İzmir’deyim… “Tebdil-i mekânda ferahlık vardır” diyor Atalar.

Bu öğretiyle içine düştüğüm dar kuşatmayı yarıp dışına çıkmayı düşünüyordum. Bunu başardım.

“Yaz mevsimi değil, imbat da esmez. Ne işin var İzmir’de?” diye merak ediyorsanız açıklayayım.

İzmir’i güzel insanları nedeniyle severim.

Ama en önemlisi şehit gazetecimiz Hasan Tahsin (Nevres) Bey nedeniyle daha bir farklı ve sıcak bulurum.

Meslek pirimiz Hasan Tahsin Bey, 15 Mayıs 1919 günü İzmir Kordonu’na çıkan Yunan efsunlarına tabancasıyla kurşun yağdırıp Türk yurduna tecavüze ilk itirazı yapan ve karşılığında orada şehit düşen bu ulusun kahraman bir evladıdır.

İzmir ve Hasan Tahsin Bey…

Bir güzelliği “vatandır” deyip sahiplenen; “Benimdir…” diyerek işgale isyan eden yüce/

yürekli/erdemli bir kahraman kişi: Gazeteci Hasan Tahsin (Nevres) Bey…

Hep söylemiş ve de yazmışımdır.

Kentler; onur madalyalarını/unvanlarını, o kentlerin kültür/sanat, bilim insanlarının alkış toplayan sanatsal/bilimsel çabalarıyla kazanırlar.

O insanlardır kentleri soluklandıran, yaşamsal huzur ortamı duygusunu aşılayan.

Mihenk taşıdır onlar. Örnektirler. İdealdirler. Başarı hedefidirler genç kuşaklara…

İzmir ne yapsın bir başka kahramanı…

Hasan Tahsin Bey’in kahramanlığı kime, neye yetmiyor ki?

***

İzmir’in meslek yaşamımda ayrı bir yeri olduğunu belirtmek durumundayım. 1961 yılında ilk kez gittiğim İzmir’de Yeni Asır ve Demokrat İzmir gazeteleriyle tanıştığımda “yerel gazetecilik” ufkum açılmış, bu konuda yeni yeni sevdalanmaların peşine düşmüştüm.

O yıllarda Trabzon’da Hizmet ve 1983 yılında Kuzey Haber gazetelerindeki yenilikler yapma heyecanımın kaynağında İzmir vardı.

“Bölgesel gazetecilik” konusunda Yeni Asır gazetesinin ülkemizde yüz yılı aşan bir örnek

olduğunu da vurgulamam gerekiyor bu arada.

1980’li yıllarda Şevket Özçelik ve arkadaşlarının heyecanlarıyla Ege’de bir gazetecilik  okulu/abidesi olan Yeni Asır gazetesi o tarihlerde 100 bini aşan satış grafiğiyle – hala kırılamayan- bir rekora sahip oldu.

Gazeteleri gazeteciler yapar.

Bu doğrudur. Bilgili ve azimli gazeteciler ise her gün şekillendirdikleri sayfalarla okurlarından görünmez madalyalar alırlar.

***

İzmir’de pek çok meslektaşım, gazeteci arkadaşım var. Çizerler, foto muhabirleri, gazeteciler, yazarlar… Hangisiyle buluşup iki söz edebilirim? Kimin zamanı kime uyar, belli olmaz ki…

Göçmen kuşları bilirsiniz, yol boyu nerede duraklayacakları belli mi olur? Benimkisi de öyle. Kiminle buluşursam bir büyük özlem dağını eriteceğiz birlikte.

Uzun sözün özü: İzmir’den Balıkesir’e geçecek orada da meslektaşlarımla buluşup bir anı harmanı yapacağız.

Balıkesir basınında sürekliliği ve gazetecilik heyecanıyla okurlarının güvenini kazanan Yeni Haber Gazetesi Ailesi, bu yıl da kurucusu, değerli gazeteci -Rahmetli- Ekrem Balıbek’i sevgiyle/ saygıyla ve vefa duygularıyla anacak… Yeni Haber’in sahibi sevgili dostum/kardeşim Esen Balıbek’in davetine icabetle bu duygu yüklü anma toplantısının güzel havasını sayelerinde soluyacağım kısmet olursa.

***

Yineliyorum: Kentleri içinde barındırdığı/ yaşadığı insanlar yüceltir. Kentler bu değerleriyle ün ve unvan kazanırlar.

İzmir için Hasan Tahsin Nevres ne ise, Balıkesir için de Ekrem Balıbek odur bence.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.