Trabzonspor iyi günler yaşamıyor.

Kulübün her yolu gergin, olumsuz, stresli ortamlara çıkıyor.

Mali kongre; öncesi, esnası ve sonrası kavgalı, küfürlü, yakışıksız, dünya âleme bizi rezil edecek şekilde geçti.

İnsanlar bazı şeyleri biriktirdi, içlerine attı.

Art niyetli ve maksatlı kişiliksizler ise bu puslu ortamdan faydalanıp faturayı Trabzonspor Genel Sekreteri Dr. Köksal Güney’e kestiler.

Kahpece, arkadan saldıran korkaklar yüzlerini maskeleyerek ve sinsice yaklaşarak, Köksal Hoca’yı değil insanlığı linç etme girişiminde bulundular.

Bu işte demir kullanacak kadar gözü dönen caniler, arkalarına bakmadan kaçtılar.

Konuşunca mangalda kül bırakmayız.

Karadeniz insanı şöyle merttir, böyle adamdır, öyle yiğittir, delikanlıdır diye!

Herkese hava atar, caka satarız.

Aslında bu söylemlerimizin ne denli kof olduğunu Köksal Hoca’ya yapılan hunharca saldırının ardından gördük.

***

Trabzonspor iyi temsil edilmiyor, borçlandırılıyor, yönetilmiyor olabilir.

Çıkar  medeni bir şekilde eleştirir, hatta organize hale gelir protestonuzu yaparsınız.

Küfretmeden, kavga etmeden düşüncenizi dile getirirsiniz.

Zamanı gelince de oyunuzla yönetime müdahale edersiniz.

Ama şiddet de neyin nesi?

***

Trabzonspor yönetimini en ağır şekilde eleştirenlerden biriyim.

Kulüpte Hacıosmanoğlu döneminde işlerin yolunda gitmediğini düşünüyorum.

Düşüncelerimi karalamadan, hakaret noktasına getirmeden ifade etmenin azami gayretini gösteriyorum.

Ama vandallığa, pespayeliğe, holiganlığa ve teröre tavrımız kesindir.

Hiç kimse ne yaparsa yapsın, Köksal Hoca’ya yapılan vicdansızlığı hak etmez!

Kaldı ki, Köksal Güney bir cerrahtır.

Bir tıp insanı kolay mı yetişiyor?

Canavarca hislerce bugün Köksal Hoca’nın başına vuranlar, yarın öbürgün, belki de hiç ummadıkları şekilde Güney’in ameliyat masasında kendilerine şifa arayacaklar. Ama Köksal Hoca öyle merhametli ve hümanist biridir ki, kimliklerini göz ardı ederek, onlara tereddütsüz yardım elini uzatır.

Odasına gelen yaşlısından, fakirine, köylüsünden, şehirlisine, kadınına, çocuğuna kadar herkese güler yüzlü davranan Köksal Güney, sadece insanların derdine deva olma derdini taşır.

İnsanlara sağlık dağıtan bir insanı neredeyse öldürmeye teşebbüs etmek bütün insanlığı öldürmeye teşebbüs etmektir.

***

Köksal Hoca’nın başına gelen bu çirkin olayın benzerlerini geçmişte Asbaşkan Nevzat Şakar ve Doktor Hakan Ayaz da yaşamıştı.

Herkesin yaptığının yanına kar kalması diğer kendini bilmezleri cesaretlendirmiş, bugünkü ortamı doğurmuştur. Köksal Güney’e yapılan hunharca saldırının üzerinden birkaç gün geçmesine rağmen failler hala elini kolunu sallayarak aramızda dolaşıp, belki de bizlerle şakalaşıyor.

Emniyet, bozuk ve kayıtta olmayan güvenlik kameraları olduğunu dile getirerek suçluların bulunmasının biraz zaman alacağını beyan etmiş.

Emniyetin bu ağır aksak tutumu başka olayların yaşanmasına çanak tutabilir.

Daha önce birçok vurgunun, yaralamanın ve kavganın yaşandığı Fatih Mahallesi’nde güvenlik ve MOBESE kameralarının tam işlevini yerine getirmemesi bir güvenlik zaafiyetidir.

İnanıyorum ki, emniyet bu kumpasla ilgili gerekli hassasiyeti gösterip, işleri hızlandırarak bu faili meçhulü aydınlatacaktır.

***

Suçlular bulunduğunda, “Biz bu işi Trabzonspor’u sevdiğimizden yaptık” derlerse şaşmayın. Ama bizim bu palavralara karnımız tok!

Bu çirkin davranışlar olsa olsa Trabzonspor’u yıpratıp yarınlarını karartma adına yapılmıştır.

Kimse yalandan yere sevdalıyız işgüzarlığı yapmasın.

Bir insanın canına kast edecek derecedeki sevginiz gerçekten var ise deyerin dibine batsın!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.