Fındık üreticisi yine dertli... Ne zaman dertli olmadı ki? Bir ürün düşününüz ki, dünya düzeyinde ülke olarak lidersiniz. O ürün sizden soruluyor dünyada... Ama sorulduğu yok maalesef... Bu ürün fındıktır... Ülke ise Türkiye...

Ülkemiz fındık üretiminde dünya birincisi... Bu, Allah’ın bulunmaz bir nimeti Karadeniz insanı için...

İklim ve toprak özelliği ise ayrı ve bulunmaz bir lütuf...

Ama bizler bu eşsiz nimetin değerini bilmiyor, bilmediğimiz için de onu değerlendiremiyoruz.

Varlık içinde yoklukları oynuyoruz adeta...

Ürün bizim öz malımız. Alın terimiz, ezamız, cefamız onda...

Umudumuz, düğünümüz/derneğimiz, eğlencemiz, rızkımız onda...

Ama bu ürünü ne işleyip değerlendirebiliyor, ne de pazarlayabiliyoruz.

Başka bir ülke olsa ya...

***

Ürün bizim... Davul bizim boynumuzda, tokmak başkalarında...

Fındığın işlenmiş ürün ticaretini biz değil başkaları yapıyor. Ürün piyasa fiyatını başkaları belirliyor.

Elimiz mi zayıf?.. Hayır, değil... Aksine üretimden yana güçlüyüz fındıkta... Ama ürünün değerlendirilmesi, işlenip pazarlanması aşamalarında etkin değiliz. Yokuz...

***

Belki yirmi yıl var, söylerim/yazarım. Ülke olarak ürettiğimiz fındık, -inanınız- bize tüketimde yetmez. Yıllardır zamanın Başbakanlarına, Bakanlarına, Trabzon Milletvekillerine yeri geldi söyledim; “Fındık tüketimde bize yetmez. Fındığın tümünü kavurup un yapalım. Her buğday unu çuvalına 250 gramdan az olmamak üzere katalım. Askerimize, öğrencilerimize sunalım. Böylece tüketimi artırıp fındık fiyatını belirlemede biz söz sahibi olalım.” önerisinde bulundum.

Detayını da anlattım... Bir kulaktan girip diğerinden çıktı.

Dedem bugün ünlenen “Vakfıkebir Ekmeği”ni ilçede taş fırında üreten ilk Türk fırıncısı idi. Baba denizci olduğu kadar fırıncıydı. Diyeceğim, bu mesleğin inceliklerini bilirim.

Daha önce de tatmıştım. Son olarak Trabzon Vakfı’nın öncülüğünde Dortmund’da gerçekleştirilen “Trabzon’u Dortmund’da yaşa...” etkinliklerinde Trabzon Ticaret Borsası’nın Almanya’da ürettirdiği “Fındıklı Ekmek” ikramını görünce bir umutlandım ki sormayınız. Borsa’nın bu çabasını alkışlarken ilgili Bakanlığın buna seyirci kalmasına şaşıyorum. Yani, yeni bir fındıklı un standardını uygulamaya koymak çok mu zor acaba?

Bunu anlamak olası değil.

“Fındıklı un” üretiminden ekmek yapımını sadece askerimizin tüketimi için uygulamaya koymanın ne denli tüketim yaratacağını bir hesaplar mısınız? Bir de beslenme yönünü düşünür müsünüz? Trabzon Ticaret Borsası’nın bu uygulamasına uzak durulmamalı...

Acaba bunu uygulasak/yapsak bugün fındık 9 lira 50 kuruş mu olur?

“Atma Recep!..” demezseniz görüşümü açıklayayım izninizle: önerilerim uygulamaya konulsun üreticinin fındığı 20 lira fiyat bulur.

Ama, o uz görü, o cesaret kimde?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Karadenizinsesi.com