Malumunuzdur. Bir önceki KTÜ rektörlük seçimlerinde safımı belli etmiş, rektör adayımın Prof. Dr. Orhan Aydın olduğunu ifade etmiştim. Ahali bana “Neden Orhan Aydın?” diye sorduğun da, onlara şu cevabı vermiştim:

Futbol da her yıl zirveye oynuyorsun. Ticarette ihracat için yeni pazarlar arıyorsun. Sanatta, dünya çapında isimler yetiştiriyorsun? Peki eğitim de neden çuvallıyorsun birader? Övünç kaynağımız olması gereken KTÜ, 2015-2016 başarı sıralamasında, neden ilk 10’da değil? İTÜ’den eksik kalan yanımız ne? Bana göre bu tabloyu sadece hedef koyabilen ve o hedefe kilitlenmeyi seven bir isim değiştirebilir. Bana göre de bu isim Prof. Dr. Orhan Aydın’dır. Herşey bir kenara, bir defa ufku açık…

O Dönem Prof. Dr. Orhan Aydın, en yakın rakibi Prof. Dr. Süleyman Baykal’a karşı seçimi kıl payı kaybetmişti. Şimdi yeniden aday… Ve yeniden söylüyorum. Benim adayım değişmedi, ama KTÜ’nün mutlak suretle bir değişim yaşaması gerek… Çünkü şehir ekonomisine günde yaklaşık 2 milyon TL girdi sağlayan ve bölgenin lokomotifliğini üstlenen bir eğitim kurumunun, böylesine içine kapanık ve dünyadan bihaber yönetilmesi, bu şehre yapılan en büyük haksızlıktır.

Kampüs dışında söz sahibi değilsin. Eğitim anlamında diğer kamu kurumlarıyla yapılan ortak projeler yeterli seviyede değil… Şehre hayat verecek olan 2. üniversite konusunda net ve ağız dolduran bir açıklama yok. Basın-PR çalışması desen zaten yapılmıyor. Ee, böyle mi kabuğunu kıracak bu üniversite? KTÜ’nün bir ODTÜ veya Hacettepe olmasını beklemiyoruz ama bu onlarla yarışamayacağı anlamına gelmiyor. Yarışmadan havlu atmak da ne oluyor?

Eğer KTÜ’de bir değişim yaşanırsa, Öğrencilerin kendilerini amazon kabilesinde hissetmeyeceği, Akademik anlamda güçlü kadrolara sahip, Ve eğitim başarısı sıralamasında ilk 10’a girmiş bir KTÜ’nün, tadından yenmez gari… Demedi demeyin…

HER ŞEY MÜFREDATTAN İBARET MİDİR?
Her ne kadar KTÜ rektörünü akademisyenler oylayacak ve son sözü Cumhurbaşkanı Erdoğan söyleyecek olsa da, bu güzide üniversite de öğrencilere kulak vermeden olmaz. Kampüste şöyle bir tur attım. Öğrencilerin şikâyetleri şöyle:

-Üniversitede miyiz, hapishanede mi belli değil…
-Sosyal faaliyetlerimiz sıfır, eğitim dediğimiz şey, ders sıralarından ibaret midir?
-Diğer üniversitelerinin birçok konu da bizden kat kat ileride olması zorumuza gidiyor.
-Eğitim hayatımızı tamamladığımızda, bizi hayata karşı daha cesur ve daha girişimci kılacak bir mekanizma yok. KTÜ’de ne yazık ki her şey müfredattan ibaret...

Ee artık uzun söze ne hacet… Eyvallah.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com