Fethullah Gülen’e ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı var. Kaydı biz dinlemedik. İddianın sahibi Kürt siyasetçi ve Demokratik Toplum Kongresi (DTP)  Eşbaşkanı Hatip Dicle. Dicle, Kürt sorununun önemli mağdurlarından biridir. Bu nedenle çözüm sürecinin önemli destekçilerindendir kendisi.

Onun iddiasına göre kendisine bizzat bir ses kaydı dinletilmiş. Kayıt Fethullah Gülen’in konuşmasını içeriyor. Buna göre Fethullah Gülen, konuştuğu kişiye çözüm sürecinin itibarsızlaştırılmasına yönelik talimatlar veriyor. Katıldığı bir televizyon programında bu dikkate değer iddiayı ortaya atan Dicle şöyle konuştu: “Fethullah Gülen'in sesinden bana dinletilen bir kaset oldu. O ses kaydında;  ‘Doğu ve Güneydoğu'daki Kürtlerin kurumlarına girin. Halka yakın dürüst olanları, çözüm sürecine destek verenleri itibarsızlaştırın. Medya ve bürokrasi gücünü bu yönde kullanın’ diyor. Bunu çok açık bir şekilde ben şahsen dinledim. Bu sıralar içerisinde sızmalar olabilir. Bu konu bizim açımızdan çok ciddi bir şekilde ele alınıyor.” Tam da Bingöl’de hain bir saldırıda iki şehit vermemizin hemen akabinde Hatip Dicle’nin yaptığı şu yorum çok önemli:

“Rahmetli Özal döneminde bir ateşkes süreci yürüyordu. Çözüm o zaman gerçekleşseydi bu kadar acılar yaşamayacaktık. Tam 17 Nisan'da Celal Talabani bize yemekte "Özal vefat etti galiba bu işte bitti" dedi. Öcalan bize dedi ki benim kuşkularım Özal'ın öldürüldüğü yöndedir. Özal'ın vefatından 1 ay sonraydı bu 33 asker olayı meydana geldi. Sonra Susurluk olayında çıktı ki Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile birlikte bir iki kişinin bu olayı organize etmiş. O gün JİTEM vardı bugün Paralel Yapı var.”

Öncelikle Dicle’nin Fethullah Gülen’e ait olduğunu iddia ettiği sözler çok çarpıcı ama şaşırtıcı değil. Paralel Yapı’nın enerjisinin çok büyük bir kısmını Çözüm Süreci’ni baltalamaya yönelik harcadığını hepimiz biliyoruz. En başından beri bu sürece karşılar. Bu iddianın doğru olup olmaması pek bir şey değiştirmez. Ses kaydı eğer gerçek ise bu sadece malumun ilanı anlamına gelir. Çözüm Süreci bu ülkenin parlak geleceğinin teminatıdır. Türkiye’nin parlak geleceğinden endişe duyanların Çözüm Süreci’ni kabullenememesi de bu açıdan normaldir. Fakat Çözüm Süreci gibi bu ülkenin geleceğini ilgilendiren daha birçok konuda tehdit oluşturan, uluslararası karanlık güçlerin taşeronluğunu yapan kimselerin ve odakların ortaya çıkarılması ve temizlenmesi gerekiyor.

Öyle görünüyor ki bu odakların bugün en tehlikelisi Paralel Yapı’dır. Bu açıdan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuyla alakalı gündeme getirdiği bir meseleyi çok önemsiyorum. Buna göre Paralel Yapı artık MGK kararıyla Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (Kırmızı Kitap)’nde “ulusal güvenliği tehdit eden bir yapı” olarak yerini alacak.

Yani Paralel Yapı ile mücadele Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en önemli ulusal güvenlik meselelerinden birisi olacak. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.