Yaşım gereği kimi zaman mazinin derinliklerine yolculuk yapıyorum. İçine düştüğümüz terör ortamı usuma/aklıma takıldığında mazinin ne denli huzurlu günlerini yaşadığıma şükrediyorum.

Sanıyorum 1960’lı yıllardı. Batman dolaylarında Koçero adında bir eşkıya zuhur etmiş, devlete kafa tutar bir tavır içine girmişti.

O dönem gazeteler Koçero eşkıyasının peşine düşmüştü. Her gün Koçero’dan haber verme yarışı yapıyorlardı.

Sonuçta, devletin güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonda Koçero’nun defteri dürüldü.

Yaşadığımız PKK terör örgütünün ilk eylemlerini lokal bir asayişsizlik olarak değerlendiren Turgut Özal’ın bugünkü manzarayı görmesini ve bir değerlendirme yapmasını çok isterdim.

Biliyorum, dün İstanbul’da yaşanan menfur terör olayını görünce; alt dudağını öne doğru çıkartıp küçümsemeyecek, şaşkınlık ifadesi içinde yapanları kınayacaktı:

“-Şiddetle kınıyorum. Milletimizin başı sağ olsun, Yüce Allah’tan şehitlerimize rahmet, yakınlarına sabırlar, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum “diyecekti.

Şimdi de böylesi başsağlığı, sabır, acil şifa dileklerini neredeyse her gün duyarak yaşıyoruz artık...

Siz yılanın başını zamanında ezmezseniz, yeri gelir o sizin canınızı acıdır/yakar.

Türkiye’nin terör belasına bulaşması/ yakalanması sineğin murdar olduğunu bilip, onun içine düştüğü çorbayı kaşıklayan kafalar yüzünden oldu.

“-Bir iki çapulcunun olayı...” değerlendirmesi yapılıp geçiştirilen hain bir girişimin nasıl küresel bir terör eylemine dönüştüğünü de üzüntüler yaşayarak görüyoruz

***

Çağımızda milletler direkt-karşılıklı savaşım öncesi, birbirlerini içlerindeki terör eylemleriyle, sabotajlarla bitirmeyi tercih ediyorlar. Bunun için de öncelikle “satılık beyinli insanlar”ı bulup önce terör yöntemlerine başvuruyorlar.

Ülkemizin Güneydoğu’sunda dış güçlerden de destek görüp yuvalanan terör örgütü PKK ve diğer hainlerin amacı artık gün yüzüne çıkmış bulunuyor.

Büyük Ortadoğu Projesi’ni uygulamaya koyan ABD’nin bu toprakları Müslüman kanı ile yoğurduğu çok acı bir gerçek... Tabii ki, bu projenin bittiği söylenemez. Böyle olduğu için de zamanzaman gündeme düşen ve Türkiye’nin paylaşım hayalini gösteren yeni Sevr haritalarını gerçekleştirme peşine/sevdasına düşen bir Batı var karşımızda şimdi.

Onun için sabotajlar yapıyorlar.

Uzaktan kumandayla bomba yüklü otoları patlatıyorlar.

Türkiye huzursuz olsun, ürksün, sinsin...

Teslim olsun istiyorlar.

***

Yağma yok...

Batı bilmeli ki, Türkiye bir Irak, bir Mısır, Libya ya da Suriye değil.

Kendileri için yeni yaşam alanları yaratmak isteğiyle Ortadoğu coğrafyasına bulaşan, her türlü melaneti terör yoluyla Müslüman dünyasına yaşatan Batı’nın, Türkiye üzerine oynamak istediği oyun 1918’deki gibi kursağında kalacak yine...

Biz biliyoruz, bu kirli oyunda Türkiye halkının birbirine düşürülmek istendiğini...

Böylece bölünmek istendiğini...

Böylece Ermenistan’ın genişlemesinin ve Kürdistan’ın kurulmasının istendiğini...

Biz biliyoruz, Türkiye’nin bu coğrafyada büyüyüp güçlenmesinin Batılı devletlerce İSTENMEDİĞİ...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com