Gençlik dönemlerimizin muhteşem şarkıları vardı. Onları icra edenler de muazzam seslerdi… Mesela söz ve müziği Muzaffer İlkar’a ait bir şarkı vardı, hiç unutamadığımız… “Bende aşk tükendi ateşim yanmaz!” diye de başlardı… O ne harika güfte, o ne unutulmaz beste idi!

Trabzonspor’un bugünkü halini görünce ve yaşayınca bu şarkının sözlerini terennüm etmekten kendimi alamıyorum! Evet, ne diyordu büyük san’atçı “diğamızda menkuş kalan” eserlere imza atan Muzaffer İlkar o şarkının birinci dörtlüğünün sözlerinde?

ts-040.jpgBende aşk tükendi, ateşim yanmaz.

Bu ateş küllendi, seni de yakmaz.

Çağırsan faydasız, gelsem de olmaz.

Gelemem meleğim, geç bu sevdadan.

Trabzonspor konusunda artık gına geldi. Sürekli aynı şeyleri tekrarlıyoruz. Artık kimsenin inandırıcılığı kalmadı. Gösterilen çözüm yollarına kimseler aldırmadı. Trabzonspor çaresizlik içinde hep kurtarıcılar aradı! Halbuki Trabzonspor, kendi gibi davrandığı için büyük olmuştu. Başkalarını taklit ederek değil… Hep içinden, hep üreterek, hep sahiplenerek, hep aidiyet duyarak… Bugün birçok Trabzon orijinli teknik adam, futbolcu başka kulüplerde destan yazıyorlar. Trabzonspor ise bildiğiniz gibi…

Bu nedenle merhum gerçek san’atçı Muzaffer İlkar Bey’in şarkı sözlerini bugün ödünç aldım! Çünkü, emin olun artık söyleyecek “söz” bulamıyorum. Trabzonspor’un, başkanı, yönetimi, teknik direktörü ve futbolcuları artık bize söylenecek söz bırakmadılar! Doktor hasta için “Bu saatten sonra ne yerse yesin” diyor. Garip olan şu ki Trabzonspor’un başkanı da gerçek bir tıp doktoru!!!

Baştan söylemiştik. 5 - 6 hafta bekleyelim. Olur ya belki biz yanılmışızdır! Belki bilmediğimiz bir şeyler vardır. Her ne kadar görünen köy gibi olsa da, inanmasak da içimizden bir ses “Yok yahu bu kadar da olmaz. Başkan, teknik kadro, futbolcular bizleri böylesine hüsrana uğratmazlar herhalde…” geçmedi değil…

Heyhat keşke yanılmış olsaydık… Bu nedenle başkalarında “aşk” bende ise “söz” tükendi… Bu hasta çok zor ayağa kalkar… Acı ama belki de kalkamaz!


YANAL’IN SINAVI
Trabzonspor’un ayağa kalkması için tek çare Ersun Yanal’da! Birçok takım çalıştırdı. yanal-003.jpgYanal’ın çalıştırdığı, Fenerbahçe ve milli takımın dışındakiler Trabzonspor’un yanında sönük kalan ekiplerdi. Ama böylesine bir hezimeti hiç yaşamamıştı! Peki, tüm yetki kendisinde olduğu halde, transferi tamamen kendisini yönlendirdiği halde nasıl oluyor da Trabzonspor yerlerde sürünüyor? Onu denedi olmadı, bunu denedi olmadı. Bizzat kendi aldığı adamları yedek kulübesine soktu. Peki şimdi ne olacak? Kendi çıkıp oynama - yacağına göre ve transferde olmayacağına göre çareyi de kendi bulacak! Bir teknik adamlık farkı gösterecek! İyi teknik adam eldeki malzemeden bir şeyler yapan kişidir. Hala bekliyoruz. Bu nedenle Yanal’ın sınavdan çakması demek Trabzonspor’un sınıfta kalması demektir… Her şeye rağmen bu takım Ersun Yanal’ın ekibi olamaz!!!


5 GOL YOLDA…
Konyaspor maçından önce ikaz etmiştim. “4 gol geliyor!” diye… Çünkü, Trabzonspor simetrik olarak Gaziantep’ten bir, Osmanlı’dan 2, Alanya’dan 3 gol yemişti. Bu nedenle Konya maçına dikkat çekmiştim. Neyseki Konya maçında 4 gol yemedi Trabzonspor ve tesadüf eseri kazandı! Ama Karabük’ten 4 yiyince şimdi de “Bu takım, Akhisar ya da Galatasaray’dan 5 yer mi?” diye de düşünmüyor değilim! Hazırlık olun! 5 gol yolda… Ve bu takımın bu gidişle 5 yemesi de bana göre hiç sürpriz olmayacak! Trabzonspor’un düştüğü şu duruma ve neleri düşündüğümüze bakın.


HAKLISIN TERİM HOCAM!
Milli maç arası var ya bu nedenle birkaç günlüğüne kulüpçülük bir yana kondu! Aslında yine kulüpçülük yapılıyor da başkaları üzerinden… Biliyorsunuz başta Arda Turan olmak üzere Burak Yılmaz ve Selçuk İnan gibi çok önemli oyuncular Fatih Terim tarafından milli takım kadrosuna yine alınmadılar! Tek seçici olduğundan kimsenin karışma imkanı yok!

Gerekçesi ne olursa olsun Fatih Terim haklıdır! Hiçbir teknik adam kendi terim-001.jpgsonunu hazırlamaz! Başkalarını bırakın Arda, Burak ve Selçuk gibi 3 önemli oyuncuyu kadroya almamak büyük cesaret işidir! Ya da büyük kumar!!!

Bu nedenle şuan için Terim haklıdır! Sadece ve sadece milli maçların oynanıp tamamlanmasına kadar!!! Eğer istediği sonuçlar alınmışsa sorun yok! Ama ya alınmamışsa? O zaman kıyamet kopacak! Ve bunu da kimse engelleyemez! Ya bu millet Fatih Terim’e “fiyasko” diyecek, ya da Fatih Terim herkese bir ders verecek… Kim ne derse desin, Terim’in kafasında başka hesaplar yoksa inanılmaz bir riske girdi derim. Ve düşünüyorum: Bir teknik adam böylesine hayati bir konuda neden böyle bir adım atar?
 

SOĞUK BU KADAR MI ISITIR?
Zaman zaman sinemaya değindiğimi sürekli okurlarım bilirler! “Hayal perdesi” insanın gerçeklerden kaçmasına neden olsa da büyülü bir alan… ABD ve birçok ülke bu alanı kültürel emperyalizm için son derece etkili kullanıyor. Bizde sinema hep küçümsenir. Bunun nedenlerini yazacak değilim. Çok abuk filmler çekildiği gibi elle tutulur, filmlerimiz de kotarılmıyor değil…

soguk-001.jpgSinema merakım yüzünden bugün Kalandar Soğuğu filmine ait birkaç kelime edeceğim: Öncelikle şunu söylemeliyim. Soğuk insanı bu kadar mı ısıtır? Evet, evet siz hiç soğukta ve açık havada ısındınız mı? O yıllarca gıpta ile izlediğimiz filmlerdeki atmosferi, müzik yerine muazzam doğa efektlerini, rüzgarın sesini, yağmurun çisesini, derin karın bembeyaz sessizliğini hiç bu kadar içten hissettiniz mi? Muhteşem görüntüler, Trabzon Dağları’nın inanılmaz güzelliği ve vahşiliği eşliğinde yansıtılan o soğuk ortamda koltuklarınıza yapışıp, filmin süresi uzun diyenlere inat “ Hiç bitmesin” dediğiniz oldu mu?

Olmadıysa gidin ve Kalandar Soğuğu filmini izleyin! Vizyondan kalkmadan izleyin! Çünkü böyle bir filmi bir daha asla göremeyebilirsiniz! Gidin izleyin! Mustafa Kara’nın yönetip, senaryosunu Bilal Sert’le birlikte çektiği görüntülerini Cevahir Şahin ile Kürşat Üresin’in birlikte yazdığı bu inanılmaz filmi izleyin. Kaçırmayın, Haydar Şişman ve Nuray Yeşilaraz’ın muhteşem oyunculuklarını, Hanife Kara, İbrahim Kuvvet ve Temel Kara’yı izleyin…

Yoksulluk, çaresizlik, olmayacak umutlar peşinde koşmak Karadeniz’in ve özellikle Trabzon’un dağ köylerinde rastlanmadık olaylar değildir. Bunlar sadece ülkenin başka yerlerinde yok! İşte o atmosferi bazen gülerek, bazen ağlayarak ve içiniz sızlayarak gerçekçi bir mekanda aynen olmuş gibi gidip izleyin…

Haa film Türkiye’nin Oscar adayı olmuş… Kazanır, kazanmaz umurumda değil ama, benim için tüm Oscarları aldı bile… Emeği geçenleri can-ı gönülden kutlarım!

 

KOMİK TRT!
TRT’nin özet maç yayınlarında inanılmaz uygulama var! Kurum, salı günleri Şampiyonlar Ligi maçlarını naklen yayınlıyor. Çarşamba günkü maçları ise banttan ya tamamı, ya da özet olarak tekrar yayına veri - yor! Tuhaf olanı ise naklen yayın - ladığı veya diğer yayıncı kuruluştan alıp yayına verdiği özetleri verirken ekranda bazı reklam panolarını buzluyor!!! İnanamadım! Ayrıca bizzat kendisinin naklen yayınladığı maçın özetini bile verirken aynı uygulama - yı yapıyor! Meğer buzlanan reklam - lar bira reklamı imiş! Böyle bir saç - malık olur mu? Veya TRT’nin bunu yapmaya hakkı var mı? Amaaan, sorduğun soruya bakın! “ Burası Türkiye… Her şey olur ” desenize!


ABD’DE KİM KAZANIR?
Dedik ya milli maç arası var… Trabzonspor’un konuşulacak hali kalmadı. Biraz dünyaya açılalım. Malum, dünyanın uzatmalı jandarması ABD’de önümüzde seçimler var. Yeni başkan seçilecek. “Demokrat mı, Cumhuriyetçi mi? Clinton mu, Trump mı? Hangisi başa gelirse dünyanın şeklini değiştirecek? Dünya elips şeklinden ovala mı dönecek? Yoksa tam yuvarlak mı olacak?” gibi ipe sapa gelmez abuk sorular ve abuk cevaplar… Küçümsediğimden değil. Biliyorum ki ne olursa olsun ABD dünyanın en güçlü ülkesidir! Bunu ya silah zoruyla, ya da siyasal güçle, ya da kültürel yolla, yani bir şekilde yerine getiriyor! Şimdi de bizim güneyimizde Suriye - Irak sınırlarında dolaşmıyor mu? Canım sıkılıyor ama, “Bindik bir alamete gideyoz kıyamete…” Sevgili dostlar: ABD’de kim kazanırsa kazansın genel politikaları asla değişmez. Ama asla… Çünkü ABD’yi başkanlar yönetmiyor ki! ABD’nin derin devleti yönetiyor onları… Artık ister derin dev - let, ister Neoconlar deyin işte onlar yönetiyor koca ülkeyi… Bu nedenle kim başkan olursa olsun ABD’nin emperyalist düşünceleri hiç değişmedi ve değişmeyecek… Önemli olan ABD’ye karşı bizim veya devlet geleneği olan ülkelerin ne yaptı - ğı ve ne yapacağıdır. Gerisi teferru - attır vesselam…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.