CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, günler önce katıldığı bir televizyon programında, Twitter’da Fuat Avni’nin yazdığı partilerinin kapatılacağı iddialarına yönelik, “Onunla ilgili bir hazırlık yapıldığını biz çok iyi biliyoruz. İddia doğru. Hazırlık yapıldığını, hazırlıkların kimler tarafından yapıldığını, bir kitabın basıldığını, yakın bir süreç içinde bu kitabın piyasaya sürüleceğini, bütün bunları biliyoruz. Bekliyoruz. Bunların hepsinin hesabını yargıda soracağız” dedi.

Elbette ki açıklama gündem yarattı. CHP’nin kapatılacağı iddiasını CHP Genel Başkanının ilk ağızdan dillendirmesi önemli bir gelişme idi.

Tam da seçim arifesinde ülkenin ana muhalefet partisinin kapatılmasına yönelik böyle deli saçması bir olayın gerçekleşip gerçekleşemeyeceği tartışılırken Başbakan Davutoğlu meseleye nokta koyan bir açıklama yaptı:

“Demokratik siyasetin olduğu yerde parti kapatma olmaz. AK Parti kapatmanın karşısında yer alır. AK Parti bunun karşısında kaya gibi durur. Madem ki böyle bir kaygı var hemen yarın gelin beraber Anayasa değişikliğiyle parti kapatılmasını imkânsız hale getirelim. Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum 2-3 saatte biter bu iş.

İş bununla da kalmadı. Açıklamanın hemen ardından AK Parti, siyasi partilerin kapatılmasını zorlaştıran Anayasa değişikliği teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Ama gel gör ki TV ekranlarında “partimizi kapacaklar” yaygarası koparıp mağdur edebiyatı yapan Kılıçdaroğlu, parti kapatmayı zorlaştıracak anayasa değişikliği teklifine destek olmayacaklarını ilân etti.

Hem de şu sözlerle: “Siyasi partilerin temel nedeni fiili kapatılmasına neden olan yüzde 10 seçim barajıdır. Sen eğer darbelere karşıysan gel yüzde 10 seçim barajını kaldıralım, bununla ilgili anayasa değişikliğini de yapalım, sözüm söz, namus sözüdür. Gelir mi? Gelmez”

Ardından CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan da bir açıklama yaptı ve şunları söyledi: “Hukuku, adaleti, Anayasayı, yasaları bu kadar yok sayan iktidarla hiçbir anayasa değişikliği görüşülemez. Önce hukuk sınırları içine dönecekler. Türkiye’yi muhaberat devleti gibi yönetmek isteyenler, yaptıkları komploların üstünü örtmek için anayasa değişikliği örtüsü altına saklanmaya kalkmasınlar”

Evet mesele aynen böyle vuku buldu.
Benim gibi sizlerin de “bu ne perhiz ne lahana turşusu” dediğinizi duyar gibiyim. Akıl almaz bu meselenin iç yüzünü şöylece aktarayım: 7 Haziran seçimlerine yönelik paralel yapı ve onlarla iş tutan muhalefet partileri çok ciddi bir manipüle çalışması içerisindeler. Ekonomik ve siyasi kriz çıkarmak başta olmak üzere her türlü yolu deniyorlar, deneyecekler. “CHP kapatılacak” yaygarası da aynı stratejinin bir parçası. Oyun çok basit: “Kuşlardan haber aldım, CHP kapatılacak” de. Mağdura yat. Hedef olarak.

AK Parti’yi göster. Tutarsa ikinci aşamaya geç. Paralel yapı, emniyet ve yargı gücünü kullanarak sahte bir iddianame ile CHP’nin kapatılmasına yönelik bir başvuruda bulunsun. Sonra: “Gördünüz mü haklı çıktık. İşte AK Parti demokrasisi” de. Sokaklara çık. Yak, yık. Kaos yarat. Algı yönet.

Ama olmadı. AK Parti, hesap bozdu. Verilen anayasa değişikliği teklifi önerisi ile parti kapatılmasına karşı bir kez daha çok net bir tavır ortaya koydu. Paralel yapı da CHP de AK Parti’den böyle bir hamle beklemiyorlardı. Yine gafil avlandılar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.