Ankara’daki patlamada çok sayıda vatandaşımızın hayatını kaybetmesinden dolayı büyük bir üzüntü içinde olduğumuz için Beşiktaş maçıyla ilgili hiçbir yorum yapmadım. Bu hafta da yine terör olayı ile bir kez daha sarsıldık. Böyle acılarla dolu bir günde yazı yazmak inanın insanı derinden hırpalıyor. Ama bu şefsizler ne yaparsa yapsın Türkiye Cumhuriyeti’ni hiçbir şekilde yıkamazlar. Biz ulus olarak bunun da ötesinden geleceğiz. 10 maçlık periyoda baktığımız da biz artık Hami’nin yanlışlarına alıştık desem yanlış olmaz, çünkü bu hataları her maçta yapıyor. Beşiktaş maçında orta sahamız çok kötüydü. Tek santrafor arkası oynayan Muhammet fizik gücü iyi olduğu için fena değildi. Fakat Hami hemen oyuna müdahale ederek adeta yenilgiyi hazırlamış oldu. Çok kötü olan Marin’i oyunda tuttu, bunun yanı sıra hiçbir özelliği olmayan Sefa’yı oyuna aldı ve maçın skorunu böylelikle adeta onaylamış oldu. Yönetim Hami’nin bu kötü performansından rahatsız olmuş ve gitsin mi kalsın mı diye oylama yapmış. Bence bu saatten sonra Hami’nin gitmesi yeni bir hocanın gelmesi çözüm olmaz. Onun için sezon sonuna kadar mecburen Hami ile devam kararı bence doğru bir karar. Yönetimin bugünden tezi yok acele gelecek sezonun hocasını bulması lazım. Çünkü yeni gelecek hoca en azından yapacağı transferleri kafasında belirlemiş olur.

Gelelim Sivas maçına; Hami efendi Beşiktaş gibi güçlü bir takıma karşı iki santraforla başlıyor. Küme mücadelesi veren Sivasspor’a karşı ise çok değişik bir on bir ile çıkıyor. Beşiktaş maçındaki kötüler yine aynı ama onlar yine sahada. Cavanda’yı sağ önde oynatıyorsun. Peki, Bosingwa’nın sözleşmesinde hep oynayacak diye bir madde mi var? Okay da aynı her hafta rezilleri oynuyor. Fakat hep ilk on birde sahaya çıkıyor. Marin desen tarla aldığı topları hep yok ediyor. Cardoza’ya hiç top gitmediği için o da kaybolup gidiyor. Bir takım düşünün kendi evinde küme mücadelesi veren bir rakiple oynuyor fakat tüm istatistiklere baktığımızda o rakip sizden çok üstün. Bu nasıl bir oyun anlayışı ben anlamadım. İlk gol girişimini 61.dakikada geliştirdik, o da golle sonuçlandı. Bu takımı tanımak çok zor ben şahsen kendi takımımın böyle oynamasına tahammül edemiyorum. Bütün maçlarımızı neredeyse sıfır gol pozisyonuyla oynuyoruz. Bunun yanı sıra en başarılı oyuncumuz kalecilerimiz oluyor. Bu maçta da bizi Esteban kurtarmış oldu. Sivasspor’un gol pozisyonlarını sayamadım desem yanlış olmaz. Rakibimiz Sivasspor topa önde basarak Trabzonspor’a oyun kurma şansı vermemek için elinden geleni yapmaya çalıştı ve bunu da başardı. Trabzonspor’dan daha fazla topla oynadılar. Bizim oyuncularımız adeta ligi bitirmişler gibi bir havada oynuyorlar. Hırsları bitmiş, ruhları yok olmuş, bunların hepsini satmak lazım. Fakat hiç birine de kimse beş kuruş bile vermez. Küme mücadelesi veren Sivasspor bile kendi evimizde bizden çok üstün oynadı, pozisyonlar buldular. Futbol adına her şeyi yaptılar. Trabzonspor ise futbolun hiçbir gereğini yerine getiremedi. Zaten bu kadroyla da hiçbir varlık gösteremezsin. Size Trabzonspor formasını giydirenlere yazıklar olsun. 2010- 2011 sezonunun intikamı böyle olmamalıydı. Daha acı bir mağlubiyetle Sivas’ı göndermeliydik. Fakat bu kötü futbolla buna bile bayıldık desem yalan olmaz. Allah’ın büyüklüğünü herkes bilir adaletli olan da her zaman kazanmıştır. Ama başkalarının ekmeğiyle oynayanlar da kaybetmeye mahkumdur. 2010-2011 sezonunu hatırlarsak Sivas’ın başkanı ile Fenerbahçe’nin başkanının Sivas’taki o çirkin maçta yaptıkları hareketler ve maçtan sonra verdikleri beyanatlar herkes tarafından kınanmıştı. Şimdi ben de onlara Bank Asya’da başarılar diliyorum. İşte Allah’ın adaletine bir kez daha tanık olduk. Eden bulur bunu herkes böyle bilsin. Bir başkanın bir şehre yapacağı en büyük kötülük de budur. Mecnun Odyakmaz Bey.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com