Kimileri için veresiye defteri gibiymiş yaşam... Verirsiniz amaçsız şekilde kendinizi yaşama... Sonra, umut olup düşersiniz gölgenizle birlikte peşine yaşamın... Ama bir zaman sonra yalnızlığınıza gölge ararsınız arkadaş olsun diye yaşamda... Umutlarınız bir yerlerde sizi unutuvermiştir oysa...

Oysa zaman durmaz ki...

Siz dursanız da; o akar bir coşkun ırmak gibi...

Bırakmaz sizi umutlarınızla... Yaşamınızı taşır güncel heyecanlarla yeşil vadilere...

Başka duraklara... Sapaklara... Ama mutlaka umutlarla...

Ama “son durak” denen, beklenmeyen noktaya...

Yalnızlığınıza sınır taşlarıyla siz alan çizdiniz oysa... Bilseydiniz kendinizi tutsak eder miydiniz böylesi koşuşturmalara? Umutlara?

Ve yalnızlıklara...

Her amaçsız koşuşturmanın ucunda/ sonunda, mutluluğu tam yakalayacağım derken gördüğünüzün serap olduğunu daha başlangıçta bilebilseydiniz keşke...

Keşke ve yaşam...

Yaşam ve gerçek...

Gerçek ve serap...

Kısır döngünün anaforuna kapılıp yaşamak bu değil ne?

“Allah göstermesin...” diyenlerin/dileyenlerin “çokluğu” böyle bir sonuca varmadan çıkış yolu mu yoksa bu kez? Sadece bir dilek...

Sadece bir iyi niyet beyanı...

“Çoğunluğun” alkışına kapılıp umut dağlarına çıkarken fırtınaya yakalanılacağı bilincinde olanlar önlemlerini/tedbirlerini aldığı sürece başarılı olurlar.

Sağduyulu olduklarını kamuoyu da onaylar böyle durumlarda...

***

Daha önce de bu köşede belirtmiştim.

MHP’de yaşananlar “çalkantılı süreç” sonunda, milliyetçi sağduyunun galip gelmesiyle ülkemizin/ demokrasimizin kazanacağını kimse yadsıyamaz.

Ama öyle bir noktaya gelinmiş bulunuluyor ki, Türk milliyetçilerinin dirlik/birlik içinde olmasını görmek istemeyenlerin beklentileri gerçekleşecek sanki...

Türkiye’de siyaset koltuğuna oturan kimileri o makamı/mevkii sanki babadan miras kalmış gibi görüp oradan hiç kopmak istemediler şimdiye değin...

Hiç de bu huylarından vazgeçeceklerinin işareti yok ortada.

***

MHP’de Sayın Bahçeli, böyle bir konumda bulunuyor ve partisinin üstlendiği misyonu sadece kendisinin sürdürebileceği kanısını taşıdığını demeçleriyle kamuoyuna açıklıyor.

Oysa MHP’de yaşanılan başarısızlıkların konuşulması, alınması gereken önlemler ve partinin geleceği görüşülüp yeni kadrolarla başarı aranması gerektiği beklentileri var çoğunlukta...

Kısacası; tüm milliyetçi kadroların birleşmesi/ bütünleşmesi, kol kola/yürek yüreğe olup ülkeye hizmet getirme heyecanı/özlemi var MHP’ye gönül veren yurttaşlarda...

***

Batı dünyası, dün olduğundan çok bugün Türkiye’de milliyetçilerin bütünleşmesinden/ birleşmesinden ürküyor/korkuyor. Bu bakımdan -Bana göre- MHP’nin önünü kesmek için çeşitli oyunları/entrikaları sergileyip bu büyük heyecanın/ idealin/ülkünün önünü kesmek istiyor.

Sayın Bahçeli’nin Türk milliyetçiliği konusundaki görüş ve tutumundan bugüne değin hiç kuşkumuz olmadı. Ancak kendisinin MHP’nin bugün Türk siyasetinde geldiği noktada ülkücü kadrolara; büyüme, bütünleşme/birleşme, aynı yürek olma gibi bir tarihi fırsatı tanımanın elinde bulunduğunu -haddimiz değil ama- anımsatmak isteriz.

Çünkü böylesi tarihi fırsatlar her zaman tekerrür etmez, tekrarlanmaz.

Bu, Türkiye’nin geleceği için de çok büyük önem taşıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.