10 gün önce bu köşeden Trabzonspor’un yeni hocası Ersun Yanal olacak diye açıklamıştım.

Nihayetinde Yanal, Trabzonspor’a 3. kez teknik direktör oldu. 

Yanal’ın 1. dönemi ile 2. dönemini birbirinden ayırmak gerekir. 

İlk gelişinde şampiyon kadroyu kurması ile olumlu bir izlenim bırakarak ayrıldı.

İkinci dönemi hakkında ise aynı şeyleri söylemek mümkün değil. O döneme ilişkin akılda kalan,

Yanal’ın transfer politikası ve menajer ilişkisi. O ilişkiler Yanal’ın en büyük dezavantajı.

Ersun Yanal, bugün Muharrem Usta’nın tercihi ile çok kritik bir dönemde göreve geldi. İkinci dönemine ilişkin mide bulandırıcı ithamların hala ciddi şekilde sürdürüldüğü bir ortamda hem de. Yanal, bununla ancak ciddi özveri ve nihayetinde başarılı saha sonuçları ile mücadele edebilir. 

Yanal, hayatının bu dönemini Trabzonspor’a vakfetmek zorundadır. Çok çalışmak ve büyük fedakarlıklarda bulunmak zorundadır. Menajer-transfer dedikodularına malzeme olmamalıdır. Aksi takdirde başarılı olma şansı yok. 

Ersun Yanal’ın başarısız olması, Trabzonspor’un başarısız olmazsı demektir. Bu noktada Trabzonspor’un başarısızlığı yok olmakla eş anlama gelmektedir. Ciddi soru işaretleri ve muhalefete rağmen inisiyatif kullanarak Ersun Yanal’da ısrar eden Muharrem Usta, olası başarısızlığın faturasını Yanal’dan önce öder.

Dileğimiz odur ki, Ersun Yanal adını Trabzonspor tarihine altın harflerle yazdıracak bir başarıya imza atsın da, taraftar başta olmak üzere kimse fatura ödemek zorunda kalmasın…

YILMAZ BÜYÜKAYDIN
Yılmaz Büyükaydın…

Kongre öncesi Muharrem Usta’nın hem bizzat teklifine rağmen, hem de çeşitli kanallar aracılığı ile baskısına rağmen yönetimde bulunmak istememişti.

Kendine göre sebepleri vardı elbette.

Kongre oldu, Muharrem Usta başkan seçildi.

Fakat Usta, Büyükaydın ile olan bağını koparmadı. Sürekli temas halinde oldu.

Muharrem Usta, yönetim kuruluna girmeyi kabul etmeyen Yılmaz Büyükaydın ile çalışma isteğini sürdürüyordu. 

Büyükaydın’ın futbol bilgisi, yöneticilik tecrübesi ve geniş ilişki ağı, hem Muharrem Usta’nın, hem de yönetimindeki etkili isimlerin onunla çalışma isteklerini körüklüyordu.

Bu kararlı istek ve ortaya konulan yol haritası ile Yılmaz Büyükaydın ikna edildi. Sportif A.Ş’ye dışarıdan yönetim kurulu üyesi olarak atandı ve koordinatör olarak futbolun başına getirildi. 

Büyükaydın, kendisinden önce milyonlarca lira karşılığında o görevi yürüten Süleyman Hurma’nın yerine gönüllülük esasına göre çalışmaya başladı. Ve hiçbir maddi karşılık almadan o görevi sürdürdü.

Çoğu zaman profesyonel anlayışa hiç sığmayacak eylemlere maruz kaldı. 

Ama Büyükaydın, Trabzonspor’u zor günlerinde yalnız bırakmadı. İşini yapmaya çalıştı. İşinden, aşından, ailesinden fedakarlık etti. Böyle sıkıntılı bir süreçte kendini Trabzonspor’a vakfetti.

Birkaç gündür medyada bir linç operasyonu yürütülüyor ona karşı. Başarısız oldu, beklenileni veremedi, görevden alındı vs diye. 

Beni bilenler bilir. Eğriye sığmam. Yılmaz Büyükaydın’a da çok muhalefet etmişliğim var. Ama Sezar’ın hakkı Sezar’a… Bugün Büyükaydın’ın maruz kaldığı muamele hak edilmiş bir muamele değildir. Doğru değildir, insani de değildir.

Büyükaydın'ı göreve getirmek için yoğun mesai harcayan Muharrem Usta'nın, bugün Büyükaydın'ın maruz kaldığı operayona "Müsaade eder gibi" sessiz kalması yanlıştır.

Bu yanlış, resmi siteden yayınlanan geçiştirme bir mesaj ile giderilecek kadar önemsiz de değildir!

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.