Deve kuşu örneği kafamızı kuma sokup gerçekleri görmezden gelemeyiz. Evet, millet olarak dünya demokrasi tarihine bir darbenin nasıl kırıldığına/önlendiğine ilişkin örnek çıkışı yaşamış olmakla övünç duyalım. Ama şunu da unutmayalım: Tehlike geçmiş değil...

FETÖ’cülerin devletin her kurumuna/kuruluşuna yıllardır sızma/kadrolaşma hareketi içinde olduğunu bilerek, nasıl bir uyanıklılıkla, nasıl bir titiz çalışma/eleme/ayıklama yapılacağı konusunu “kılı kırk yaran” bir duyarlılıkla yapmak konumundayız artık.

Şimdi bir düşünelim, -Allah bir daha yaşatmasın- bu FETÖ’cüler başarılı olsalardı bugün için bir tahmin yapar mısınız?

Öncelikle Güneydoğu’daki PKK teröristleri fırsattan istifade kentlere/kasabalara silahlı baskın düzenleyecek, can alacak, kan akıtacaklardı. Silahlı kuvvetlerimiz elbette boş durmayacak karşılık verecek; ülkede Batı’nın istediği kaos ortamına çekilmek istenecekti.

Türkiye tam bir Ortadoğu ülkesi olacak; hızla bir Irak, bir Suriye durumuna düşürülmesi için yine Batı’nın “Sevr sevdalısı Batılı devletlerince” dün olduğu gibi bugün de PKK terör örgütüne lojistik destek verilecek -Allah göstermesin- FETÖ’cü darbecilerden de bu olumsuzluğa karşı seyirci kalmaları istenecekti.

Böyle bir ön yargıya ve önsezilere kapılmakla yüzde yüz haklıyız. Çünkü “demokrasi aşığı” olarak kendilerine rol kesen, afişe eden Batı’nın “Haçlı zihniyeti”nin temsilcileri, Türk halkının darbe girişimine karşı kazandığı “demokrasi zaferi” için şaşkınlıklarından küçük dillerini yuttular, tebrik etmeyi, Türkiye’yi sahiplenmeyi unuttular.

Türk demokrasisine yönelik bu alçakça girişimi kınamadılar bile...

Biz, yine de saf görünüp Batı’nın bu garabetini görmezden gelelim de; hani şu dostumuz, NATO’da ortağımız ABD’nin Fetullah Gülen konusundaki tutarsızlığına ne diyelim?

ABD’nin Fetullah Gülen’in iadesi -Ben etmesin istiyorumkonusundaki tutarsız, uluslararası teamüllere uymayan tavrı ve açıklamaları ne dostluğa, ne işbirliğine, ne de ortaklığa sığar. Dost görüntüsü altında İçişlerimize karışıp akıl verme sevdasına kapılan ABD’nin, FETÖ’cü ekip başı ve avanelerini isterse Türkiye’ye iade etmesinler.

Daha önce de bu köşede yazdım: çok da önemli değil. İmralı’daki PKK terörbaşı gibi Fetullah Gülen’i de beslemeye mi alacağız? FETÖ’cü terör örgütü başının ve şebekesinin ne mal olduğu ortaya çıktı. O, eskinin vaaz kürsülerinden ağlamakla/ sızlamakla sempatizan toplama çakallığını bu millet artık yutmaz. O pazar çoktan kapandı. ABD alsın istediği gibi kullansın o din bezirganını, sahtekarını, din teröristini... Yeter ki; biz ülke sınırlarından içeri sokmayalım.

ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP)Türkiye ayağı tutmadı. Tutmadığı için de ABD’nin bu coğrafya üzerinde masa başında çizdiği haritaların uygulanma şansı kalmadı. Kısacası ABD’nin kulağına soğuk su kaçtı.

Uyanık olmak durumundayız.
Çünkü yaşanan darbe girişiminin artçıları da olacağını unutursak, her şey tamam deyip deve kuşu örneği bir yanlış yola saparsak, o zaman 100 yıl önce 10 Ağustos 1916’da Osmanlı’ya imzalattırılan Sevr Anlaşması tekrar önümüze konur.

Batı, BOP ile bunu istiyor çünkü...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
www.karadenizinsesi.com.tr