Bir davası, bir adanmışlığı olduğu oranda var olabiliyor insan hayat yolculuğunda… 

Zor zamanlarda bir iddiaya bir davaya sahip olmak, avuçta kor taşımak kadar çetindir. Demokrasi davasını hayatının merkezine koymuş ve o davanın çileli yollarını samimiyet parolasıyla aşıp bu günlere gelmiş Soylu Ailesi’nin son temsilcisi Süleyman Soylu… 

Peki, Süleyman’ın Soylu bir dava adamı olmasına vesile olanlar kimler? 

 Dava adamları herkesin sindiği, korktuğu, sürte gerisine çekildiği zamanlarda ortaya çıkarlar. İşte böyle bir zamanın adamıdır Alaybey Soylu. CHP iktidarının zulümlerinin tavan yaptığı 1940’lı yıllarda Ankara’da Adnan Menderes’in başlattığı demokrasi mücadelesine Of’tan ses vermiştir Alaybey. O dönem için belki cılız ama vakur ve samimi bir destektir bu. Belki bir dededir Alaybey Soylu ama bir torunun tüm hayatının özellikle de siyasi hayatının merkezine oturan çok değerli bir dededir. Of’ta başlayan ülkeyi bir avuç mutlu azınlığın elinden alıp, gerçek sahibi olanlara verme ve demokrasi mücadelesi İstanbul’da devam etmiş, burada bayrağı Hasan Soylu devralmıştır. Babadır Hasan Soylu. Babadır ama siyasette çok önemli bir yol arkadaşı ve örnektir de aynı zamanda. 

Birde Ali Soylu var. Yollar ayrıdır, siyaset tarzı farklıdır belki ama kalpler ve amaç birdir aslında. Merhum Necmettin Erbakan’ın en yakınındaki isimlerden birisidir Ali Soylu. Amcaoğludur ama ağabeyden farkı yoktur Süleyman Soylu için. Ali Soylu bir değerdir, karşılık beklemeden sadece inandığı değerler uğruna yaşayıp o uğurda ölebilen bir değer. 

Süleyman Soylu’nun siyasi yolculuğunun en üst noktasında zirvesinde olan bir değer. İşte bu üç ismin “SOYLU” yürüyüşü bugün Süleyman Soylu hamurunu yoğurmuş, pişirmiş ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne hediye etmiştir. Çok küçük yaşlarda milletvekili adaylarını “anons ve takdim” yapma görevi ile başladığı siyaset yolculuğunun tüm kademeleri başarı ile tamamlayan Soylu’nun başarısı, Demokrat Parti Genel Başkanlığı ile zirve yaptı. 12 Eylül 2010 yılında ülke önemli bir dönüm noktasından geçerken, bu tarih Süleyman Soylu için de bir dönüm noktası oldu. Referanduma ‘Hayır’ diyen partisi ile tüm bağlarını koparan Soylu, “Demokrasi Buluşmaları” adı altında düzenlediği seminerlerle tüm yurdu dolaşarak, kendi deyimiyle milletten yana tavır koymuştur. 

Süleyman Soylu, 5 Eylül 2012’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti ile demokrasi yürüyüşüne AK Parti’de devam etme kararı almış ve bu kararı kendisini sevenler tarafından coşku ile karşılanmıştır. Siyasette başarıyı hedefleyenler, doğru bildikleri yolda, inandıkları dava yolunda samimiyet ve sabırla yürümek zorundadır. Sözü ve özü bir olarak inandığı şeyde kördüğüm olmak her ne kadar günümüz siyasetinde fazla kabul görmese de başarının en önemli anahtarıdır aslında. İşte böyle bir siyasi yürüyüşün adıdır Süleyman Soylu… Gönül verdiği partisinin adaylarını anons ve takdim ederek başladığı siyaset maratonunun ilk resmi ayağı 1987 yılında DYP İstanbul İl Gençlik Kolları’nda yöneticilik olur. Daha sonra sırasıyla; 1995 yılı DYP Gaziosmanpaşa Yönetim Kurulu Üyeliği ve İlçe Başkanlığı, 1999 yılı Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Adaylığı, 1999 yılı DYP İstanbul İl Başkanlığı, 2002 yılı Milletvekili adaylığı, 2008 yılı Demokrat Parti Genel Başkanlığı, 2012 yılı AK Parti MKYK Üyeliği, 2012 yılı AK Parti Ar-Ge’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, 2014 yılı AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, 2015 yılı AK Parti Trabzon Milletvekili adaylığı… 

Engeller, zorluklar, belalar ancak ve yalnız sabra boyun eğerler. 1995 yılında başlayan “Soylu” siyaset yürüyüşü, 2015 yılına gelene kadar geçen 20 yıllık süre içerisinde ne engeller, ne zorluklar ve ne mücadelelere şahit oldu ama bunların her biri halka hizmet yolculuğunda azim ve kararlılığı artıran güzel tecrübeler olmaktan öteye gidemedi. Gidemezdi de… Çünkü bu kutlu yolculuk Süleyman Soylu’nun deyimiyle, Adnan Menderes nezdinde tüm demokrasi kahramanlarının itibarını geri alma ve gelecek nesillere yeni bir Türkiye bırakabilme sevdasıydı. Bugün kendisine “Trabzon’un abisi” rolü biçilen ve bakan olmasına kesin gözüyle bakılan Süleyman Soylu’nun, kendisini adeta tırnaklarıyla kazıyarak taşıdığı siyasi süreç artık yeni bir boyut kazanmıştır. 

(DEVAM EDECEK)

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com