Dilruba 6, Ahmet 8, Türkan 10 yaşındaydı. Hatırladınız mı? 2009’da Kayseri’de bayram şekeri toplamak için kapısını çaldıkları insan kılığındaki bir yaratığın kurbanı oldular. Yaratık, tecavüz ettiği Türkan’ı bıçaklayarak öldürdü, sonra da diğer çocukları boğdu. O yaratık, şimdi cezaevinde günlük yaşamına devam ediyor, yemek yiyor ve ne yazık ki; oksijenimize ortak oluyor.

Münevver Karabulut 17 yaşındaydı. 2009’da insan zannedip sevdiği bir yaratık tarafından vahşice öldürüldü, cesedi testereyle parçalanıp çöp konteynırına atıldı. Katili, cezaevinde intihar ederek, oksijen israfına son verdi. Kızanlarınız olabilir ama ben katilin ölümüne zerre kadar üzülmedim, üzülmem.

Medine Memi 16 yaşındaydı. 2010’da Adıyaman Kahta’da, ‘çok gezdiği’ gerekçesiyle babası ve dedesi olan yaratıklarca diri diri toprağa gömüldü. Cesedi, evlerinin bahçesi kazıldığında elleri bağlanmış ve oturur vaziyete bulundu.

Mert Aydın henüz 9 yaşındaydı. 2014’te Kars’ta, ‘ağabey’ bildiği bir yaratığın tecavüzüne uğradıktan sonra boğularak öldürüldü. Bu vahşet listesi yazmakla bitmez. 

Son olaya gelelim. Özgecan Aslan 20 yaşındaydı, üniversite öğrencisiydi. Birkaç gün önce Mersin’de okuldan evine dönerken, bindiği minibüsü kullanan yaratık, önce tecavüze kalkıştı, direnince de bıçaklayıp, başına demir çubukla vurarak öldürdü. Sonra da, tırnak aralarından delil çıkmasın diye ellerini kesip Özgecan’ın cesedini ateşe verdi.

Türkiye bu vahşete karşı ayakta... Gencecik masum bir kızın acısı, sadece kendi evine değil hepimizin evine düştü. O acı, sadece Özgecan’ın anne-babasının değil, içinde zerre kadar insan sevgisi, zerre kadar merhamet olan herkesin, hepimizin yüreğini yakıyor. İnanın, duygularımızı, öfkemizi anlatmakta kelimeler kifayetsiz kalıyor.

Sevgili okurlar… İnsanın var olduğu bir ortamda, şiddetin, tacizin, tecavüzün, cinayetin tamamen bitmesi mümkün değil, biliyoruz. Bu tür olayların mümkün olduğunca azaltılmasının en önemli adımının toplumsal eğitim olduğunu ve bu konuda dünyada her geçen gün daha kapsamlı çalışmaların yapıldığını da biliyoruz. Lakin suçtan zarar görenlerin ve kamu vicdanının rahatlaması açısından, suçluların hak ettiği cezayı alması gerekiyor. Ne yazık ki; hukuk uygulayıcıları, çoğu zaman suçlulara ödül gibi cezalar vererek, kurbanları, yakınlarını ve toplumu kahrediyor, suça meyillileri adeta teşvik ediyor!

Yakın tarihimiz utanç kararlarıyla dolu. Mardin’de henüz 13 yaşındaki kıza tecavüz eden 26 yaratığa, ‘kızın rızası var’ denilerek ‘iyi hal’ indirimi yapıldığını unutmadık. Sakarya’da 14 yaşındaki kıza tecavüz eden ve aralarında 2 polis müdürünün de bulunduğu yaratıkların, dava uzun sürdüğü için tahliye edildiklerini unutmuyoruz. 14 yaşındaki sağır dilsiz kız çocuğuna tecavüz eden ve yaşları 76 ile 24 arasında değişen 5 yaratığın serbest bırakıldığını unutamayız. Bu sinir bozucu, iç kanatıcı, vicdan yaralayıcı listeyi de sayfalar dolusu uzatabiliriz fakat burada keselim.

Dileğimiz o ki; Özgecan’ın katledilmesi, bir başlangıç olsun ve bu tarz suçlar için idam cezası geri gelsin. Geçmişte, sırf siyaset yaptıkları için yaşları büyütülerek asılanları, ‘asmayalım da besleyelim mi’, ‘denge olsun diye bir sağdan bir soldan astık’ diyenleri, başbakanı ve bakanları idam edenleri elbette unutmak mümkün değil. O idam anlayışını reddediyoruz. Fakat hayvani şehvet duygularıyla, kundaktaki bebeklerin, çocukların, yaşlıların, beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak olanların ırzına geçenlere, onları hunharca katledenlere, canavarca hisle hareket edip vahşet yapanlara idamın şart olduğunu savunuyoruz. Bu tür suçlara tevessül edenlerin, cezaevinde ‘insan’ muamelesi görüp, nasılsa bir afla salıverileceğini değil, boynuna yağlı urganın geçirileceğini bilmesi gerekiyor. Masumların yaşam hakkını elinden alanların, yaşamaya hakkı olmadığını ve darağacında sallandırılacağını kabul etmesi gerekiyor. O nedenle TBMM’yi göreve çağırıyoruz. Vicdan sahibi milletvekillerini acilen toplanmaya ve ‘yaratıklar’ için idamın geri gelmesi konusunda adım atmaya davet ediyoruz. Toplumun büyük çoğunluğunun bizim gibi düşündüğünü biliyoruz. 

Eyy vicdan sahibi vekiller! Duyun bu çığlığı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com