31 Ağustos 2012 Cuma 11:24
Fındıkta Neler Oluyor? (5)

Günümüz Türkiye’sinde devletten fındık almasını beklemek abesle iştigaldir. Türkiye’de devletin üreticiyi koruma adına tarım ürünü satın almaya son vermesi oldukça doğru bir karadır. Zaten devletin fındık alımı yaptığı dönemlerde de üreticiyi koruyabildiği pek söylenemez. Peki o zaman devlet fındık üreticisine karşı olan sorumluluğunu nasıl yerine getirecek? Fındık köylüsüne devlet babanın varlılığını, bu varlığın insana verdiği görevi nasıl hissettirecek? Bu soruların cevabı aslında oldukça basit. Bu cevaplar çok kere dile getirildi, rapor olarak yetkililerin önüne konuldu, onaylandı. Sonra ne hikmetse rafa kaldırıldı. Şimdi bu cevaplara kısaca göz atalım:

SÜBVANSE SİSTEMİ DEVREYE SOKULMALI

TMO’nun fındık alımına son vermesinin ardından 3 yıl boyunca fındık üreticisine “Alan Bazlı Destek Ödemesi” yapıldı. Fındık bahçelerinin tapudaki sahiplerine dönüm başı 150 TL para ödendi. Bu kapsamda 3 yıl boyunca devletin kasasından tam 2.1 milyon TL para çıktı. Bu devasa bir rakamdır. Ancak bugün serbest piyasada fındık 3.75 TL’den alıcı buluyorsa bu göstermektedir ki bu para üreticiye TMO’nun fındık piyasasından çekilmesi karşılığında sus payı olarak verilmiştir! Günümüz dünyasında tüm gelişmiş ülkeler çiftçilerini sübvanse etmektedir. Gelişmiş ülkeler özellikle kendileri ile özdeşleşmiş, milli olarak nitelendirilen ürünlerin sübvanse edilmesine öncelik vermektedir. Nedir sübvanse etmek? Üretilen ürünün serbest piyasada alıcı bulduğu değer ile ürünün üreticiye kar kazandırması için bulması gereken değer arasındaki farkın devlet tarafından üreticiye ödenmesine sübvanse etmek denir. Türkiye’de 3 yıl boyunca yapılan fındık üreticisini sübvanse etmek değildir. Sübvanse sisteminde asla üreticiye dönüm başı para verilmez. Üreticiye arazisine göre para vermek ağalık sistemini güçlendirmeye yaradığı gibi, çalışmadan da kazanma şansı doğurduğundan üretimi ve verimi düşürür. Doğru olan ürüne göre para vermektir. Yani çok üretene çok, az üretene az destek olunmalıdır. Örneklemek gerekirse 1 dönüm fındık bahçesinde 200 kg fındık üretmekte mümkündür, 50 kg’de. Devlet fındığı kilo başına 75 kuruş sübvanse etmeye kalksa 1 dönümden 200 kg fındık üreten köylü 150 TL destekleme alacaktır. Ancak dönümden 50 kg fındık üreten köylü ise 37.5 TL’lik destekleme ile yetinmek zorunda kalacaktır. Bu durumda üretim teşvik edilmiş olduğundan üretimde de kalite de artacaktır.

ÖDEMELER AĞUSTOS SONUNDA YAPILMALI

3 yıl boyunca gerçekleştirilen alan bazlı destek ödemelerinde dikkat çeken bir diğer husus da ödemelerin yapıldığı zamanlamadır. Her ne hikmetse üreticiye serbest piyasadaki fındık alım fiyatlarının yukarı gitmesini sağlamak amacıyla, ‘fındığını pazara geç indir, erkenden satma, azar azar sat, emanete verme’ diye çağrıda bulunanlar, üreticinin bunu yapmasına yardımcı olmaktan hep kaçınmıştır. Gerçek fındık köylüsünün paraya en çok ihtiyacı olduğu dönem hasat dönemidir. Bu dönem önceki yılki fındıktan elde edilen gelirin tamamen suyunu çektiği, fındığın hasatı, patoslanması ve nakliyesi için nakit paranın lazım olduğu dönemdir. Üretici bu ihtiyaçlarını genel olarak borçlanarak giderdiği için fındığını kurutur kurutmaz satmak zorunda kalmaktadır. Ayrıca okulların açılması da hasat döneminin sonuna denk geldiğinden öğrencisinin giderleri için nakit paraya ihtiyaç duyan üretici yine çareyi fındığını satmakta bulmakta bulmaktadır. Oysa üreticiye yapılan ödemeler Ağustos ayında gerçekleştirilse, üretici kısmı ihtiyaçlarını bu para ile karşılayacağından fındığını pazara geç indirecek, pazara inen fındıkta azalma olacağı için de serbest piyasadaki fındık alım fiyatları yukarı gidecektir. Ancak 3 yıldır uygulanan sistemde fındık üreticisine yapılan ödemeler Nisan ayı civarında gerçekleştirilmiştir. Bu üreticiye kurulmuş olan bir tuzaktır. Bu tuzak fındık fiyatlarının yükselmesine mani olmak için kurulmuş ve ödemeler Nisan’a atılmıştır. Bu tuzağı kuranlar ilgili devlet yetkililerini de fındık bölgelerinde Mart, Nisan ve Mayıs aylarının piyasaya en az para girişinin yaşandığı aylar olduğu ve bölgede piyasaların canlanması adına ödemelerin bu aylarda yapılması gerektiği yalanı ile kandırmışlardır.

LİSANSLI DEPOCULUK SİSTEMİNE GEÇİLMELİ

Devlet, alım yaparak müdahil olmadığı serbest piyasada üreticinin ezilmemesi içim lisanslı depoculuk sistemini de devreye sokmalı. Bu sistem üreticinin ürününü, satmadan, emanet vermeden, bozulma ve çalınma korkusu olmadan yıllarca muhafaza edebilmesini sağlayacaktır. Fındık bölgelerinde lisanslı depolar faaliyete başlasa, fındık üreticisi emanete fındık vermeyecek, paraya ihtiyaç duymayan üretici ürününü çalınma ve bozulma korkusu ile satmayacaktır. Bu durumda da pazara olan fındık akışı azalacağından serbest piyasadaki fındık alım fiyatları yukarı ister istemez yukarı gidecektir.

ÖDEMELER UZATILDI MI?

3 yıldır uygulanan alan bazlı destek ödemelerinin son bulmasının ardından bu ödemelerin uzatılıp uzatılmayacağı merakla beklenmektedir. Bazı gazetelerimizde ödemelerin aynı sistem ile 3 yıl daha uzatıldığı yönünde yanlış haberler yer almıştır. Bu konuda Ankara’da bir ön hazırlık yapılmaktadır. Üreticinin desteklenmesi için yeni bir sistemin devreye sokulması düşünülüyor. Bu çalışma tamamlandığında konu Bakanlar Kurulu’nda karar bağlanacaktır. Dileriz ki üreticiye tuzaklar kuran değil, avantajlar sağlayan bir sistem devreye girer…

=SON=

Son Güncelleme: 31.08.2012 11:33
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com