Dün ayıyı anlattık çok ilgi gördü.

Bugün de eşeği yazalım o halde.

***

Çok bilindik bir hikâyedir.

Ülkenin birinde çok sayıda eşek yaşarmış.

Yük taşıma gibi işlerde kullanılır, neredeyse ülkenin bütün yükü sırtlarından geçermiş.

Eşeğin olduğu yerde doğal olarak semerci de varmış.

Fakat semercinin ürettiği semerler, eşeklerin sırtındaki derileri soyarmış.

Yük taşırken sırtları acıyan eşekler semercinin değişmesi için her gün dua ederlermiş.

Gel zaman git zaman yaşlanan semerci işi bırakmış.

Bir süre sonra yeni bir semerci çıkmış ortaya.

Eşeklerin arasında şöyle bir dolaşmış.

Eşekler önce sevinmişler ama yeni gelen semerci eskisinden kötü çıkmış.

Yaptığı semerler eşeklerin sırtlarını kemirmeye, yara bere içinde bırakmaya başlamış.

Çok acı çeken eşekler, semercinin gitmesi ya da ölmesi için yine duaya başlamışlar.

Gün gelmiş, semerci kaza geçirip ölmüş.

Sonra başka bir semerci bulunuvermiş.

Eşekler semerciye bakmışlar ve yüzündeki nuru görünce bekledikleri semercinin geldiğini sanarak sevinçlerinden uzun uzun anırmışlar.

Sırtlarındaki yaralara konan sineklerden çılgına dönen eşekler, artık yaralarının iyileşeceğini, semerlerin sırtlarını acıtmayacağını düşünerek tatlı düşler kurmuşlar.

Lakin semerci işe başlayıp ilk semerlerini eşeklerin sırtına koyunca, önceki semercilerin bundan daha iyi olduğu anlaşılmış.

Yeni semerler eşeklerin sırtındaki yaraları iyice derinleştirmiş.

Ölmek bile bu acıları çekmeye yeğlenir hale gelmiş.

Semerciler gelip gittikçe eşeklerin sırtlarındaki yaralardan kanlar akmaya başlamış, acılar çoğalmış.

Sonunda semerler kemiğe dayanmış, kemiğe sürtündükçe acılara acı katmış.

Eşekler yine dua etmeye başlamışlar.

Etmesine etmişler de, değişen semercilerin birbirinden beter olması, gelenin gideni aratması kafalarında sorular oluşturmuş.

Yıllardır semerci değişsin diye dua etmenin dertlerini eksiltmek bir yana sürekli çoğalttığını gören eşekler yeni bir çare aramaya başlamışlar.

Semer ve eşek ayrılmaz ikili olduğuna göre semerciden değil semerden kurtulmanın yolunu bulmak gerektiği sonucuna varmışlar.

Toplanmışlar, konuşmuşlar, tartışmışlar.

Ve o günden sonra eşeklikten kurtulmak için dua etmeye karar vermişler.

***

Politika falan yapmıyorum, yanlış anlaşılmasın.

Etrafınıza bir bakın;

Anne-babadan, kardeşten, arkadaştan, işyerinden, patrondan, yöneticiden, trafikten, kazançtan, esnaftan, kalabalıktan, sanatçıdan, sporcudan, siyasetçiden, bürokrattan, kısacası her şeyden şikâyetçi olan kalabalık bir liste çıkar muhakkak.

Çözümün semerciden şikâyetçi olmak değil eşeklikten kurtulmak olduğunu anlayamayan…

Şimdi, ‘Bu yazı nereden çıktı?’ diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

Anlatayım;

Dün eşeğin birinin semerciden şikâyetçi oluşuna tanıklık ettim.

Dolayısıyla bu satırlar adrese teslimdir.

Siz hikâyeye gülüp geçin.

Gerisini anlayan anladı!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.