Trabzonspor başkanı ve teknik heyetinin belli ki transferde b, c…z planları da yokmuş!  Bu nasıl iştir ki henüz kesinlik kazanmış tek bir golcü ile gol attıracak oyuncu alınmamış olsun! Yahu arkadaşlar hiç böyle transfer mi olur?  Hangi mevkilere oyuncu alınması belli iken sadece transfer toto oynuyorsunuz! O olmazsa öbürü, öbürü olmazsa beriki!!! Açıkça da panik var! Zaten talip olunan oyuncular da kulübün durumunu bildiği için işi yokuşa sürmekte ve menajerleri ile birlikte daha çok kazanmanın hesabı ile –kendi açılarından- haklı olarak kök söktürmekte…

Defalarca yazıp söyledim. Sezon başında alınan 7 oyuncu için de “ Bunların tekini bile tanımıyorum. Kimsenin de tanıdığını sanmam. Sezon sonunda herkes oyuncuları değil ama onları alanları çok iyi hatırlayacak! Başta Muharrem Usta ile Ersun Yanal” diye de yazdım! Yanal profesyonel bir teknik adam “ yanıldım” der ve çeker gider de Usta nereye gidecek? Hesabı nasıl ödeyecek?

Tüm bu yazılanların ışığında tekrarlıyorum: Trabzonspor şu gidişle işi sezon başından daha zor! Şaka değil gerçek bu… Belli ki hastanın teşhisi bile konamamış! Alınacaklar, elden çıkaralanlardan daha iyi olmalı… Trabzonspor’u büyük sıkıntılar bekliyor! Emin olun ki ikinci yarıda üst üste deplasmanlarda oynanacak Bursaspor ve Kasımpaşa yenilgisi ile Trabzonspor’un çöküşünü kimse engelleyemez! Nasılsa batıran çekip gidiyor ve kimse de hesap sormuyor! Bunları bir yerlere not edin! Umarım böyle olmaz da başkan, yönetim ve teknik direktör haklı çıkar! Şunun şurasında ikinci yarıya iki gün kaldı, Trabzonspor hücum hattını güçlendirmek için tek adım atamadığı gibi N’Doye ve Suk’a kaldı! Ekici’nun durumu da belirsiz…

ŞENOL GÜNEŞ STADI’NIN EKSİKLERİ!
Şenol Güneş Spor Kompleksi
şaşaalı bir törenle güya hizmete açıldı! Nasıl açılmaksa TFF yetkilileri burada yaptıkları son incelemelerde tamı tamamına tam 60 eksik tespit etmişler. Bunun anlamı şu: Bu eksikler giderilmeden yeni stadyumda maç oynanamaz! Peki ben ve benim gibi birkaç kişi ne dedik? Tüm eksikler tamamlansın stadyumu öyle açın! Bazı got kafalılar her şeye muhalefet ettiğimizi söyleyip bize saldırdılar! Buyurun iktidarın TFF’si “Stadyumda bu hali ile maç oynanmaz!” diyor. Ne olacak şimdi? Yine haklı çıktım! Çünkü görünen köy klavuz istemiyor! Önceki gün soğuk havada üşenmeden Akyazı’nın etrafını tavaf ettim! İçine hiç girmedim ama dışarısı tam bir curcuna… Bu gidişle sadece çevre düzenlemesi ve yan yollar ancak bu yaz biter! Bu da bu sezon burada maç oynanmayacağı anlamına gelir. Şimdi çok büyük yetkiler inat edip buraya maç aldırabilirler. Buyursunlar! Yeni bir rezaleti daha yaşamayı göze alırlarsa helal olsun derim!

SÜRMENE YANGINI
Sürmene Çamburnu
’ndaki eşsiz çamlık alanın yanışı yüreğimizi dağladı. Dünyanın sayılı floralarından biri olan sarıçamlık alanın yangınla kül olması çeşitli komplo teorilerini de beraberinde getirdi. Olaya siyası yönden bakmadan öncelikle şunu söylemek gerekir ki; gazetecilerin şüphe etmesi en doğal haklarıdır. Çünkü gazetecinin asli görevi budur! Şüphe etmek! Bu nedenle gazeteci hassasiyetini –bazılarının umurunda değil ya - normal kabul etmek lazım…

Gazeteciliğin bir numaralı kuralı 5N 1K’dir! Yani “ne, nerede, ne zaman, nasıl, neden ve kim” sorularını mutlaka sormak! Bunları soruyor diye gazeteciyi suçlamak bir savunma mekanizmasını çalıştırmak anlamına gelir!

Yangın, kaza ile çıkmış olabilir! Birkaç sarhoşun gafletinden de meydana gelmiş olabileceği gibi, kasten, bilerek de yakılmış olabilir! Bunu gerçekçi, tarafsız, tamamen doğa odaklı bir bilimsel çalışma ile anlamak çok zor olmasa gerek… Biliyorsunuz ki mevcut alan iştah kabartıcı bir bölge… Daha birkaç hafta önce Katar Emiri’ne buralarda helikopterle tur bile attırılmış! Bunun üstüne yangın da olunca hali ile komplo teorileri de gündeme düşmüş oldu.

Öyle veya böyle koskoca alan yanarak tarumar oldu! Milli değerlerimizi korumayı bilmiyor veya korumak istemiyoruz! Doğaya, yeşile, dereye, ırmağa, börtü böceğe sanki düşman gibi bakıyoruz! Çamburnu’ndaki ormanlık alan yakılmış ise yakanların Allah belalarını verir elbette… Ama kaza ile yakılmasına yol açılmış ise yetkilere soralım: Bu ören yerinin durumu belli iken neden gerekli tedbirleri almadınız?

Yangından sonra orman bakanının açıklaması bir nebze olsun ferahlatıcı… Çünkü alanın hemen ağaçlandırılacağını ve alanın orman olarak kalacağını açıkladı! Umarım öyle olur. Ama şu da var ki; halkın bu kadar büyük tepkisinden sonra hiçbir akıllı çıkıp da Çamburnu’na değil turistik tesis yapmayı, bunu aklının ucuna bile getiremez artık! Haa, burası Türkiye, her şey olur diyenlere de “ Eh biz de buradayız. Yaşadığımız, elimiz, dimağımız, aklımız var olduğu sürece karşı çıkarız” derim!

TRABZONSPOR - FENERBAHÇE VE NORMALLEŞME
Fenerbahçe kulübü ve başkanı Aziz Yıldırım’ın “gizli sözcüsü” Rıdvan Dilmen demiş ki “ Aziz Bey, Şenol Güneş Stadyumu’nun açılış törenine katılmayı çok istedi. Ama nahoş bir olay olur diye katılamadı!” Sonra da ekledi: “ Trabzonspor’la Fenerbahçe artık normalleşmeli… Eski dostluk köprüsü kurulmalı.”

Elbette öyle olmalı… Ancak suçlu ile mağduru aynı kefeye koyarak nasıl normalleşme olacak? Bunun için çok önemli bir örnek var ama, en iyisi buraya yazmayayım!!! Çünkü farklı yerlere gidecek!

40 yılı aşkın süredir bu mesleğin içindeyim. Şunu biliyorum: Trabzonspor genellikle şampiyonluk yarışlarını Fenerbahçe ile yaptı. İlk başlarda büyük üstünlük sağlayan ekip Trabzonspor’du. Sonra Fenerbahçe aldı sazı… Fenerbahçe önce bel altından çalıştı  sonra ise şike batağına bulaştı. Kime karşı şike yaptı? En büyük dostu olan Trabzonspor’a karşı!!! Aziz Yıldırım’ın naklen yayın konusunda Trabzonspor’u her zaman savunduğunu birinci ağızdan bilenlerdenim. Hatta Sefa Sirmen  ve  İlhan Cavcav’a “6 defa şampiyon olmuş Trabzonspor’un büyüklüğü tartışılmaz. Eğer tartışmak istiyorsanız biz Trabzonspor’un yanındayız ve bunu büyütürseniz havuzdan da çekiliriz.” diye posta koyan Aziz Yıldırım’dır!

Ama güzelim, dün öyle idi de bugün o savunduğu Trabzonspor’a karşı şike yapmış adam da yine aynı kişi… Ne olacak şimdi? Rıdvan Dilmen söyler misin, normalleşme nasıl olacak? Şike mağduru Trabzonspor şikeci Fenerbahçe’den özür mü dileyecek? Bir anlat da öğrenelim. Yoksa dilinin altında bakla var da biz mi bilmiyoruz? Bu işin nasıl olacağını herkes biliyor Azizim! Keşke Aziz Yıldırım, benim bildiğim Aziz Yıldırım olarak kalsa idi… Keşke… O zaman kimseler “normalleşme”den söz etmezdi! Çünkü durum zaten normal olurdu…

AŞÇIOĞLU!
Yaşar Aşçıoğlu,
yönetiminde bulunduğu TFF’den başkanı Yıldırım Demirören’e atfen kötü sözler söylediği gerekçesiyle uzaklaştırıldı! TFF daha önce İbrahim Usta’ya yaptığını bu defa Aşçıoğlu’na yapmış… Aşçıoğlu şimdi Trabzonspor’un kendisine sahip çıkmadığını söylüyormuş! Trabzonspor’dan bazı sesler geliyor kulağıma “ Yaşar Aşçıoğlu Trabzonspor’a sahip çıkmış mı ki, Trabzonspor ona sahip çıksın? Ondan UEFA’ya gönderilecek imzalı bir belge istendiğinde “Benim imzam değerli ve pahalıdır” diyordu.” derler.  Bunun anlamı açık değil mi? Şu Trabzonspor’un hallerini görüyor musunuz? Ne saha içinde, ne saha dışında gücü kalmış!

ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ VE YOLOĞLU
10 Ocak tarihi Çalışan gazeteciler Günü’dür. Eskiden yani bizim çok aktif olduğumuz dönemlerde böyle kutlamalar olmazdı! Çok iyi hatırlıyorum; 10 Ocak günü çalışanlara fazla mesai ücreti verilirdi o kadar… Şimdi ise gücü elinde bulunduranlar bunu ele almış ve gazeteciler değil de kutlamayı sanki onlar yapıyormuş gibi bir izlenim var. Belediyenin gazetecilere sahip çıkması güzel bir olay ama, bu sahip çıkma sadece sözdedir! Çünkü gazetecilerin çok büyük sorunları var ve bunların birincisi “tarafsız haber, özgür yorum” sorunudur! Zaten berbat olan çalışma şartlarını bir kenara bıraktık, gazetecilere gerçek gazetecilik yapmak için zemin hazırlansın yeter… Kendi adıma başka ihsan istemem! Gerçek gazetecilerin, gerçekten çalışan gazetecilerin günü kutlu olsun! Yalnız burada Trabzon Büyükşehir Belediyesi Basın Sorumlusu güler yüzlü, her zaman saygılı Ahmet Yoloğlu’nu da gazetecilerin her sorununa el attığı için gerçekten kutlarım.

BAHÇELİ ARTIK “BAHÇESİZ!”
Spor yazarı olarak siyaset yazılarını siyasi yazarlara bırakmak istiyorum ama, bazen yazmak gerekiyor çünkü; yarınlarda yazmanın hiç bir anlamı olmayabilir! Konuyu biliyorsunuz, anayasa değişikliği gündemde… Bunun hangi olumlu yanının olacağı konusunda iktidar partisinden tek bir cümle duymadım. Değişikliği isteyen AKP ama, MHP genel başkanı Devlet Bahçeli’nin bu değişiklik için can attığı ortada! Halbuki bir yıl önce tam tersini seslendiriyordu! Nedenini kimse kestiremiyor. Herkesin bir hesabı olduğu gibi onun da demek ki gizli bir gündemi varmış! Ama Bahçeli’nin tavrı, gerçek MHPliler ve ülkücülerin büyük çoğunluğu tarafından tasvip görmüyor! Tek adamlık konusunda herkesten baskın çıkan Bahçeli, önce partideki muhalifleri susturdu ve ihraç ettirdi. Şimdi ise iktidarın peşine takılmış bahtının rüzgarına kapılmış gidiyor! Ama artık “bahçe”sini kaybetti! Bahçeli artık “bahçesizdir!” Ülkücüler ve MHP’liler artık onun arka bahçesi olmayacaktır. Bahçeli’nin bahçesi yitirilmiştir ve de hükmü yoktur!  MHP’liler artık neden Bahçeli’nin başında olduğu MHP’ye oy versinler ki? Aslı dururken imitasyonuna gerek yok. Nasılsa MHP’ye verilen oylar bir şekilde AKP’ye gidiyor, o zaman bundan sonra Bahçeli’ye de gerek yok!

KIBRIS’I ANLAMAMAK!
Kıbrıs için yine pek milletin haberi yok ama, Cenevre’de çok ciddi görüşmeler yapılıyor! “Sorun çözmek” için yapılıyormuş bu görüşmeler! Dış politikada sürekli çakıldığımız gibi Kıbrıs da tehlikede… Çünkü, Türk Toplumu açısından orada sorun yok! İstenen tek şey, iki bölgeyi birleştirmek! Yani 40 küsur yıldır huzur içindeki Türkler’le, AB’nin tüm nimetlerinden yararlanan Rumlar yine aynı devlet olsunmuş!!! Kısaca Türkler’i asimile etmek istiyorlar. Hatırlarsanız Annan Planı, Rum yanlısı olduğu halde Rumlar ona bile “hayır” demişlerdi! İyi ki hayır demişlerdi çünkü, neredeyse KKTC’yi yutacaklardı! İki yüzlü AB ve büyük güçler dünyanın her yerinde ülkeleri bölüp parçalarken Kıbrıs’ı nedense “birleştirmek” istiyorlar! Ama sadece Rumlar’ın lehine! KKTC, Türkiye’nin güneyindeki en büyük güvencedir. Hem stratejik açıdan, hem orada yaşayan insanlarımız açısından… Bunu anlamamak, hiçbir şeyi anlamamaktır!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com

banner60

banner61