Trabzon Gazeteciler Cemiyeti (TGC) üyeliğinden istifa ettiğimi üzülerek bildiriyorum. Yetmiş yıllık meslek örgütümüz TGC’nin kurucusu olmasam da, yaşayan en yaşlı ve bu meslekte en kıdemli üyesiydim.

Cemiyetimiz önceki yönetiminin -bence- yanlış anlayış ve taraflı uygulamalarının, istifamın önemli nedenini oluşturduğunu bildirmek isterim.

Geçtiğimiz mayıs ayında yapılan olağan genel kurul öncesinde kafamda istifa kararım bu nedenle oluştu.

***

Şöyle ki; bir kuruluş düşünün, üyesi olan kişi/sanatçı 2014’te Paris’te,

2015’te Brüksel’de ve 2016’da İstanbul’da karikatür sergisi açıp, genelde Türkiye’yi, özelde Trabzon’u ve Cemiyetimizi temsille Türk ve yabancı sanat çevrelerin alkışını alırken, üyesi olduğum TGC’nin o dönem başkan ve yönetiminin -bu arada kimi yerel gazetelerin- bu başarıma seyirci kalmaları, görmezden gelmeleri büyük üzüntü kaynağım oldu, çok kırıldım.

Sadece TGC değil, Trabzon’da konuya yakın kamu, özel ve benzer kuruluşların da bu konudaki ilgisizlikleri içimde onulmaz yaralar açtı.

Bu yüzden sanattan soğudum.

2) Mayıs ayında yapılan ve Valilik Dernekler Masası’nca;

a) hukuksal anlamda “usulsüz” yani “geçersiz” sayılan, buna göre de bitmemiş bir genel kurul varken;

b) buna karşın “yasal olmayan” - benim de içinde ismen bulunduğum- bir yönetim oluşturulup dört ay TGC’yi yönetmesi;

c) ve bu gerçekler yokmuş gibi -bana göre- fiili bir durum yaratıp kararlar alması istifa etmemin bir başka nedenidir.

Yasal bir ortamda yasa bilmemezlik olmamalı...

3) Mayıs ayında TGC’nin yaptığı “olağan genel kurul”un sonucu Valilik Dernekler Masası’nca “usulsüz”, dolayısıyla da “geçersiz” sayılmıştır.

Böyle bir durum varken ve hiçbir şey olmamış gibi “seçilmemiş”, başka bir ifadeyle ilgililerce “usulsüz” kabul edilen bir genel kurul sonucuna karşın -benim de dahil olduğum- bir yönetim ekibi “yasal olmadığı”nı, görev yapamayacağını beyan edecek yerde, bu durumu bile-bile cemiyet yönetilmiştir.

Genel kurulda o kazanmış, bu kazanmış kendi açımdan hiç farklı bir sonuç değildir.

Mevcut yönetim değil, benim bulunduğum liste seçimi kazanmış bile olsaydı, aynı gerekçelerle seçim sonrası istifa edeceğimi üyelerimize, başkan adayları Tekin Atay ve Yusuf Turgut arkadaşlarıma genel kurul öncesinde söyledim.

Şimdi böylesine tezatların yaşandığı ve dolayısıyla yasal durumu tartışılan bir ortamda bulunmayı kabullenemediğimi bildirmek isterim.

Gazeteci, herkesten çok “örnek demokrat” olan kişidir bence...

Gazeteci, kendi kişiliğini tartışmaya açtığında inandırıcılığını yitirir ayrıca...

4) TGC’nin her genel kurulunun böyle kırgınlıklar yaratacak ortamlarını yaşayarak bugünlere geldik.

Kendi açımdan görev yapacağıma inandığım zamanlarda cemiyetin yönetim ekiplerinde bulundum. Yararlı olup olmadığım benim takdirimle olamaz.

Son zamanlarda kişiliğime karşı, yüzüme karşı samimi, arkamı dönünce samimi olmayan davranışları da görerek;

TRABZON GAZETECİLER CEMİYETİ üyeliğimi üzüntülerimle sonlandırıyor, istifa ettiğimi bildiriyorum.

Saygılarımla...

(19.09.2016)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com