04 Eylül 2012 Salı 10:01
Çaysiyad’dan Kaçak Çay Gerçeği

Çay Sanayicisi ve İşadamları Derneği (ÇAYSİAD) Başkanı Rahmi  Üstün, yazısında, çay sanayicileri olarak kaçak çay konusuna 10 yıl önce dikkati çektiklerini ve raporlarla bunu ilgililere ilettiklerini belirtti. Üstün, 10 yıl önce ülkeye çeşitli yollarla sokulan yıllık 40-50 bin ton civarındaki kaçak çay miktarının, o dönemdeki uğraşları sonucu biraz azaldığını ifade ederek, "Ancak daha sonraki yıllarda hızla artarak bugün tahmini olarak 70-80 bin ton civarına yükselmiştir. Bunun anlamı, terör örgütünün bundan milyonlarca dolar kazanç sağlaması, zor şartlar altında üretim yapan Doğu Karadeniz çay üreticisi ile sanayicisinin yok olmaya doğru hızla sürüklenmesidir. Devletin kaybı ise gümrük vergilerinden dolayı 100 milyon doların üzerindedir. Biz bu kaçakçılığın akaryakıt ve sigarada yapılanlardan hiç de aşağıda olmadığını rakamlarla yetkililere bildirmişiz. Türkiye için her bakımdan hayati önem taşıyan bu konunun önemini kamuoyuna anlatıp, yetkili ve ilgilileri harekete geçirmede sıkıntı çektiğimiz bir dönemde, zatıalinizin gerçekleri yüksek perdeden dile getirip, tepkisini koyan davranışınız, ülkesini seven, bunun için çaba gösterirken haksız rekabet ile karşı karşıya kalıp zor durumda olanlara cesaret ve güç vermiştir” dedi.

KAÇAK ÇAY ORANI ARTIYOR

Çayın yurda girişine yönelik açıklamalarda da bulunan Üstün, “10 yıl önce yılda 40-50 bin ton civarında olan çeşitli yollarla ülkemize sokulan kaçak çay miktarı, o dönemdeki uğraşlarımız sonucu biraz azalmıştır. Ancak daha sonraki yıllarda hızla artarak bugün tahmini olarak 70-80 bin ton civarında yükselmiştir. Bunun anlamı, terör örgütünün bundan milyonlarca dolar kazanç sağlaması, zor şartlar altında üretim yapan Doğu Karadeniz çay üreticisi ile sanayicisinin yok olmaya doğru hızla sürüklenmesidir. Devletin kaybı ise gümrük vergilerinden dolayı 100 milyon doların üzerindedir. Biz bu kaçakçılığın akaryakıt ve sigarada yapılanlardan hiç de aşağıda olmadığını rakamlarla yetkililere bildirmişiz” dedi.

TÜRKİYE’DE KAÇAK ÇAY RAPORU

Üstün yayınladığı kaçak çay raporunda detaylı bilgiler verirken, bu konuda çarpıcı örnekler de sundu. Üstün, “Türkiye, yaklaşık 767 bin dekar alanda 203 bin üreticisi ile Dünya çay üretiminde beşinci sırada yer almaktadır. Sektörde Çaykur’a ait 46, özel sektöre ait 230 civarındaki irili-ufaklı yaş çay işleme fabrikası mevcut olup, bunların günlük işleme kapasiteleri 15 bin ton civarındadır.

Türkiye’nin normal şartlarda kuru çay üretimi 230 bin ton dolayında gerçekleşmektedir.

Dünya tüketiminde 5’inci sırada bulunan ülkemizde yılda tüketilen çay miktarı da ortalama 200 bin ton olarak belirlenmiştir. Üretim ile tüketim arasında yaklaşık 30 bin tonluk bir fazlalık bulunmaktadır.

Türkiye’de tüketim fazlası bulunmasına rağmen, 2002 yılına kadar yılda 50 bin ton civarında yabancı menşeli çay çeşitli yollardan kaçak olarak ülkemize sokulmakta idi. Bu miktar daha sonra alınan tedbirlerle 2005 yılı başına kadar yılda 25 bin ton civarına kadar indirilebilmiştir. Ancak, 2005 yılı başından itibaren ülkemize giren yabancı kaçak çay miktarında tekrar büyük bir artış görülmeye başlanmıştır. Bu miktarın son yıllarda 70-80 bin tona kadar çıktığı piyasa şartlarında tahmin edilmektedir. Ülkemize dışarıdan kuru çay;  İthalat yoluyla, sınır ticareti şekliyle, yolcu beraberinde zati eşya muafiyeti kapsamında, dahilde işleme rejimi çerçevesinde, rkaçak yollarla girebilmektedir. İran ve Seylan menşeli bu çaylar Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’ndeki sınır kapılarının yanı sıra, başta Mersin ve İskenderun olmak üzere limanlardan ülkemize sokulmaktadır” diye konuştu.

SADECE ÜRETEN KAYBETMİYOR

Üstün sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınır kapılarından başka maddeler adı altında evrak üzerinde tahrifat yapmak suretiyle veya yolcu beraberindeki eşya kapsamında aşırıya kaçacak şekilde çay girişi yapılmaktadır. Normal ithalatta çaydan yüzde 145 oranında vergi ve fon alınmaktadır. Bu vergi ve fon asgari tahsili normal olarak dış alımlarda çayın kilosunun değeri 2 dolar olarak kabul edilmekte vergi ve fon bunun üzerinde alınmakta idi. Ancak, son günlerde, kapılarda değişik bir uygulama yapılmaktadır. İthal edilen çayın fatura değeri beyannamede kilo başına 50 cent olarak gösterilip, bunun üzerinden vergi ve fon tahsili yapılmaktadır. Bu durum Devletin 40 bin ton kaçak yolla giren ithal çayda yaklaşık 120 milyon dolara yakın vergi kaybı anlamına gelmektedir. Bu kaçakçılık büyük oranda terör örgütü tarafından organize edilmekte ve kendine kaynak yaratmaktadır.  Ayrıca çiftçinin ve sanayicinin de kayıpları söz konusudur. Kaçak yollarla giren her 1 kg. kuru çaya karşılık çiftçi 5 kg. yaş çay satamaz duruma gelmekte, veya satsa bile parasını alamama gibi bir durumla karşılaşmaktadır. 40 bin ton kaçak çay girdiğinde; çiftçinin 200 bin ton yaş çayına karşılık gelen 130 milyon YTL kaybı söz konusudur.  Sanayicinin de kayıpları vardır. Sanayici 200 bin ton yaş çayı alıp işleyemeyecek, bu yaş çaydan üreteceği 40 bin ton kuru çayı üretmediği için satamayacak, işletmeler kapanacak, 5 bin  kişi civarında işçi işten çıkarılacak, kapasite kullanımı düşecek. Ülkemizin 130 milyon dolar gibi bir kaybı söz konusu olacak demektir.  Bunlara sebep olan çayları kaçak olarak getirenlerde dışarıya 1 Kg çay için yaklaşık 1 dolar gibi bir ücret ödediği düşünülürse, 40 milyon dolara yakın bir parada bu şekilde yurt dışına gitmektedir” diye açıkladı.

ÇAY ÜST KURULU OLUŞTURULMALI

Çay üst kurulunun mutlaka oluşturulması gerektiğini de hatırlatan Üstün, “2 dolar beyan mecburiyetinden vazgeçilmesi daha düşük fiyatlı kalitesiz çayların ithalatını teşvik etmektedir. Bu durum tüketiciyi kalitesiz çay içmeye ülkeyi de döviz kaybına uğratmaktadır. Bunun engellenebilmesi için Çay üst kurulunun oluşturulması  gerekmektedir. Ülkemize çeşitli yollarla sokulan, kalitesizliğinin yanında insan sağlığı açısından da tehlikeli olan bu çaylarla birlikte zaten mevcut olan 20-30 bin ton civarındaki üretim fazlası, kaçak çaylarla birlikte 90-100 bin tona çıkmaktadır. Bu fazlalık her yıl giderek artacak ve çok kısa bir süre sonra sektörü içinden çıkılamaz bir noktaya getirecektir. Bu durumda üretici zarar görecek, Türk Çay Sanayi ise çökecektir. Sektörde bugün en büyük sorun haline gelen kaçak çay girişinin mutlaka önlenmesi gerekir. Ayrıca, ithal edilen çaylar, kilo başına asgari 2 dolar üzerinden vergilendirilmelidir. Yolcu beraberi zati eşya muafiyeti kapsamından çay çıkarılmalıdır. Ayrıca dahilde işleme rejimi kapsamında ithal edilen çaylar konusunda spekülasyonlar had safhada olduğu için bu uygulama da kaldırılmalıdır” şeklinde konuştu.

Son Güncelleme: 04.09.2012 10:30
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com