Terörizmin çöreklendiği Ortadoğu’dan gün geçmiyor ki vahşet, katliam haberleri yükselmesin. Dünyaya bakıyorum, bir başka bölge yok böyle... Ortadoğu seçilmiş sanki... Başka türlü düşünmeye açık kapı yok çünkü... Nicedir Müslüman kanı akıtmak için bir tezgah kurulmuş...

Ortadoğu toprakları petrol zengini..

İslamiyet Ortadoğu’da yerleşik...

Huzursuzluk bu coğrafyada...

Kan oluk-oluk burada akıyor... Durduk yerde akmıyor, birileri akıtıyor/akıttırıyor.

İslam dünyasının içinde “mezhep kavgası” hizbini sokan Batı, önce Irak-İran arasında 10 yıl süren bir savaş çıkartıp körüklediler.

Müslüman, Müslüman kardeşinin kanını akıttı/ öldürdü.

Sonraları nerede huzurlu bir İslam ülkesi varsa oraya terörizmi taşıdılar. Batı’nın kabaran “petrol iştahı” Irak’a “demokrasi gelecek” aldatmacasıyla kamufle edilirken yüzbinlerce müslümanın hunharca canına kıyıldı. Yerinden/ yurdundan edildi. Şimdi soralım;

“-Peki Irak’a demokrasi geldi mi?”

Irak’a demokrasi gelmişse bu sabotajlar ve ölümler ne oluyor? “-Irak’a demokrasiyi getireceğiz.” deyip bu ülkeyi perişan edenlere soralım;

“-Bu mu sizin demokratlığınız?”

***

Kim kimi kandırıyor?

Batı’nın Ortadoğu coğrafyasındaki 1918 iştahı bugün yine kabarmış bulunuyor. O nedenle de bu bölgenin iç dünyasındaki İslami bütünlüğü parçalayıp bitirmek için her türlü melaneti tezgahlayan da Batı...

Öncelikle “satılık kişiler” üzerinden “ihanet şebekesi” oluşturan Batı, son dönemde bu maşaları aracılığıyla İslam dünyası üzerinde 1918’in yarım kalan hesabını bağlamaya çalışıyor. Nerede hafif bir kıpırdanma görürse hemen oraya “yangına körükle koşar gibi...” el altından ilgisini gösteriyor.

PKK’nın palazlanması böyle oldu. Önce Suriye’nin himayesinde beslendi. Baktı, görüldü ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti böylesi kuru gürültülere pabuç bırakacak değil, işin yönünü ve boyutunu başka başka uygulamalara çevirdiler.

***

İslam dünyası şimdi topyekün bir var olma ya da yok olma durumuyla karşı-karşıya bulunuyor. Çünkü görünen tablonun bir renk bütünlüğü yok. Herkes ayrı ayrı havaları çalıyor, parsayı da Batı topluyor.

Dışardan bakarsanız sanırsınız ki, İslam dünyası birbirini yiyor, birbirini bitirecek... Doğru... Bir savaş, bir katliam var ne yazık ki: Mezhep kavgası... İslamın kabul etmediği bir kavga... Bu duruma “fitil veren” yani destekleyen, büyümesi için yangına körükle koşan da Batı...

Yani, şimdi gördüğümüz/bildiğimiz terör örgütleri durduk yerde mi boy attılar bu coğrafyada? Bu örgütlerin içyüzü ne? Batı bu örgütlerin neresinde duruyor?

Bir başka soru; PKK terör Örgütü’nün bildik kalaşnikof silahı varken, şimdi bozuka ve diğer ağır silahları nereden buldu/temin etti?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.