Emperyal güçlerin kışkırtmasıyla başlayan ve adına “Arap Baharı” denilen süreç ne yazık ki ülkemiz için büyük bir tehdit olma noktasına evrilmiştir. Bugün “yeni dünya düzeni” adı altında asıl yapılması planlanan alt kimlikleri öne çıkarmak, etnik ve mezhepsel farklılıkları kaşıyarak ulus devletleri bölmek ya da parçalamaktır.

Soğuk savaş döneminden başlayarak, Amerika ve AB politikaları hep bu yönde işlemeye devam etmiş, Çekoslavakya ve Yugoslavya’nın parçalanma süreçleriyle örnekler önümüze konulmaya başlanmıştır. Bu durumun ülkemize dönük yansımaları çok vahim sonuçlar doğurmaya gebedir. 12 Eylül darbesinden sonra planlı ve sistematik bir şekilde gençlerimiz hedef seçilerek, milli ve manevi değerlerin tahrip edilmesine yönelik uygulamalar hayata geçirilmiştir.

Son on yılda ise adeta bir yıkım yaşanmakta, Türklük ve tarih şuuru yok edilmeye çalışılmaktadır. Öyle ki, artık insanlar Türk sözcüğünü ağızlarına almaktan korkar hale getirilmiş, Türk bayrağı açmak suç olmuştur. Daha düne kadar bu uygulamalar hepimizin gözleri önünde hayata geçirilmiştir. Bayramların içinin boşaltılması hatta değersizleştirilmesi, milli duyguların unutturulması amacına dönük bir çabadır. Bununla hedefsiz, idealsiz bir gençlik tasarlanmaktadır. Atatürk’ün “Milli ve manevi değerlerini kaybeden bir millet başkalarına av olur” sözünü bu bağlamda iyi anlamak gerekir.

Liselerde edebiyat kitaplarından çıkarılan “Bayrak” adlı şiirin şu mısraları kimleri niçin rahatsız etmiştir? “Sana benim gözümle bakmayanın/ Mezarını kazacağım/ Seni selamlamadan uçan kuşun/ Yuvasını bozacağım.”

100 yıl önce Osmanlı’yı parçalayarak bölgenin haritasını yeniden çizenler, şimdi de yeni haritalar çizme peşindedirler. Yanı başımızdaki Suriye’de olanlar hala bizi uyandırmaya yetmiyor. Bize bir şey olmaz aymazlığından kendimizi kurtarıp aklımızı başımıza almadığımız müddetçe, sen-ben kavgasından uzaklaşıp bir ve beraber olmadıkça, özgür ve bağımsız Türkiye hayallerimizi de bir kenara koymamız gerekecektir.

Değerli okurlar, tehlikenin büyüklüğünü, başka bir deyişle resmin tamamını görmek zorundayız. Bayrağına, İstiklal Marşı’na, Cumhuriyet’e, laikliğe, Atatürk’e ve tarihine yabancı bir nesil yetişmektedir. Böyle bir nesille vatan savunması yapmanın, büyük hedefleri yakalamanın zor olduğunu düşünüyorum. Yapılması gereken, eğitim sisteminin gözden geçirilerek milli-manevi değerlere bağlı, ülkesini ve milletini seven bir gençliğin inşasını sağlayacak uygulamaları gerçekleştirmektir.

Şunu herkes bilmelidir ki, hedef ülke Türkiye’dir. Bölgenin en önemli ülkesini kontrol etmek veya uydu haline getirmek isteyenler, toplumu içten çökertmek için sinsi planlarını devreye sokuyorlar. Kutuplaştırılan, ayrıştırılan, birbirine düşman hale getirilen bir toplumda çatışma kaçınılmazdır. Ne yazık ki, siyasetçiler de bunu kaşımakta, yangına körükle gitmektedirler. Meclisteki yumruklu kavgaların hiç kimseye bir getirisi yoktur.

Bir kere daha hatırlatmakta fayda görüyorum. Kardeşliğe, milli değerlere bağlılığa her zamankinden fazla ihtiyacımız vardır. Bunu yapamazsak bir Suriye, bir Irak olmamız kaçınılmazdır. Bugün Irak’ta okul çağındaki çocukların yarısından fazlası okula gitmemektedir. Bu demektir ki, yakın bir gelecekte Irak halkının büyük bir çoğunluğu cahil olacaktır.

Allah bizi böyle bir felaketle imtihan etmesin. Böyle bir kaderi yaşamamak için düşmanlarımızı tanımalı, bayrağımıza, Türklüğümüze sahip çıkmalıyız. Siyasilerin ayrıştırıcı dilinin zehirli bir dil olduğunu unutmayalım. Oy uğruna, saltanat uğruna halkımızın arasına ektikleri nifak tohumlarına karşı bir ve beraber olalım. Özellikle inançlar üzerinden yapılan siyasetin en büyük faturası yine dine çıkmakta, birleştirici olan yüce dinimizde zararlara yol açmaktadır.

Bilinmelidir ki, İslam araç olamaz. Onu araç olarak görmek, İslam’dan daha üstün değerler ve hedeflerin olduğunu kabul etmektir. Eğer İslam’dan ve Allah’a teslimiyetten daha üstün değerler varsa, Müslüman olmaya ne gerek var? Büyük oyunu görmeniz dileğiyle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.