Beklenen devir teslim tamamlandı ve Trabzonspor’un yeni başkanı mazbatasını aldı, yeni görevine başladı. İlk olarak teknik direktör sorununu Sadi hoca ile halletti. Sonra da oyuncuların geçmiş taksitlerinin bir bölümünü ödedi ve oyuncuların kafalarını da rahatlatmış oldu. Başkanın geçiş sürecindeki bu dönemi bana göre iyi ve yerinde kararlarla halletmesi doğru bir uygulamaydı. Aksi bir durumda Trabzonspor’a hoca olma hevesi olan çok arkadaşlar vardı. Bu da kaos ortamı yaratır. Onun da zararını Trabzonspor çeker. Benim şahsi görüşüm şudur, bu sezon Trabzonspor’un en iyi derecesi dördüncülüktür. Bundan fazlasını da kimse beklemesin, bu hayal olur. Onun için de daha fazla paralar harcayıp yeni teknik direktör almayıp Sadi Tekelioğlu’yla sezon sonuna kadar gitmek en doğru işti. Çünkü bugün Trabzonspor’un bir milyona bile ihtiyacı var. Aksi halde bu borçlar tasarruf etmeden bitmez. Yeni yönetimin başka bir tasarrufu da Süleyman Hurma’nın istifasıyla oldu diyorum. Bu istifasının Trabzonspor’a çok büyük bir kazancı olmuştur. Çünkü yaptığı yanlışlıklarla dolu transferlere bir yenisini daha ekleyemeyecektir. Bu da bizim için büyük bir kazançtır. Bakın yeni yönetimin yaptığı doğru işlere katılıp, doğru diye yazıyoruz. Fakat yanlışlarını da eleştireceğiz ve yazacağız. Bundan da kimse alınmasın çünkü Trabzonspor benim için herkesten önemlidir. Bu sevgiyi ise içimden kimse söküp alamaz.

Biz kaçırdık onlar attı
Trabzonspor’un bu haftaki rakibi komşu kentimizin takımı Rizespor’du. Sadi hocanın Cavanda ve Erkan’ı neden oynatmadığını anlayamadım. Eskişehir maçında Cavanda ve Yusuf’u orta alanın dışında oynatarak bol orta yaparlar düşüncesindeydi. Fakat onun düşündüğü gibi olmadı. Belki de onun için Cavanda’yı kesti. Ama Cavanda’nın bu takımda kesin oynaması lazımdı diye düşünüyorum. Geliyoruz Alper’e. Fenerbahçe maçında bu çocuk çok kötüydü ve yanlış üzerine yanlışlar yaptı. Bir de takımını 10 kişi bıraktı. Douglas denen ağır Rus tankı, Kweuke’yle girdiği müthiş kapışmada rakibini durduramadı ve bunda da golü yedik. 45+4. dakikada da Rizespor’un ikinci golü geldi. İlk yarıda Rize 2 atak yaptı ve bu 2 atak da gol oldu maalesef. Aslına baktığımızda Trabzonspor, oyun üstün olduğu dakikalarda rakibini kendi sahsına gömdüğü zamanda kontrataktan golleri yedi. Bunlardan daha önemlisi verilen ve verilmeyen penaltılar var. Trabzonspor’un kullandığı penaltı kesinlikle yanlış bir karardı. Ama ondan sonra Kweuke’nin iki, stoperlerinin de bir kez elle oynamaları var ki bunlar da kesin penaltıydı. Bir de lehimize bir penaltı vardı, Alper’in yerde elle oynaması. O da penaltıydı. Ama Ali Palabıyık verdiği yanlış penaltıya takılınca oyunun kontrolünü elinden kaçırdı ve penaltı pozisyonlarını hep atladı. 3-0 yenilmemize rağmen, Trabzonspor’u ilk kez istekli ve kazanma arzusu içinde görmek, çok iyi fakat oyuncu tercihlerini yanlış yaptığımız zaman da neticeye gidemiyoruz. Sonra da böyle basit maçlarda puan kaybı yaşıyoruz. Daha önce de yazdım şimdi de yazıyorum. Bu beklerle defans kurgusunu oluşturursak, maç kazanmamız mucizelere kalır. Çünkü bu çocuklar Trabzonspor’un oyuncuları değil. Ne kadar hırslı oynarsan oyna eğer kapasiten yoksa kazanma ihtimalin de yoktur. Trabzonspor farklı yenildi fakat en fazla pozisyona girdiği maç da bu maçtı. İtandje’yi geçemediler ve farklı mağlup oldular. Karadeniz derbisini de Rize kazanmış oldu. Trabzonspor kaçırdı, Rizespor attı ve 3 puanı da hanesine yazdırmayı başarmış oldu. Rizespor’u tebrik ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.