Siyaset yazmayı sevmiyorum ama ülkemizin içinden geçtiği zorlu süreçte başka konulardan söz etmeyi doğru bulmuyorum. 15 Temmuz badiresini atlatmış olmanın verdiği rehaveti de, tedirginliği de var her tarafta. Bir sevinç yaşandı ama öte yanda yara almış bir ülke ve demokrasisi... Ülkeye çöreklenen bir terör örgütünün darbe girişiminin yarattığı huzursuzluk... PKK terör örgütü yanında, devleti içten işgal edip T.C yönetimini yıkmayı amaçlayan FETÖ darbecileri...

1920’de Batılı sömürgecilerin dayatıp Osmanlı’ya imzalattığı Sevr Antlaşması’nı 2016’da uygulamaya koymak isteyen Batılı sömürgecilerin maşası FETÖ’cüler... Uyanmış mıyız? Görünürde “birlik/beraberlik/bütünlük” adına bir hareketlenme oldu başlangıçta... Zaman hızla geçiyor, ama ülkede daha önce oluşan fay hatlarının kapatılması konusunda bir çalışma var mı?
 

Ulusal birlik/beraberlik/bütünlük için yurttaşı heyecanlandıran ne gibi bir karar/atılım ortaya konuldu, bilen var mı? Oysa böyle durumlarda kol kola/yürek-yüreğe olan yurttaşların bu birlikteliğini/ bütünlüğünü pekiştirecek kararlar ve uygulamaları art arda gelmeliydi.

Düştük temizlik peşine... Tabii ki yapılmalı... Darbeci FETÖ şebekesinin devlet katına sızan elemanlarının temizlenmesi elbette acil ve gerekli... Ancak bu temizliği yaparken yurttaşın bir melun darbe girişimini bastırmış olmasının heyecanı ve gururu tavsatılmamalı...
 

Tüm yurttaşları bu heyecan etrafında buluşturacak yeni-yeni mutluluk halkaları içinde buluşturmak gerekli...

1950’den bu yana askerin kendi içinde ve dışarıya yansıyan darbelerini yaşamış/tanıklık yapmış bir kişi olarak, yaşadığımız şu günlerin önemini bilip yurttaşları gelecek günler için bilgilendirmek/bilinçlendirmek durumunda olduğumuzu her şeyden önce siyasetçiler bilmek durumundalar.

“Büyük Ortadoğu Projesi”nin (BOP) Türkiye ayağının göstergesi olan sabotajlar, patlamalar ile son 15 Temmuz darbe girişiminin verdiği işaretleri; ülkemiz üzerinde oynanmak istenen parçalama/bitirme oyununun sahneye konulduğunun işareti olarak görmeli ve değerlendirmeliyiz.

Bu noktada içinde yaşadığımız toplumda, kimi cahil kişilerin söylemleriyle ülkede yeniden “kör particilik” yaparak eski günlere dönüşün adımlarını atmak istediklerini de görmezden gelmememiz gerekiyor. “15 Temmuz gecesi okumuşlar meydanlara çıkmadı” sözünü kullanan karanlık gücün hainliğine bir bakar mısınız?
 

Türkiye halkı bunca darbeden ve girişimlerinden geçtikten sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti koruma/kollama ve yaşatma görevini sonsuza değin yapmak durumunda bugün... Ciddi ve kararlı olarak.. Yoksa... Allah korusun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.