YSK’nın seçim takvimine göre milletvekili adayı olmak isteyen kamu görevlilerinin istifa etmeleri için son gün 10 Şubat. Bu tarihe kadar istifa etmeyen kamu görevlileri, milletvekili adayı olamayacak. Milletvekili olmak için istifa etmeyi düşünen yığınla bürokrat var. Hepsi istifa için icazet bekliyor. Başka deyişle vekillik için söz… Siyaset bürokrasinin amiridir.

Siyaset kurumunun gücü demokrasinin gelişmişliği ile doğru orantılıdır. Ülkemizde de son yıllarda siyaset kurumu büyük güç kazandı. Hiyerarşik düzende olması gereken yerine oturdu. Güçlü siyaset kurumunun üyeleri de güçlüdür. Üyeliğin en üst noktası da milletvekilliğidir. 

Herkes gibi bürokratlar da milletvekili olma yoluyla bu gücün paydaşı olmak istiyor olabilir. Bu gayet normaldir. Ama bu durum bizim ülkemizde hastalık derecesinde. Milletvekilliği, başarılı bürokratın taltifi olarak görülüyor. Bugün taşra bürokratlarından devletin en önemli kurumlarının başındaki bürokratlara kadar yüzlerce bürokratın adı vekillik için zikrediliyor.

Zikredilen bu isimlerin çok önemli bir kısmı da vekil olabilmek için bugünlerde istifa etmeyi düşünüyor. Bu, doğru bir tablo değil. Özellikle devletin kritik kademelerinde kritik görevler üstlenmiş bürokratların milletvekili olma isteği siyaset kurumu ile bürokrasi arasında kurulan çarpık ilişkinin sonucudur. Başarılı bir bürokratı milletvekilliği ile ‘ödüllendirmek’ bürokrasinin değersizleştirilmesi anlamına gelir. Siyaset kurumunun güçlü olması bürokrasinin güçsüz olmasını gerektirmez. Bu algı doğru değildir. Her başarılı bürokratın kendini potansiyel milletvekili olarak görmesi parti-devlet anlayışının yansımasıdır.

Demokrasisi her geçen gün gelişen ülkemiz için bu algı önemli bir tehlikedir. Bu algı, Büyük Türkiye ideali ile örtüşmemektedir. Devletsiz millet, milletsiz devlet olmaz. Devleti yönetenlerin kişisel hırs veya benzer saiklerle üstlenmiş oldukları görevleri terk etmeleri doğru değildir. Başarı için istikrar şarttır. Sürdürülebilir başarı için siyasi istikrar kadar bürokratik istikrar da önemlidir.

Başarılı bir bürokratın, başarılı olduğu görevdeki istikrarı başarının sürdürülebilmesi adına gereklidir. İhtiyaç dâhilinde değilse özellikle kritik görevlerdeki bürokratların milletvekili olma yoluyla görevlerini terk etmeleri anlamsız ve yanlıştır. Bu durum ile öncelikli mücadele etmesi gereken iktidar partisidir. Milletvekilliği listelerindeki bürokratların partidevlet algısına katkı sunmaması gerekir. Zaruri bir durum ve ihtiyaç söz konusu değilse istikrara öncelik verilmelidir. 

Milletvekilliği ‘taltif’ olmamalıdır. Bu doğrultuda bugün milletvekilliği amacıyla istifa etmeyi düşünen devlet yöneticisi bürokratlara şu soru sorulmalıdır: “PEKİ, DEVLETİ KİM YÖNETECEK?”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.