç bir yakını/akrabası yok gibi hoparlörle duyuru yapmak... Ölenin yakınları istiyor diye tüm cümle alemi vakitlivakitsiz cırlak hoparlör sesiyle rahatsız etmek ne anlama geliyor?

Her şeyin bir yolu/yordamı var. Böylesi acılı duyuruları bugünkü teknolojinin olmadığı elli yıl öncesinde küçük el ilanları bastırılıp ev-ev, dükkan-dükkan dağıtılır, duyuru böylece yapılırdı.

O eskidendi... Teknoloji gelişti ya, biz bu olanağı kimilerimiz en kötü yoldan kullanmayı yeğliyoruz. Bir kere şunu tartışalım: Ölüm ilanlarını Belediyeler hoparlörle mi, yoksa Müftülükler camilerden sala yoluyla mı duyurmalı? Bana cenazenin kaldırılacağı camiden sala okunarak duyurulması daha akla yakın geliyor. Daha İslami bir uygulama olmaz mı? Bugünkü uygulama sanki bir reklam, bir kalabalık toplama gayreti kokmuyor mu?

Hoparlörle ölüm duyuruları aklıma hep, "cenazeler haber veriliyor da; bu olayın karşıtı olan doğum olayı bir muştu olarak niçin duyurulmuyor?" sorusunu getiriyor.

***

Sesli yayının Avrupa'da ancak bir tehlike öncesinde o da "siren" sesiyle yapıldığını öğrendim. Bizim gibi düğüne gidercesine bir heyecanla ölüm haberi verilmiyor.

Hoparlörle uyarı sesleri duymuyorum. Dışarıda trafik su gibi akıp gidiyor. Günlerdir bir klakson/korna sesi duymadım. Burada herkes görevinin ehli... İşini biliyor. Yanlış yapan da cezayı anında yiyor.

Avrupalı yaşamayı biliyor...

Terör olayına gelince... Polisin gözü yabancıların mekan tuttuğu semtlerde... Gık çıkartmıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.