Evet, Trabzonspor adına biri veya birileri sizi çok fena kandırıyor! Ama bunun veya bunların kim oldukları konusunda farklı düşüncelerim var! Başkan Muharrem Usta mı kandırıyor, yönetim mi? Yoksa Ersun Yanal mı? Durun, durun belki de sizi kandıran futbolculardır! Yoksa menajerler mi? Belki de gavurcası skaut ekibi denilen “izleme komitesi”dir! Ne dersiniz? Ama bildiğim tek gerçek var ki sizleri kandırmayan tek kişi benim! Sizlere hiç yalan söylemedim, hata yapmış olabilirim ama kasıtlı yazmadım ve sizi asla aldatmadım! Ne demişsem o… Kandırılıyorsunuz ama sizi kandıran ben değilim!

Bu takımın kuruluş felsefesi yanlış… Bunu ilk ciddi hazırlık maçı olan Bursaspor karşısında gördüm ve sizleri uyarmaya çalıştım. Sadece tepki gördüm o kadar… Bu gün keşke yanılmış olsaydım, keşke Trabzonspor iyi oynayıp kazansaydı… Keşke, keşke, keşke… Ama mal meydanda… Dene ve yanıl… Bir kere daha dene yine yanıl… Gelecek hafta yeni bir deneme daha yapılacak ve yine hüsran olacak… Çünkü köy görünüyor! Ama denemeyi kim yapar onu bilemem işte!!! Çünkü bu gidiş, gidiş değil…

Fakat yine de bir teselli bulunabilir!!! Mesela tüm suçu yerli oyunculara yıkıp işin içinden çıkılabilir! Hemen başlansa iyi olur! “Onazi’yi kim almış, Castillo’yu kim beğenmiş, Bero ne oynar, İbanez neden tek düzgün orta atamaz, Suk renk körü mü ki kaleyi bir türlü tutturamaz?” Önemsiz sorular! Yarının günah keçisi bellidir. Mustafa Yumlu, Onur, Aytaç; hangi akla ziyan kararla oyundan çıkarılıp yerine Okay’in girdiği Mehmet Ekici… Hatta oynamayan Zeki ile Mustafa Akbaş suçludurlar!

Tabii ben şunu da anlamakta zorluk çekerim hep! Kendi ülkelerindeki takımlarında veya milli takımlarında çok iyi oyunlar çıkaran bu yabancılar Trabzon’a gelince neden süt dökmüş kediye dönerler? Nasıl? Bunlar gerçekten o anlatılan oyuncular mı, yoksa imitasyonları mı? Eğer sahteleri değilse ortada daha büyük bir sorun var demektir! Bu oyuncular oynatılamıyorlar!!! Aslında fark etmez, her iki halde de Trabzonspor’un durumu felaket… Ya oyuncular çok kötüler, ya da bir arada oynamayı beceremiyorlar! Onu da ben yapacak değilim herhalde…

Elbette şimdi bekliyorsunuz ki bu adam maça ne zaman dönecek? Hayır dönmeyeceğim! Maç yazmayacağım! Ta ki bana birileri nasıl oluyor da 6 kez rakip kaleci ile karşı karşıya kalıp da bir türlü 3 direk arasını bulamayan Trabzonsporlu oyunculara karşılık, tek atakla 3 gol atan Alanyaspor gerçeğini anlatıp, beni ikna edinceye kadar!

Ama durun, iyi bir haberim de var! Belki teselliniz olur!!! Trabzonspor ligin en istikrarlı takımı!!! Evet, evet şaşırmayınız, şaka değil, gerçek… Gaziantep’ten tek gol, Osmanlı’dan 2 gol ve Alanya’dan da 3 gol yiyerek simetrik olarak böylesine istikrarı kim yakalayabilir? Kötü haber, Trabzonspor, Konya’dan 4 yemezse istikrarı bozulacak! Tüh!

Yok, hakemi unutmadım. Adı Halil Umut’du ama büyükler böyle kararlar karşısında onu çiğ çiğ yerler!!! Ya gözlerinde çok önemli sorunlar var, ya işi bilmiyor, ya da kasıtlı idi!!! “Kasıt” kısmını atıyorum, çünkü bu kadar genç bir hakem geleceğini riske etmez! Etmemesi lazım! Elbette yine de Mustafa Yumlu’ya yapılan ve dünyanın her yerinde net bir penaltı olan düdüğünü neden çalmadığını merak eder dururum! Şundan: O pozisyondan önce tam 2 kez olmayan hentbolu ve bir kez de olmayan bir faul kararını aynı hakem çalmıştı! Eee, o zaman ne dememiz gerek?

Hakem işin bahanesi değil elbette… Sıkıntı daha büyük ve öyle kolay kolay da halledilecek gibi değil! Palyatif tedbirler için de zamanı değil ama mutlak surette bir şeyler yapmak lazım… Yoksa geçen sezonu bile ararız. Hem de mumla… Benimki tespittir. Sadece uyarır ve yazarım. Şimdiye kadar pek yanılmadım da!!!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com