Bir bayram sabahıydı…

Cennet Mahallesi’nde ikamet eden annem, sabah kalkar kalkmaz tutuşturdu elime…

Kırmızı bir poşet içerisindeydi…

Ambalajı ise siyah puantiyeli…

***

Elini öptüm,

Bayramını kutladım,

Ve sonra teşekkür ettim.

Ardından büyük bir heyecanla açtım ambalajı…

Gıcır gıcır bir çift ayakkabı…

***

Lacivert desenliydi…

Dikişleri ise süt beyaz…

Belki pahalı bir şey değildi ama mis gibi cennet kokardı.

***

Yeni ayakkabılarımı, lacivert pantolonumun altına giydim.

Öylesine değerli bir hediyeydi ki, yürüyüşümü bile değiştirmişti.

Kirlenmesinler diye, minik adımlarla yürürdüm sokaklarda…

***

Hani iş havasını atmaya gelince,

En kralını atardım.

Soranlara pahalı bir mağazadan aldım derdim.

Halbuki merdiven altı imalatıydı.

***

Her akşam önce siler sonra kutusuna koyardım.

Ertesi sabahta yine tozunu alır, öyle giyerdim.

***

Velhasıl kelam muhterem;

Annem cennetin yolunu tutunca,

Eski bayramlar daöksüzleşti, ben de…

***

O zamanlar ayakkabı kutusundan ayakkabı çıkardı.

Şimdikilerin içinden ise, deste deste para çıkıyor.

Merak ediyorum;

Acaba eski bayramlar mı çok fakirdi;

Yoksa yeni bayramlar mı çok cömert?

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.