İki yılı biraz aşkın bir süreden beri çözüm süreci adına yürütülen çalışmalar ve onun neticesi olarak, PKK terör örgütü eylemsizlik halindeydi.

Ülkemizde 30 yıldır kan ve gözyaşı görmüş, askerini, polisini şehit vermiş, bir o kadar sivil insanımızın öldürülmesinin acısını yaşamış bir millet olarak bu çatışmasızlık ortamından haliyle memnunduk.

Artık bu iş bitecek ve memleketin en büyük gailesi son bulacaktı. Fakat ne olduysa, 7 Haziran seçimlerinden bir müddet sonra, bir üst akıl harekete geçti ve bir anda tekrar terörün o kirli ve kanlı yüzüyle muhatap olmak mecburiyetinde kaldık.

Hem öyle ki PKK ile beraber irili ufaklı birkaç terör örgütü ve yurt içinde faaliyet gösteren birtakım medya organları, paralel yapı, sivil toplum kuruluşu adı altındaki yardakçılarıyla birlikte topyekûn bir kalkışma teşebbüsü olduğu her halinden belli olan bir hareketle karşı karşıya kaldık.

Dışarıdan ve içeriden, “Çözüm süreci bitmiştir artık savaş var” mealinde açıklamalar yapılmış, her şey bir anda tersyüz olmuştur. Devletimiz ve güvenlik güçlerimiz hadiselere anında müdahale etmiş, eşzamanlı olarak hem yurtdışında bulunan terör yuvaları bombalanmış, aynı anda yurt içinde daha evvel tespit edildiği belli olan birtakım adreslerden binlerle ifade edilen sayıda şüpheli toplanarak gözaltına alınmıştır.

Devletin böyle bir işe hazırlıklı olduğu ve gereğini anında yaptığı belli oluyordu. Nitekim olayların başlamasından sadece dört gün sonra, başta savaş ilan eden terör örgütü ve yandaşları bu sefer “Çözüm sürecini tekrar başlatalım, zor değil” yollu açıklamalar yapmaya başlamışlarsa da devlet artık bu işi bitirme kararında olduğunu ve geri dönüşün artık mümkün olmadığını beyan etmiştir. Bu çetin günlerde ne yazık ki yirmiye yakın vatan evladımızı şehit vermenin acısını yaşadık. Şehit olanlar hepimizin evladıdır ve acı topyekûn bütün milletimizindir.

 

Bu hengâme içerisinde, öyle hadiseler yaşadık ve öyle beyanatlar işittik ki, şaşırsak mı, gülsek mi, öfkelensek mi bilemedik. Efendim Suruç'taki intihar eyleminden sonra, eylemi gerçekleştiren ve haliyle parçalanıp ölen bombacının kim olduğu emniyetçe araştırılmaya başlandı. Olaydan iki gün sonra HDP'liler bir nüfus cüzdanı getirip, işte eylemci bu şahıstır diye emniyete bildirdiler. Bombacı, kendini patlatmaya gelirken kimliğini de yanına almış ve kendi parçalandığı halde, kimliği sapasağlam kalmış. İyi mi?

Bu süreç başladığından beri, bazı medya kuruluşları ve basın-yayın organlarının almış oldukları vaziyet ve durdukları yer, ülkeye karşı açık bir vatana ihanet pozisyonudur. Bugünkü toz duman elbette dinecek, hava tekrar berrak hale gelecektir. O zaman herkes herkesi daha net görecektir. Bu unutulmaya...

 

Hava operasyonları esnasında Selahattin Efendi, inci mercan kabilinden sözler etmeye başladı. Kendileri derler ki: “Bu operasyonlar için kalkan uçakların maliyeti çoktur ve bu maliyet yoksul ve emekçi halkın sırtına yüklenmektedir.” İlahi Selocan. Sen onu mu dert ediyorsun? Derdin buysa sıkıntı etme. Bizde para çok Elhamdülillah…

Ne diyebiliriz muhterem okurlarım.

Allah bu memleketi ve bu milleti,dıştaki düşmanlarının, içimizdeki hainlerin ve beyinsizlerin şerrinden emin eylesin.

Selam ve saygı ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.