Birkaç ay önce Karadenizin Sesi Gazetesi’nin yeni sahibi Gökhan Saral ile Ankara’daki ofisinde bir araya gelmiştik. Gazeteyi yeni satın aldığı zamanlardı. Gazeteye dair bana söylediği ilk cümle “Bu gazeteyi bölgenin en çok okunan gazetesi yapacağım” olmuştu. Çok iddialıydı.

İş hayatındaki başarısı herkesin malumu olan Gökhan Saral, medya dünyasına da nur topu gibi bir başarı öyküsü kazandırmak istiyordu.

İtiraf etmekte fayda var: Gökhan Saral’ın devraldığı gazetenin o zamanki durumu pek iç açıcı değildi. Aşırı dozajda ‘subjektif gazete’ algısı oluşturmuştu okuyucuda.

Buna rağmen kendinden emindi Gökhan Bey.

“Çok sürpriz ve kaliteli bir ismi Genel Yayın Yönetmenliğine getireceğim” diye somutlaştırıyordu iddiasını. “Çaycısından müdürüne kadar işini en iyi yapanlardan oluşan bir kadro kuracağım” diye devam ediyordu.

Yol haritasını çizmiş, stratejisini belirlemişti bile.

Bu kararlılığı, özgüveni ve meseleye yaklaşımdaki profesyonelliği gazetenin geleceğine dair umutlarımı ziyadesiyle artırmıştı. Bu yüzden hemen orada yapmış olduğu köşe yazarlığı teklifini kabul ettim.

Akabinde gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği için deneyimli gazeteci Tekin Atay ile anlaşıldığını öğrendim. Tıpkı Gökhan Saral’ın söylediği gibi çok sürpriz ve kaliteli bir isimdi Atay…

Sonra gazeteyi istenilen düzeye çıkarmak adına hummalı bir çalışma başlatıldı. Yerel şartlarda olabildiğince profesyonel bir kadro oluşturmak öncelikli hedefti. Daha sonraki hedef gazeteye dair okuyucunun kafasındaki menfi algıyı yıkmaktı. Bunun en önemli yolu doğru, tarafsız, cesur gazetecilik anlayışı ve son derece modern dizayn edilmiş bir gazeteyi okuyucu ile buluşturmaktan geçiyordu.

İlk aşama yani profesyonel kadro oluşturma süreci kalifiye eleman sıkıntısına rağmen başarı ile tamamlandı.

İkinci aşama olan doğru, tarafsız ve cesur gazetecilik anlayışının en güzel örnekleri bu süreçte sergilendi.

Ben de bu sürece her Çarşamba ve Cumartesi genel siyaset içerikli köşe yazılarımla katkıda bulunmaya çalıştım. Bir yığın yazı yazdım. Bu köşeyi takip edenler iyi bilir, yazılarımın bazıları çok ekstrem görüşler barındırıyordu. Ama ne patron Gökhan Saral ne de Genel Yayın yönetmeni Tekin Atay tarafından bırakın müdahaleyi sansürü, tek bir uyarı bile almadım.

Bu durum Karadenizin Sesi’nin  ‘herkesin gazetesi’ olması adına ne kadar doğru bir anlayış ile idare edildiğinin en önemli göstergesidir.

Üçüncü ve son aşama ise modern dizayn edilmiş bir gazete oluşturabilmekti. Yani gazeteyi yepyeni bir yüzle okuyucu ile buluşturabilmekti. Aylardır üzerinde çalışıldığına şahidim. Ama sonunda başarıldı. Bir 29 Ekim günü Karadenizin Sesi yeni yüzüyle okuyucu ile buluşturuldu.

Anlayacağınız bu çetin yolun son durağı da başarılı bir şekilde geçildi.

Yani aylar önce Gökhan Saral’ın hedeflediği noktaya ulaşılmasının önünde artık hiçbir engel kalmamış oldu.

Karadenizin Sesi Gazetesi bundan böyle yeni yüzü, profesyonel kadrosu, tarafsız ve cesur gazetecilik anlayışı ile dünden daha azimli ve inançlı bir şekilde zirve mücadelesini sürdürecektir.

Ve göreceksiniz ki Gökhan Saral’ın liderliğinde, Tekin Atay’ın yönetimindeki Karadenizin Sesi, şaşkın ve gıpta dolu bakışlar eşliğinde zirveye çıkacak ve orada tutunmasını bilecektir.

İzleyin ve görün…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.