Artık iyice iğrenilir olmaya başladı. Heyecanı bitti bir yana, “ne tadı kaldı ne de tuzu” siyasetin… Bu ne biçim siyaset yapma anlayışı? Siyaset sahnesine çıkan her kim olursa olsun rakibini aşağılamayı hüner sanıyor. Sadece aşağılama olsa.


Küfrün adisi…

Tutarlılık desen beş para!

Seviyesizliğin en alt düzeyi…

Yalanın bini bipara…


Horoz dövüşü desem değil… Ne yapılmak isteniyor Allah aşkına?


İnsanların birbirlerini karalayarak yüceldiği nerede görülmüş? Ya da inandırıcı olmak… İnsanı alçaltan anlayışsızlık prim yapar olunca siyaset piyasası düzey/seviye kaybetmeye devam ediyor.


“Seçim dönemi bitse de şu aşağılama/ küfür dolu konuşmalardan kurtulsak, kendimizegelsek…” diyen insanımızın haklılığını bir anlayabilsek.


Peki, “Basın Cephesi” çok mu iyi? 1953 yılından bu yana bu mesleğin içindeyim. Tam 65 yıl… Siyasetin “hal-i pürmelali” yanında bugün basın/medya dünyasının durumu çok mu iyi?


Daha perişan ve üzücü!

Basın/medya dünyasında da seviyesiz/düzeysiz bir dönem yaşanıyor. Oluşan/oluşturulan bir grup, karşı tarafa (siyaset ve meslek arkadaşlarına) her türlü çirkefliği yapmayı, iftira atmayı kendine hak görüyor.


Kamuoyunu kasıtlı olarak “yanlış bilgilendirme” yarışına kalkan bir basın/medya dünyasının varlığı sanırım sadece ülkemizde var. Bu, çok çirkin bir manzara… Hiç yakışık değil tabii ki. Meslek ahlak/etik kurallarına göre de ayıplı ve üzücü bir durum. Ülke birlik/beraberlik dünyasına yapılan bir sabotaj ayrıca.


Bunu birilerinin emri, talimatı ile yapmanın ne anlama geldiğini artık siz düşününüz. Bu çirkin manzaranın analizinde siyasetin kirliliğinin basın/medya dünyasına yansıdığını üzülerek görüyoruz. Siyaset senaryosunda rol kapan kimilerinin “vatan kurtaran aslan” rolüne soyunma heyecanlarını anlamak isteriz de; “karşı taraf”ı karalamak için basın/medya dünyasını da bu uğurda kullanıp başarı(!) sağlamayı yeğlemesi ülke gerçeklerine ters düştüğünü bir anlayabilseler.


Tam da bu yazımı yazarken tv mikrofonu eline tutuşturulan yurttaş:

“-Kirli bir siyaset var. Etraf pislik kokuyor!” diye değerlendirme yapıyor. Haklılığın, HAKK katında şaşmazlığı tartışılmaz. Ama kullar/insanlar arasında böylesine anlamsız bir çekişme/karalama yarışında haklıyı-haksızı saptama görevi biz yurttaşların omuzlarında bulunuyor. 7 Haziran seçimi bu açıdan çok önemli.


“Siyasal kavga” ülkeye enerji kaybettiriyor. Sağduyulu insanımız bu topraklara sevgi tohumu atılmasın bekliyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com