Ülkemiz ve dünyadaki pek çok ülke terörle mücadele ediyor. Bu konuda çok büyük bedeller ödedik. Güçlü bir ülke olmak istiyorsanız, büyük hedefleriniz varsa veya olma ihtimaliniz varsa zaten kimsenin sizi başıboş bırakma niyeti de olmayacaktır.

   Yukarıda belirttiklerimiz daha çok terörün oluşumuna etki eden dış faktörler. Bir toplumunda (devlette) karmaşa olmaması, istikrarın sağlanması, insanların bir arada huzur içinde yaşaması için yapılması gereklerin zamanında ve yeterince yapması da önemli tabi.

    Değişen dünya ve değişen insanla birlikte devletlerden insanların beklentileri de zaman içersinde değişiyor. Eskiden bir kralın her dediğinin sorgulanmadan yapıldığı devlet yapılarından şimdi algı yönetimine muhatap olsa da daha fazla sorgulayan bir nesil var. Elbette böyle bir kitleyi yönetmek geçmişten daha zor…

   İnsanları bir arada tutmanın formülleri de değişmekte. Geçmişte işe yarayan yöntemlerin bugün de her durumda işe yaramasını beklemek hayalcilik olabilir.

   Kanaatimce, bir devlet çatısı altında yaşayan insanları bir arada tutmak için o insanların kardeş olmasına, bir olmasına, akraba olmasına, herkesin aynı inancı tamamen paylaşmasına gerek yok. Önemli olan BİRLİK OLMAK… Yani ‘bir’lerin yan yana gelmesi. Bir olmak daha çok herkesin aynı fikirde olmasını çağrıştırıyor. Ancak birlik olmanın daha bir katılımcı mesajlar içerdiğini düşünüyorum.

   Ülke içinde var olan ve zaman zaman ortaya çıkan farklılık temelli olumsuzluklara bakıp , “Bu işin sonu yok, bu kadar farklılık olmaz” dememek lazım. İnsanoğlunun olduğu ve düşünebildiği her durumda farklılıkların olması çok normaldir. Zira parmak izlerine kadar ayrı yaratılan bir canlının, hemcinsleriyle her konuda aynı düşünmesi mümkün değildir. Eğer aynı düşünüyorsa esas sorun orada var demektir.

    Sabretmek pasif bir eylem değildir aslında. Kaldı ki  “Yaratan” ilahi kitabında sabrı tavsiye etmektedir. Bunun için zor günlerde de sabırlı olmak gerekiyor.

    Birlikte yaşamak zorunda olan bizler yani Anadolu’yu kendisine çatı yapan insanlar birbirimize önce sabretmeyi daha iyi kavramamız lazım. Sabretmenin, hem muhatabımızın hem de kendi iyiliğimiz için olmazsa olmaz olduğunu kabul etmemiz lazım. Hiçbir zaman birbirinin aynı fikirlere sahip bir insan topluluğun olmadığını ve (Allah bilir) olmayacağını kabul etmemiz lazım.

   Türkiye devletinin mevcut yapısı mozaiğe veya başka neye benzetilirse benzetilsin. Bu ülkeyi yurt bellemiş herkesin çok kıymetli insanlar olduğunu hissetmek lazım. Farklılıkları hoş gören değil (zira hoş görmek bile hâkim bir gücün başkalarına bir toleransı olarak kabul edilebilir) farklılıkları devletin kurucu unsuru kabul eden bir düşünce yapısı devletin bekası yani insanın bekasına daha fazla hizmet edecektir.

   Maksadımızın felsefe gayreti içeren mülahazalardan çok gerçekçi işe yarar düşünce ifade etmek olduğunu belirtmek isterim.

   Dünyada var olan devlet yapılarına ve insan yapılarına bakıp kendi özgün yolumuzu bulmamız lazım. İnsanın onuruna yaraşır, sağlam güçlü bir devlet için herkesin katkısı önemli. Herkesin katkı sunma konusunda bile aynı düşünmek zorunda olmadığını da kabul edip, herkesin düşüncesi ve yeteneği ölçüsünde devletin bekasına katkı sunmasını sağlamaya çalışmanın en ideal yol olduğunu düşünüyorum. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.