Bize Her Yer Trabzon Mu?

Röportaj: Meryem AKGÜN - KTÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bayram Sevinç, ‘Bize Her Yer Trabzon’ sloganını sosyolojik açıdan değerlendirdi ve sloganın çıkış noktasının gurbete göçen insanların aidiyet duygusu olduğunu söyledi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bayram Sevinç ile ‘Bize Her Yer Trabzon’ sloganının sosyolojik açıdan çıkış noktasını konuştuk. Sevinç,“Bize Her Yer Trabzon, sloganın çıkış noktası göçtür. Trabzon’un yüzyıllık tarihi, liman şehri olması göç tarafından zedelenmiştir. Fiziken uzaktasınız ve bağ kurabilmenizin en kolay yolu bu açıdan Trabzonspor oluyor” dedi.

SEVİNÇ’İN SORULARIMIZA VERDİĞİ CEVAPLAR ŞÖYLE:
Soru: Sosyolojik açıdan Trabzon nasıl bir şehir?
Cevap:
“Trabzon’un geçmişinden gelen yönüyle bireysel özgüveni bir araya getirdiğimizde ortaya çıkan sonuç, kentin sosyolojik yapısını ortaya koyuyor. Bazı kentlerin imgesi ile kendisi arasında açık bir boşluk oluyor. Trabzon bu anlamda hem dezavantajlı hem de avantajlı konumda. Trabzon, 1900’lü yıllarına baktığımızda kültürel anlamda inanılmaz çeşitliliği olan bir şehirdi. Fakat yakın dönemde iktisadi koşulların getirdiği nüfusun başka yerlere gitme zorunluluğu gibi kan kaybettiren durumlar oldu. Olmasaydı o canlılık ve çeşitlilik sürerdi. Bu anlamda geçmişini bilmeyen Trabzon’u kafasında bir yere koyamıyor. Trabzonlu olup şehir dışında yaşayan ve önemli işlere imza atan çok kişi var. Trabzon çok göç veren bir şehir ama göçünün şöyle bir özelliği var, kim nereye giderse gitsin mutlaka Trabzon’la bağını devam ettiriyor. Bazı şehirlerde bir kez göç edildi mi bir daha oraya dönülmez. Ama iş Trabzonlu olunca değişiyor. Mutlaka Trabzon’a dönüyor. ‘Bize her yer Trabzon’ sloganın çıkış nedeni bu aidiyet duygusu zaten.”

Soru: Trabzonlu göç ettiği yerde hangi duygularla hareket ediyor?
Cevap:
“Buradan göç ettiğinizde ya sahip olduğunuz kültürü de beraberinizde götürüp yaşatacaksınız ya da bağınızı koparacaksınız. Bağını koparmak insan için radikal bir karardır ama ihtimaller dahilindedir. Trabzonlu bağını koparmadığı gibi uzakta olduğu için bağını kurması gerekiyor. Peki, bu bağı nasıl kuracaksınız? Bağ kurmaya sıra geldiğinde ‘Bize her yer Trabzon’ sloganı işte bireyin özgüvenini işaret ediyor. ‘Ben her yerde Trabzonluyum’ diyor. Yapılan anketlerde ortaya çıkan sonuç ‘Yer, mekan fark etmez biz gittiğimiz her yerde Trabzonlu gibi yaşarız.’ Bu bireysel anlamda özgüveni ifade ediyor. Zaten Trabzon’un her zaman ön cephede olma, siper olma gibi vasfı var. Bunun bir de kültürel boyutu var. Her yerde Trabzon’u yaşama özgüveni anlamına geliyor. Eğer bu olmasa göç dediğimiz olgu zaten kültürü eriten bir şeydir. Kültürü ‘Biz’ dediğiniz insanlarla yaşarsınız. Trabzonlu kaybolma ihtimaline karşı kültürüyle bir bağ kurmuştur, bu bağ da en kolay şekliye Trabzonspor’dur.”

Soru: Aidiyet duygusunu ve sahip olduğun kültürü yaşatmanın en kolay yolu Trabzonspor mu oluyor?
Cevap:
“Göç edip gittiğinizde fiziksel bağlantı yok. 20-30 yıl gelemeyenler var. Bu fiziksel bağlantı yerine size memleketinize bağlayacak en doğrudan ve en maliyetsiz yolu bulmanız gerekiyor. Bu da Trabzonspor’un maçını izlemektir ya da maçına gidebilmektir. Trabzonspor diyelim ki Barcelona ile oynadı. Trabzonlu hemen Barcelona üzerinden kendi kültürünü konuşabiliyor. ‘Ben bu şiveyle her yerde konuşabilirim, her yerde hamsi pişirebilirim, her yerde kara lastik giyebilirim’ özgüveni vardır. Trabzonlu gittiği mekâna kendini uydurmuyor aksine kültürel özgüvenini ortaya koyuyor. Bir göçmenin zihnindeki en büyük tehlike en büyük korkusu erimektir. ‘Bize her yer Trabzon’ sloganın çıkış noktası göçtür. Trabzon’un yüzyıllık tarihi, liman şehri olması göç tarafından zedelenmiştir. Fiziken uzaktasınız ve bağ kurabilmenizin en kolay yolu bu açıdan Trabzonspor oluyor.”


 

Soru: Sosyolojik açıdan bu şehrin her şeyi olmuş Trabzonspor aslında sadece bir spor diyebilir miyiz?
Cevap:
“İstanbul’da padişahlık varken burada şehzadeler kentiydi. Taraftarın söylediği yine sloganik bir cümle var ‘Trabzonsporlu olmak size verilen üç seçenekten dördüncüsünü seçmektir’ diyor. İstanbul’a karşı bir direnç odağı görüyor. Geçmişten gelen Trabzon’un siyasal da bir özgüveni vardır. Anadolu’yu temsil etme meselesi de vardır. Trabzonspor’un geçmiş dönemlerinde Anadolu’nun farklı farklı şehirlerinden futbolcular toplanırdı ve bu takımda oynardı. Trabzonspor Anadolu’nun sesiydi. Trabzonspor’a yüklenen anlam bu anlamda sadece sportif anlam değildir. Spor bir sonuçtur. Trabzon’da ki sporun bir değeri vardır ve semboliktir. Şehir zaman içinde ekonomik açıdan zayıflayınca şehrin sesini duyurabileceği alanlara ihtiyacı daha da artmıştır. Trabzon sesini en kolay spor üzerinden yükseltmiştir. Sırf holigan olmak için futbol maçında ses yükseltilmez. İşsiz gençlerin çığlığıdır aslında. Trabzonspor ve Trabzon’un en büyük sorunu budur. Şehrin bütün sorunsalları Trabzonspor üzerinden ifade edilmiştir ve yine çözüm Trabzonspor üzerinden aranmıştır. Bu sebepten bu şehir bu takımla özdeşleşmiştir.”

Soru: ‘Şehrin sorunlarının ve çözümlerinin ifade edildiği yer Trabzonspor’dur’ dediniz, bunu biraz daha açar mısınız?
Cevap:
 "Taraftarlık ve aidiyet bakidir. Onu ifade etme tarzınız yaşadığınız sorunlara göre değişir. Eğer orta sınıfı genişletirseniz, insanlar biraz rahat nefes alırsa ifade ediş tarzı değişecektir. Mesela en sık dile getirilen ‘Adaletsizlik’ kavramıdır. Ama bu sadece sporsal adaletsizlik değildir. Bu ekonomik açıdan da adaletsizliğin tepkisidir. Gençlerin başka sorunlarını da adaletsizlik üzerinde özetleyip söylemesidir. Sadece şampiyonluk değildir. Sporun bu şehrin kültürünü yaşatmada en etkin rol alma nedeni budur. Bağ kurmanın en kolay yolu spor olmuştur. Taraftar hataları olabilir ama işin bu boyutuna da bakmak gerekir.” Soru: Şehrin Trabzonspor’a yüklediği birçok anlam var, bu nedenle olsa gerek özeleştiri açısından özellikle maçlarda zaman zaman taşkınlık yapılsa da şehrin genel kanaati kızmıyor. Bunun nedeni nedir? Cevap: Şehrin tamamının Trabzonspor’la ifade edildiği düşünülüyor. Trabzon’un son yıllarında sosyolojik, ekonomik olumsuz kısımları var. Şehrin kendini ifade edebilecek, sanayisi, turizmi, ticareti yok. İnsanların kafası hep Trabzonspor’la alakalıdır. Sanki şehirde herkes aynıymış gibi. Tamirci çırağından başkanına kadar herkes tek bir kategoriye indirgeniyor ve tek bir etiket yapılıyor. Bunlar zihnin kaçtığı kolaycılıktır. Şehrin kendini spor üzerinden ifade etme zorunluluğu kullanılıyor. Şehir kendini sporla ifade ettiği için o zaman herkes böyle düşünüyordur, manası çıkarılmamalıdır. Trabzon’un bunu kırması gerekiyor. Eğer spor dışında kendini ifade edebileceği bir alan olursa şehir o alanlar üzerinden değerlendirilir. Öfkeyi kavram üzerinden okumamız gerekiyor. Ortaya konulan holiganik davranışlar adaletsizlik üzerinden değerlendirilmelidir.”

Soru: ‘Bize her yer Trabzon’ sloganın içi sadece sporla değil de turizm, ticaret, sanayi gibi kavramlarla doldurulduğunda olaylar karşısında ifade biçimimiz değişir mi?
Cevap:
“2011 yılında Japonya’da nükleer santralde yaşanan sıkıntıda kendisine mikrofon uzatılan bir kişi derdini anlatırken şu ifadeleri kullanıyor: ‘Çernobil’den kaçtık geldik, burada da bizi buldu. Bize her yer Trabzon diyorum başka bir şey demiyorum’ diyor. Oradan buraya kendisini sloganla bağlaması karşısında anladık ki tek ifade ediliş kanalı bu. Burada bir maç yok, nükleer santralden bahsediyor. Hacca giden ‘Bize her yer Trabzon’ kaşkolü açıyor. Tanrıya ne gibi bir mesaj verebilirsin ki? Demek ki burada dert başka... Bu sloganla vatandaş şunu diyor ‘Biz coğrafi olarak kopmak zorunda kaldık.’ Bu kopuşun çözümünü bu sloganda aradılar. Bu kültürel özgüveni sosyo-ekonomik kalkınmaya dönüştürmemiz lazım. Göçü engellemeliyiz, insanlarımız burada kalmalı. Farklı kanallar açarsak Trabzonspor’a aidiyet duygusu baki kalacaktır ama ifadeler değişecektir. Kültürün ayakta kalma stratejisidir.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com