Seçim yine gelip kapıya dayandı… İyi oldu, kötü oldu, diye bir değerlendirme yapmıyor; “seçme” eyleminin nasıl olması gerektiği üzerinde biraz olsun durmak istiyorum. Tam da kavun-karpuz mevsimi olduğu için tercihimde bu açıdan bir yarar olur diye de düşünüyorum.

    Mevsimi ya; manavdan ya da marketten karpuz seçerken size daha önceden,   “alacağınız karpuzu şöyle bir-iki kez şaplatın/şamarlayın… Çıkan ses kulağınızı okşuyorsa onu alın” önerisinden önce nerede yetiştiğini sorup öğreniniz. Güney illerimizden geliyorsa bu bir ön güven duygusu olabilir sizin için… Adana, Mersin karpuzu ise öyle şamarlayıp yoklamaya gerek yok.  Mutlaka iyidir.

    Kavun öyle mi?  Değil tabii ki… Yine önce nerede yetiştiği merak konusu olmalı… Kırkağaç kavunu ise yum gözünü al. Ama yine de olgun olup-olmadığını anlamak için sap değil, kıç tarafına parmakla bastırıp olgunluğunu yoklamak gerek. Çok daha güven kazanmak için koklamak gerek kavunu.

   Kavun-karpuz seçimi de bir hüner işi… Beceri ya da seçim tercihi açısından iyi ve kötüyü ayırt etmek kişisel hünere/beceriye bağlı bir şey… Nihayet bir karpuz-kavun seçimi demeyiniz, sonunda  “kelek yemek”  de var.

   Siyaset maalesef böyle değil. Her parti beğenip/yazıp vitrinine yerleştirdiği adayları  “-Aha, bunları seçeceksin!” diyerek sizin için önseçim yapmış oluyor.  İyi-kötü sizin talihiniz/şansınız… Hele de particiliği sporun fanatikliği gibi algılayıp “gözü kapalı” siyaset peşinde koşuyorsanız, seçiminizin/tercihinizin sonucunu sizin vebaliniz. Kimsenin değil.

    Yarım yüzyıl önce yapılan 1957 milletvekili seçimine ilişkin o dönemin iktidar partisi DP’nin seçim pusulası sahaf dükkânına dönüşen kitaplığımda araştırma yaparken önüme geldi. İyi de oldu. Şimdi her biri Allah’ın rahmetine kavuşmuş nice değerli insan varmış aday olarak. Bir bakar mısınız DP’nin  seçim oy pusulasındaki adaylarına:  Osman Turan, İsmail Şener, Sabri Dilek, Selahattin Kara Yavuz, Mahmut Goloğlu, Pertev  Sanaç, Mustafa Reşit  Tarakçıoğlu, Fikri Karanis, Haluk Çulha, Salih Zeki Ramoğlu, Hasan Polat, Osman Nuri Lermioğlu.

    Kimi bilim alanında, kimi siyasette, hukukta, sporda “ağır toplar…”  Şamarlayıp yoklamaya, tıklamaya, koklamaya ne gerek… Tanınan, güven veren, yaşamlarıyla örnek olan bir aday kadrosu… Bir zamanların “efsane Trabzonspor” kadrosu gibi… Öyle olduğu için de; o günün geçerli seçim sistemine göre DP Trabzon’da 12-0’lık bir sonuç almıştı 1957 seçiminde. Ama şu garip/acayip duruma bakar mısınız? DP yüzde 47 oy almış, 424 milletvekili çıkarmış. CHP yüzde 41 oyla 178 milletvekilinde kalmış!

                                                                                X   x   x

    1 Kasım’a tam 61 gün var.  Çok değil, seçimin hay-huylu, kafa şişiren propaganda dönemi başlasın hele, göreceksiniz su gibi akıp gidecek zaman,  seçim sandığını önünüzde bulacaksınız.

    Seçim propagandası dedim, hay-huy dedim.  Hani derler ya, “kulağına soğuk su kaçtı.” Sakın ola ki, böyle bir duruma düşmeyiniz. Çünkü güzel ülkemiz, içinde bulunduğu sıkıntılarla çok önemli bir sınavı bu seçimle birlikte vermiş olacak.

    Seçim dönemini beklemeden karambole gitmesin/kaynamasın diye önceden yazmayı yeğledim. Benim görevim bu…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com