Düşmanımın düşmanı kardeşimdir’ deyimi genel anlamda her devir ve her toplumda kabul gören bir kavramdır. Temel bir ilkeye ihtiyaç duymayanlar için basit haliyle faydayı da ifade eder. Kişisel menfaatler için ise birebir örtüşme de getirebilir. Ama ülke ve toplum menfaatleri söz konusu olduğunda başka değerlendirmeler gerektiği ise aşikârdır. Düşmanımızın düşmanı, bizim dostumuz olmayabilir. Bizim de düşmanımız olabilir.

Türk siyasi hayatında epey zamandır şahit olduğumuz garabet bir yapı ile karşı karşıyayız. Sanıyorum bu hastalıklı yapıyı da yaşadığımız zaman diliminde değil onlarca yıl sonra çözebileceğiz. Aynı Sultan Abdülhamit Han’da olduğu gibi... Abdülhamit’i düşman belleyenler, ona düşman olan bütün yabancı mahfilleri dost bildiler. Hep birlikte Sultan’a ve onun devletine savaş açtılar. Sultan ve imparatorluk tarihe karışınca dış mahfiller gayelerine ulaşmışlardı ama yerli ortakları ve bütün bir millet çöken devletin altında kalmışlardı. Yüzyıldır Abdülhamit’e karşı yürütülen bu ölçüsüz ve vahşi muhalefeti bugün de konuşur dururuz.

Tarihten ders alınsaydı aynı hatalar yapılır mıydı?

Aynı vahşi muhalefet ve nefret bütün Türkiye’yi sarmış durumda. Milletimizin tarihi düşmanlarının nefret ettiği ve her türlü gayretleri ile savaş açtığı Erdoğan’a, ülke içinden de aynı şiddetle muhalefet ediyoruz. Artık bu nefret ve karşıtlığın sebebi de önemli olmaktan çıktı. Her şart ve ahvalde karşı olmak ve nefret etmek rutin hal almış durumda. Türkiye’yi bölmek isteyen, bölünmeye engel oluyor diye savaş açarken, en milliyetçi partimiz de ‘ülkeyi böldürüyor’ diye aynı cepheden ve aynı nefretle savaş açmış durumda. Kim ne için nerede duruyor belli değil. Bu kabullerden biri doğruysa diğerinin yanlış olması gerekmez mi? Hayır bu ülkede gerekmiyor. Eğer Erdoğan düşmanlığı söz konusu ise hemen her kesim için gerisi teferruat olmaya başladı. Bu hastalıklı yapıya dönüşmemiz tabii ki bir anda olmadı. Her kesim için uygun bir reçete ile Erdoğan düşmanlığı aşısını yavaş yavaş topluma enjekte ettiler. Aşıları da tuttu.

Kürtlere tarih boyunca en çok ilgi gösteren, onların toplumun esas parçası olması için her türlü gayreti sarf eden Erdoğan en büyük Kürt düşmanı ilan edilmiş durumda. Yine Anadolu’da kurduğumuz son Türk devletini ve milletimizi her yönüyle ayağa kaldıran, namerde muhtaç olmaktan çıkarıp, bölgesel bir dev’e dönüştüren Erdoğan, kendilerini Türk milliyetçisi olarak tanımlayanlar tarafından da Türk düşmanı olarak ilan edilmiş durumda.

Birbirine hiç benzemeyen, aralarında hiçbir ideal birliği olmaması gereken birçok kesim için Erdoğan düşmanlığı yeni bir ‘Düşman kardeşliği’kavramını bize kazandırmış oldu. Artık bu ülkede Erdoğan düşmanı olan herkes dünya ve ahrette birbirlerini kardeş ilan etmiş durumdalar.

Erdoğan’a düşmansan bu tarafa gel. Aynı cepheden atış yapalım.

Kim olursan ol fark etmez bizdensin.

Başka izahı yok bunun veya izahı hiç mümkün değil de diyebiliriz.

Ne oluyoruz? Niye bütün şer dünyasının düşman olduğu bir insana (ki bu adam bu toprakların, bizim insanımız),biz de sorgusuz sualsiz düşmanlık duyguları besliyoruz. Bu soru hiç sorulmuyor, kimler kimlerle yan yana sıralanmış dikkate alınmıyor. Varsa yoksa ölümüne muhalefet, ölümüne savaş.

Bugün PKK devleti yense, muhakkak bayram edecekler. Büyük siyasi risk alarak çözüm sürecini başlatan adama karşı olmadık sözleri söyleyenler. Bugün PKK’nın başlattığı alçakça savaşın sebebi olarak aynı kişiyi suçluyorlar. Artık şu kesin olarak açığa çıktı ki; bu ülkede söz ve eylemin ne ifade ettiği, kim yapıyor ve kim söylüyorsa ona göre anlam ifade etmektedir.

Seçim hükümeti kurulacak, Kılıçdaroğlu “Bizim partide o hükümette yer alacak karaktersiz milletvekili yok “diyor. Bir diğer partinin milletvekili ise kendisine bakanlık teklif edince bunu büyük hakaret kabul edip genel başkan yardımcılığında da istifa ettiğini açıklıyor.

Ne yapmaya çalıştıklarını anlayan varsa beri gelsin.

Nefret ve ona bağlı körlük bütün bünyelerini esir almış.

Allah, onlara akıl, izan bu millete de sabır ve ihsan nasip eylesin.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×